Silivri’de belediye yönetiminde alışılmadık bir süreç yaşanıyor. Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu’nun tutukluluğunun ardından Başkan Vekilliği görevini Yalçın Ekici üstlendi.
Yalçın Ekici’yi yıllardır tanırım. Baba dostumuzdur. Memuriyet kökeninden gelen disiplinini, devlet ciddiyetini bilenlerdenim. Ayrıca bu görevi isteyerek üstlenmediğini, yaşanan sürecin onu da farklı bir psikolojinin içine ittiğini tahmin etmek zor değil.
Ancak bugün konuşmamız gereken konu kişiler değil, makamdır.
Çünkü o koltuğa oturduğunuz anda artık sadece Yalçın Ekici değilsiniz. Silivri Belediye Başkanı’nı temsil eden kişisiniz. Vatandaşın gözünde o makamın ağırlığını taşıyan isimsiniz.
Son günlerde Silivri, onlarca ülkeden gelen halk dansları ekiplerini ağırlıyor. Mahallelerde etkinlikler düzenleniyor. İki günde dört farklı mahallede program yapıldı. Belediye meclis üyeleri var, partililer var, belediye yöneticileri var…
Ama bir eksik var.
Başkan…
Oysa bu süreçte vatandaşın görmek istediği şey tam da budur. Belediye Başkanı’nın bulunamadığı her programda onu temsil edecek ismin orada olması beklenir. Çünkü temsil makamı sadece belediye binasında oturularak yürütülmez. Sokakta, mahallede, vatandaşın arasında da temsil edilir.
Edindiğim izlenim, Yalçın Ağabey’in görevini daha çok klasik bir mesai anlayışıyla sürdürdüğü yönünde. Sabah makamına gelip akşam mesai bitiminde ayrılan bir düzen, belediye başkan vekilliği makamının yükünü taşımaya yetmeyebilir. Çünkü belediye başkanlığı, özellikle böylesine olağanüstü dönemlerde, 08.00-17.00 arasında yapılan bir görev değildir.
Bu görevi Bora Balcıoğlu kendisine emanet etti. Bu emanet sadece makam odasını açık tutmak değil; Silivri’yi temsil etmek, vatandaşın yanında olmak, moral vermek ve belediyenin işleyişine güven kazandırmaktır.
Bugün belediye içerisinde zaten tedirgin olan birçok birim bulunuyor. Personel geleceğini kestiremiyor. Vatandaş işini nasıl çözeceğini düşünüyor. Böylesine hassas bir dönemde belediyenin daha görünür, daha aktif ve daha güçlü bir yönetime ihtiyacı var.
Elbette en büyük temennim, Bora Balcıoğlu’nun en kısa sürede görevine dönmesidir. Bunu samimiyetle diliyorum.
Ancak yönetim anlayışı, en kötü senaryoya göre de hazırlanmalıdır. Çünkü şehirlerin beklemeye tahammülü yoktur.
Eğer Yalçın Ekici bu yükü taşımakta zorlanıyorsa, bunu bir başarısızlık olarak görmek de doğru değildir. Herkes her göreve uygun olmak zorunda değildir. Böyle bir durumda, Bora Balcıoğlu görevine dönene kadar belediyeyi daha aktif temsil edebilecek, halkın içinde olacak ve bu süreci daha dinamik yönetebilecek bir ismin görevi üstlenmesi Silivri adına daha doğru olabilir.
Çünkü mesele kişiler değil…
Mesele Silivri’dir.
Ve Silivri’nin kaybedecek zamanı yoktur.
Yorumlar
Kalan Karakter: