Silivri Belediye Meclisi’nde Başkan Vekilliği seçimi tamamlandı ve Yalçın Ekici, Silivri Belediye Başkan Vekili olarak seçildi.
Günlerdir Cumhur İttifakı’nın aday çıkarıp çıkarmayacağı konuşuluyordu. Farklı senaryolar çiziliyor, kulislerde çeşitli hesaplar yapılıyordu. Ancak bugün gördük ki ortada ne sürpriz vardı ne de gizli bir plan. Her şey olması gerektiği gibi, olağan şekilde gerçekleşti.
CHP grubu, tutuklu bulunan Aykut Batur dışında eksiksiz şekilde mecliste yerini aldı. Hatta geçtiğimiz haftalarda geçirdiği talihsiz kaza sonucu bacağından ağır şekilde yaralanan Mahmut Yıldızaydın bile meclise katıldı. Yürümekte zorlanmasına rağmen, arkadaşlarının yardımıyla salona geldi ve görevini yerine getirdi. Üç tur boyunca oyunu kullandı.
Gelmeseydi ne olurdu?
Muhtemelen hiçbir şey değişmezdi. CHP yine seçimi kaybetmezdi. Ancak mesele sonuç değil, sorumluluktu. O da bu sorumluluğun gereğini yaptı ve meclisteki yerini aldı.
İşte tam da bu noktada sormak gerekiyor:
MHP’li meclis üyeleri neden gelmedi?
Halkın oylarıyla seçilmiş meclis üyeleri, kendilerine verilen temsil görevini neden yerine getirmedi?
AK Parti grubu meclise geldi, yerini aldı. Aday çıkarmayacağını açıkladı. Boş oy kullandı. Katılırsınız ya da katılmazsınız, doğru bulursunuz ya da bulmazsınız; ancak en azından meclise, makama ve Silivri halkına karşı sorumluluğunu yerine getirdi.
Peki MHP’nin meclise hiç katılmamasının gerekçesi neydi?
Açık söylemek gerekirse, yaptığım telefon görüşmelerinde de bu soruya tatmin edici bir cevap bulamadım.
Üzücü olan da bu zaten.
AK Parti ile MHP arasında bir kriz ya da kopuş olduğunu düşünmüyorum. En azından aldığım izlenim bu yönde değil. Bu tercih tamamen MHP’nin kendi kararı gibi görünüyor. Ancak meclisi terk etmek, seçime katılmamak ve temsil makamını boş bırakmak nasıl doğru bir tavır olabilir ki?
Çünkü siyaset bazen konuşmaktır, bazen eleştirmektir, bazen de sadece orada olmaktır.
Yeni Başkan Vekili Yalçın Ekici’ye başarılar diliyorum. Kolay bir dönemde göreve gelmedi. Kimsenin sorumluluk almak istemeyeceği bir süreçte elini değil, gövdesini taşın altına koydu. Bu cesaret isteyen bir iştir.
Önünde zor bir süreç var.
Umarım bu süreci sağduyu ile yönetir ve Silivri’nin günlük işleyişinin aksamaması için gereken adımları atar.
Ayrıca fırsat bulursa Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu ile görüşmesinin de önemli olacağını düşünüyorum. Çünkü devam eden projelerin, alınan kararların ve belediyedeki işleyişin doğru aktarılması bu süreçte büyük önem taşıyor.
Yapıda bir yenilenme olur mu, olmaz mı zaman gösterecek.
Ama görünen o ki bazı şeylerin değişmesi gerekiyor.
Son olarak, diğer bir temennim ise Başkan Bora Balcıoğlu’nun bir an önce serbest kalıp görevine geri dönmesi…
İnşallah bu da gerçekleşir.
Kalın sağlıcakla…
Yorumlar
Kalan Karakter: