Son günlerde Silivri’de herkesin konuştuğu konu belli…
Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu’nun da aralarında bulunduğu isimlere yönelik yürütülen soruşturma, gözaltılar, belediyede yapılan aramalar ve ortaya atılan iddialar…
Kimi kızgın, kimi üzgün, kimi sessiz.
Kimi de açık açık söylemese de içinden şunu geçiriyor: “Destek verirsek başımıza bir iş gelir mi?”
İşte asıl üzerinde durmamız gereken yer tam da burası.
Çünkü bir şehirde insanlar, seçilmiş belediye başkanına, hukuka, adalete ve masumiyet karinesine sahip çıkarken bile korkuyorsa; orada sadece siyasi bir mesele yoktur.
Ben Bora Balcıoğlu’nu daha önce eleştirmedim mi? Eleştirdim.
Eksik gördüğüm yerde yazdım, yanlış gördüğüm yerde sordum. Çünkü benim meselem hiçbir zaman bir kişiye kayıtsız şartsız alkış tutmak olmadı.
Bugün de değil.
Ama aynı şekilde, hakkında iddialar var diye bir insanı yargı süreci tamamlanmadan mahkûm ilan etmek de doğru değildir.
Soruşturma elbette yürür. Devletin kurumları görevini yapar. Varsa bir suç, hukuk gereğini yerine getirir. Buna kimsenin itirazı olamaz.
Ama bizim de söylememiz gereken çok açık bir şey var; Adil yargılama…
Silivri halkının sandıkta ortaya koyduğu iradeye saygı duyulması gerekiyor. Bunu söylemek suç değildir. Bunu söylemek, birilerini aklamak değildir. Bunu söylemek, bir siyasi partiye angaje olmak değildir.
Bu, hukuk devletinde yaşamak isteyen herkesin ortak refleksidir.
Bugün Bora Balcıoğlu için bunu söylersiniz, yarın başka bir partinin belediye başkanı için de söylemek zorunda kalırsınız. Çünkü hukuk herkese lazım. Adalet herkese lazım.
Masumiyet karinesi herkese lazım.
Meseleye sadece siyasi gözlükle bakmamak gerekiyor.
Bu konu CHP’liler sahip çıksın, diğerleri kenardan izlesin meselesi değildir. Bu şehirde yaşayan herkesin ortak meselesi Silivri’nin huzuru, itibarı ve insanların korkmadan konuşabilmesidir.
Birileri Bora Balcıoğlu’nu sevmeyebilir. Oy vermemiş olabilir. Yönetimini beğenmiyor olabilir. Bunların hepsi siyasetin içinde tartışılır.
Ama bugün başka bir eşikteyiz. Bugün konu belediyenin yaptığı hizmetler değil; bir şehirde hukuki süreç yaşanırken toplumun nasıl bir tavır alacağı meselesidir.
Korkarak mı susacağız? Yoksa kimseyi hedef almadan, kimseyi suçlamadan, kimseyi aklamadan sadece “hukuk işlesin” mi diyeceğiz?
Bora Balcıoğlu bu şehrin seçilmiş belediye başkanıdır. Bu gerçek, soruşturma açıldı diye ortadan kalkmaz. Elbette iddialar araştırılır.
Elbette varsa yanlış hesabı sorulur.
Ama bu süreç, siyasi linç havasına dönmeden, Silivri’yi ikiye bölmeden, toplumun sinir uçlarıyla oynanmadan yürümelidir.
Ne şakşakçılık yapmaya gerek var ne de fırsatçılığa… Ne körü körüne savunmaya gerek var ne de yargı kararını beklemeden insanları mahkûm etmeye… Bu şehir bunu hak etmiyor.
Bora Balcıoğlu’na destek vermek isteyen kimse korkmasın. Ama destek dediğimiz şey de aklı, hukuku ve vicdanı kaybetmek değildir.
Destek; “yargı süreci adil yürüsün” demektir.
Destek; “seçilmiş iradeye saygı duyulsun” demektir.
Destek; “iddia başka, hüküm başka” demektir.
Benim durduğum yer tam olarak burasıdır.
Korkmayın.
Hukuk istemek suç değildir. Adalet istemek suç değildir. Silivri’nin huzurunu savunmak suç değildir.
Kalın sağlıcakla…
Yorumlar
Kalan Karakter: