Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'nun yanı sıra belediye başkan yardımcısı, meclis üyesi, belediye personelleri, eski ilçe başkanı ve iş insanlarından oluşan toplam 18 kişi gözaltına alındı.
Silivri için bir ilkti bu...
O andan itibaren ilçenin gündemi tamamen değişti.
Kimileri öfkelendi, kimileri şaşırdı, kimileri yaşananları anlamlandırmakta zorlandı. Belki kimileri sevindi bile...
Ama herkesin üzerinde uzlaşabileceği bir gerçek vardı: Silivri, son derece sevimsiz ve üzücü bir tabloyla karşı karşıya kalmıştı.
Başta Sayın Bora Balcıoğlu olmak üzere gözaltına alınan isimlerin büyük çoğunluğunu yakından tanırım. Mesela Fatih Yavuz benim dostum kardeşim arkadaşımdır. Bazılarıyla yıllardır aynı ilçede yaşar, aynı sokaklarda yürürüz. Bu nedenle konuşurken daha dikkatli olmak gerektiğine inanıyorum.
Çünkü isnat edilen suçlamalar hafife alınacak gibi değil.
İddialar ağır, dosyada adı geçen konular vahim.
Evet, bazı söylentiler zaman zaman bizim de kulağımıza geliyordu. Ancak Silivri gibi hâlâ kasaba kültürünün izlerini taşıyan bir yerde dedikodu ile gerçeği birbirinden ayırmak her zaman kolay değildir. "Şunu aldı", "buna göz yumdu", "şöyle zengin oldu" türünden sözler bu memleketin değişmeyen gündemidir.
Kimi zaman doğru çıkar, kimi zaman da bilinçli şekilde yayılmış bir iftiradan ibaret olur.
Bu nedenle bugün yapılması gereken; dosyanın detaylarına vakıf olmadan hüküm vermemek, yargılamak için acele etmemek ve ahkâm kesmemektir.
Ancak bir gerçeği de not etmek gerekir.
Bu yaşananlar, sonucu ne olursa olsun, Silivri tarihine geçmiş durumdadır.
Tarihi bir oy farkıyla seçilmiş bir belediye başkanının görev süresi içinde böyle bir süreçle anılması ilçemiz adına son derece üzücüdür. Yıllar sonra bile bu günler hatırlanacaktır.
Son günlerde bana en çok sorulan soru şu oldu:
"Neden yazmıyorsun?"
"Neden konuşmuyorsun?"
"Neden susuyorsun?"
Beni tanıyanlar bilir. Ben sabırlı bir insanım. Olaylara bodoslama dalmayı sevmem. Özellikle sosyal medya üzerinden yapılan, çoğu zaman bilgiye değil duyguya dayanan paylaşımlarla hareket etmeyi doğru bulmam. Gazetecilik başka şeydir, taraftarlık başka şey.
Devletin kurumlarının işlediği bir süreçte benim görevim amigoluk yapmak değil, olup biteni sağduyuyla takip etmektir.
Bugün bu satırları yazmamın sebebi de sürecin yeni bir aşamaya geçmiş olmasıdır.
İfadeler alındı.
Mahkeme tutuklama kararı verdi.
Ardından İçişleri Bakanlığı görevden uzaklaştırma kararı açıkladı.
Yani artık hukuki ve idari süreçte yeni bir sayfa açılmış oldu.
Bu noktadan sonra meseleyi sadece "siyasi operasyon" tartışmasına indirgemek de bana göre doğru değildir.
Dosyanın muhatapları vardır.
Ortada iddialar vardır.
Ortada ifadeler ve yargı süreci vardır.
Buradan kimse benim "Bora Başkan suçludur" dediğim sonucunu çıkarmasın.
Çünkü bunu söylemek için ne benim yetkim vardır ne de elimde mahkeme kararı.
Ancak aynı şekilde yaşanan her gelişmeyi tek bir siyasi açıklamayla geçiştirmek de kimseyi aklamaz. Eğer ortada bir yanlış varsa bunun cezasını hukuk belirleyecektir. Eğer bir yanlış yoksa bunu da yine hukuk ortaya koyacaktır.
Bugün hepimizin en çok ihtiyaç duyduğu şey adalet duygusudur.
Peki şimdi ne olacak?
İçişleri Bakanlığı'nın görevden uzaklaştırma kararının ardından belediye meclisinin olağanüstü toplanarak başkan vekilini seçmesi bekleniyor.
Aslında hayatın normale dönme refleksini burada görüyoruz.
Çünkü daha birkaç gün önce gözaltı ve tutuklama süreci konuşulurken, bugün kulislerin ana konusu belediyeyi kimin yöneteceği sorusu olmuş durumda.
Hadi bana yalan deyin!
CHP kendi içerisinde farklı değerlendirmeler yapıyor.
Cumhur İttifakı cephesinde farklı hesaplar konuşuluyor.
Siyaset kendi doğası gereği boşluk kabul etmiyor.
Ama Silivri'nin ihtiyacı olan şey bugün siyasi hesaplardan önce sağduyudur.
Bu süreci sakinlikle, aklıselimle ve adalete güvenerek takip etmek zorundayız.
Temennimiz; gerçeklerin en kısa sürede ortaya çıkması, hukukun görevini eksiksiz yerine getirmesi ve Silivri'nin bu zorlu süreci mümkün olan en az hasarla atlatmasıdır.
Çünkü günün sonunda hepimiz aynı ilçede yaşıyoruz.
Ve Silivri, yaşananlardan çok daha büyüktür...
Yorumlar
Kalan Karakter: