6 Şubat 2023 tarihli Kahramanmaraş depremlerinin yıl dönümüne sayılı günler kaldı.
Asrın felaketinin ağır sancısını, o soğuk gecelerin büyük acısını, aradan 3 yıl geçmesine rağmen iliklerimize kadar hissediyoruz. Allah bir daha böyle imtihanlar yaşatmasın.
Bir de bu zor günlerin üstesinden nasıl geldiğimizi unutmamak gerekiyor. Felaketin ardından muazzam “dayanışma ruhu”sergiledi Türk milleti. Hatırlarsınız; devlet, millet ve iş dünyası el ele vermişti. İşte o günlerde sessiz sedasız ama devasa bir operasyonla sahada olan bir isimden, bir markadan bahsetmek istiyorum: AnpaGross...
O günlerde AnpaGross; tırlarla gıda yardımı yaparken, mobil mutfaklarla binlerce kişiye sıcak yemek dağıtırken, sağlık kuruluşlarına bebek bezi ve mama ulaştırırken hiçbir reklam kaygısı gütmedi. Sadece “milletin yanında olma” sorumluluğunu yerine getirdi. “Mutluluklar paylaştıkça çoğalır, acılar paylaştıkça azalır.” dedi. Milli ve manevi değerlerimizin en önemli testi olan “zor günde kardeşlik” sınavından alnının akıyla geçti. Sadece afet zamanlarında değil, genel hizmet politikasını “halktan yana, halkı için kullanan” bir anlayışla yerine getirmesiyle biliniyor.
Hal böyleyken, birkaç gündür hem Anpa ailesi, hem de Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yeğen, yargıya intikal etmiş bir süreç üzerinden yürütülen ve adeta bir itibar suikastına dönüşen karalama kampanyasıyla karşı karşıya.
Elbette hukuk karşısında herkes eşittir ve yargı son sözü söyleyecektir.
Bir gazeteci olarak hukukun vereceği karara herkes gibi ben de saygı duyacağım.
Ancak devam eden bir süreç üzerinden, binlerce kişinin ekmek kapısı olan bir markayı ve onun sahibini linç kültürüne kurban etmek, ne adalete ne de vicdana sığıyor. Maalesef ki ülkemizde “halk markası” olan kurumlara acımasızca saldırılarda bulunmak, belli bir kesimin kültürü haline geldi. Yakın zaman öncesinde Köfteci Yusuf da benzer bir olaya maruz kalmıştı. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın o meşhur sözüyle, “halkın gücünün üstünde bir güç olmadığını” herkes gördü. AnpaGross ailesine de milyonlarca destek yağıyor.
Türkiye’nin ekonomik olarak zorlu bir virajdan geçtiği, enflasyonla mücadelenin her mutfağın ana gündemi olduğu şu günlerde; AnpaGross’un uyguladığı “365 gün uygun fiyat” politikasını sadece ticari bir strateji olarak mı görmeliyiz? Bu konunun halka hizmet yanı hiç mi yok? Halka hizmet götürmek sadece kamu kurumlarının işi midir, yoksa halkın yararına fayda sağlayan kişiler, kuruluşlar, yok mudur? Elbette var!
AnpaGross örneğinde olduğu gibi! 12 şubesi ve 5 bine yakın çalışanıyla, dar gelirliye adeta can suyu olan bir kuruma saldırmak, bana göre o kurumdan hizmet alan milyonlarca vatandaşın hakkına girmektir.
Türkiye’de üretim yapan, istihdam sağlayan ve halkın alım gücünü korumaya çalışan her yapının korunması aslında toplumsal refahın korunmasıdır. Bu mesele sadece bir marka meselesi değil, ekonomik direnç meselesidir.
Şu an Mehmet Yeğen hakkında bir yargı süreci işliyor. Bir gazeteci olarak söylemeliyim ki, hukukun üstünlüğüne olan inancım tamdır. Ancak suçluluğu kanıtlanana kadar herkes masumdur ilkesini çiğneyip, sosyal medya mahkemelerinde (!) kalem kırmak “organize bir saldırıdan” başka bir şey değildir. Rakiplerin iştahını kabartan bu durum, belki de bu başarılı yükselişin önünü kesme çabasıdır.
Bazı sosyal medya sayfalarında bir takım art niyetli haber ve paylaşımlar olduğu gibi, Anpa’ya ve Mehmet Yeğen’e sahip çıkan yorumlar da dikkat çekici seviyede! Bana göre vatandaş sadece ucuz ürün almıyor, kendisine el uzatanı da unutmuyor. Türk milleti ahde vefa gösteriyor da, sözüm ona Anpa’ya operasyon çekme çabasındakilere soruyorum:
Siz bu milletin düşmanımısınız?
Millete hizmet edene düşmanlık etmek, millete düşmanlık etmek değil midir?
Velhasılı, AnpaGross bu toprakların markasıdır.
Halkın marketidir.
Yeğen ailesi, yaklaşık 40 yıl boyunca bu markayı tırnaklarıyla kazıyarak bugüne getirmiştir. Yargının işleyişine saygı duyarken, bir markayı ve binlerce emekçiyi “kara propagandaya” yem etmemek her sağduyulu vatandaşın borcu olmalıdır.
Çünkü bu millet, kimin zor günde yanında durduğunu asla unutmaz...
Yorumlar
Kalan Karakter: