Silivri Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Hakan Kocabaş, Yörünge Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni ve Yazı İşleri Müdürü Alparslan Ermiş’in sorularını cevapladı. Sanayicilerin sıkıntıları hakkında bilgiler veren Başkan Kocabaş, 1 Kasım seçimlerini de değerlendirdi.Alparslan Ermiş: Seçimlerden önce ‘Güçlü iktidar, güçlü muhalefet’ demiştiniz. 1 Kasım seçimleri Pazar günü gerçekleşti. Çıkan sonuç hakkında ne düşünüyorsunuz?Hakan Kocabaş: Ben öncelikle seçim sonuçlarının ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Ben siyasetçi değilim. Halkın içinden birisiyim. Halkın gözünden seçimleri gördüğümde, seçim değerlendirmesinin 1 Kasım ve 7 Haziran olarak ele alınması kanısındayım. Bu seçim neticesinde halk, ‘Benim zekamı hafife almayın, ben sessiz kalsam da, güç elime geldiğinde cezayı da ödülü de veririm’ demiştir. Bunun ardından da Türkiye için başkanlık sisteminin erken olduğunu söylemiştir. Artık kavga eden, ayrıştıran bir siyaset istemediğini, terör belasının tam olarak bitirilmesini bölge halkının güvenliğinin sağlandığında halkın ülkesine sahip çıktığını söylemiştir. Verilen şehitlerimizin kanlarının yerde kalmaması için terör ile sonuna kadar mücadele edilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Özellikle ben bunları çok önemsiyorum. Bu halkın seçimde vurgulamış olduğu sözlerdendir. Ve en sonunda da ekonomi istikrar demiştir.Ben ekonomiyi ilk sıraya koymuyorum. Koyanlarında yanlış yaptığını düşünüyorum. Öyle olsaydı çok daha fazla ekonomi vaadinde bulunan partiler, çok daha fazla oy alırdı. Böyle olmadığına göre belki ekonomi üçüncü, dördüncü aşamada seçimi etkilemiştir. ‘BAZI GÜÇLERİN ELİNE KOZ VERİLMEMESİ GEREK’Burada devlet politikalarının herkes tarafından benimsenmesi gerektiğine, ülkenin geleceği için bazı güçlerin eline koz verilmemesi gerektiğine inanıyorum. Bazı konuların halkın içinde değil, meclisin içinde çözülmesi gerektiğine, dosta düşmana göstermemiz gerektiğine inanıyorum. Halkın iradesine saygı duyulmalıdır. Yeni parlamentomuzun tüm üyeleri de halkımız tarafından kucaklanmalıdır diye düşünüyorum. ‘BİRLİKTE HAREKET ETMELİLER’Yeni hükümet bizim için çok önemli bir hükümet. Çünkü gelişen bir dünya konjonktürü var. Bu konjonktür de sadece karşı karşıya düşmanlar yok, aynı zamanda sinsi sinsi düşmanlar da var. Bunun için de ülkenin birlik içerisinde lazım. Ben ‘güçlü iktidar, güçlü muhalefet’ derken de bunu vurgulamak istiyordum. Her iki gücünde Türkiye’yi güçlendirmesi gerektiğini düşünüyorum. Devlet politikası olan yerlerde hem muhalefetin hem de iktidarın birlikte hareket etmesi gerektiğine inanıyorum. Peki, hükümetin 7 Haziran’da kurulamaması sanayiciyi nasıl etkiledi ve 1 Kasım da kurulan hükümet sanayiciyi nasıl etkileyecek? Sanayicinin her dönem sorunları oluyor. Sanayicinin dışında gelişen bir seçim dahi, ekonomi durdu, genellikle çark işliyordu, dövizin yükselmesi ham maddeleri etkiledi. Ham madde girişleri yoğun bir şekilde arttı. Bunlar tabi sanayicinin önünü göremediği noktalar oluyor. Çünkü sanayici ileriyi görebileceği yerler arıyor. Bu tip kaos ortamı olan zamanlarda sanayicinin en tedirgin zamanlar oluyor, yatırım duruyor.Salı toplantıları yapıyoruz. BEDAŞ’ı, Telekom’u çağırdık, hepsinin ağzında belirsizlik olduğu için, yatırımların yapılamadığı vardı. Bu kurumlara dahi yansıdığına göre sanayinin de durumu ortada oluyor. Bu sefer, yatırım yapılamadığı zamanda büyüme gerçekleşmiyor. Biz genç bir nüfusa sahip bir ülkeyiz. Dinamik ve çalışkan bir ülkeyiz. Ben buna çok inanıyorum. Bizim çalışmaya ihtiyacımız var. Çalışmada düzgün ve huzurlu ortamlarda oluyor. Ülke olarak biz inşallah yeni hükümetimiz ve parlamentomuz ile iyi yerlere gideceğimize inanıyorum. Birlik olursak, bir yumruk olursak, iri olursak ilerleyeceğimizi düşünüyorum. Silivri’de sanayicilerin sorunları neler ve çözümü noktasında ne gibi çalışmalar var?Birinci sorunumuz, sanayi bölgelerinin 1/100.000’lik planda gösterilmemiş olması vardı. Ama çok büyük bir memnuniyetle görüyorum ben bu olayı. Sayın eski Tarım ve Hayvancılık Bakanımız Mehdi Eker, bizi ziyaret ettiğinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Kadir Topbaş ile bir görüşme yaptı. Kadir Bey’inde söylediği yeni 1/100.000’lik planlarda üç bölgede ki sanayinin işleneceği müjdesini verdi. İnşallah bu gerçekleşir. Hiç değil se bizde önümüzü görürüz. Çünkü bölgemizde gerçekten büyük yatırımlar var. Biz büyük bir derneksek, bunun en önemli faktörlerinden bir tanesi üyemizin büyüklüklerinden kaynaklanıyor. Bizde yönetim kurulu olarak bu vizyona sahibiz. Biz kendimizi Silivri’nin en önemli kurumlarından biri olarak görüyoruz. Hem Silivri’deki işadamlarımıza, sanayicilerimize, hem de Silivri’ye sahip çıkmak için elimizden ne geliyorsa onu yapmaya çalışıyoruz. İnşallah çok daha iyilerini yapabiliriz. Bundan sonra çok daha iyilerini yapacağımızı düşünüyoruz. Bölgemizde çok sayıda eleman arayan firmalar var. Vasıflı-vasıfsız eleman bulunamaması hakkında ne düşünüyorsunuz?Silivri bölgesinde de en büyük sorunlarımızdan biri vasıflı-vasıfsız işçinin bulunamaması. Son 3 seneye kadar vasıflı işçi bulamıyorduk, şimdi vasıfsız elemanda bulamıyoruz. İkitelli’ye kadar sanayileri tarıyorum ve çok büyük sıkıntılar olduğunu görüyorum. Tabi bu noktada Silivri SİAD’ın önemli çalışmaları olacaktır. Bir rapor hazırlayıp, öneri ve görüşlerimizi bildirmek istiyoruz. Biz siyasetçi değiliz, herkesin kendi işini yapması gerekiyor. Görünmeyen noktalarda özellikle Türkiye için neler yapılabileceğini, siyasetçilerimize ileteceğiz. Onların ön görüşlerini alacağız. ‘ŞÜKRÜN ARTMASINI İSTİYORUM’Birlikten kuvvet doğuyor. Ben Dernek Başkanı olduğum halde sadece sanayiciyi değil, ben tarımla, turizmle ilgili ne proje olursa hep onların yanında olmayı kendime görev addediyorum. Bir tek ülkemiz var. Ülkemizin elden gittikten sonra kıymetini anlamak çok abes olur. İlk önce ülkemizin ve topraklarımızın kıymetini anlamamız lazım. Böyle güzel topraklara sahip olduğumuz için de ne kadar şükretsek azdır. Ben bu şükrün artmasını istiyorum. Özellikle de ülkemize sahip çıkacak insanların, siyasetçisinden, sanayicisine, işadamına, çiftçisine, turizmcisine bütün herkesin sahip çıkmasını istiyorum. Vatandaşımız çok bilinçli bir vatandaş, ben buna inanıyorum. Kanunlarımızda düzenli sağlandıkça, adalet mekanizması işledikçe de çok daha iyi bir ülke olacağız. ‘BU HAK YEMEK OLUYOR’Çalışmak çok kutsal bir şey. Peygamber Efendimiz, çalışmanın ne kadar önemli olduğunu şu şekilde anlatmış bize. Yürürken, önünden geçtiği insana selam vermemiş ama dönüşte onun kum ile uğraştığını görünce selam vermiş. Bu kadar önemli bir şey, en azından insanların bir şeylerle uğraşması lazım. Bizim devletimiz çok büyük bir devlet. Ben köylerimizin bazı bölgelerini dolaşıyorum. Çok büyük ihtiyaçları olan insanlarımız var. Devletimiz buralara kadar ulaşıyor. Bunlara bu imkanların verilmesi ama eli ayağı tutan insanlarında işsizlik maaşıyla yürümemesi lazım. Bir yandan bu hak yemek oluyor. Bir lokma ekmek için şükür eden insanlarımız var. Onların haline baktığımız zaman insanların çalışması gerektiğini düşünüyorum. Havadan gelen paranın onlara ihanet olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden bir takım önlemlerin alınması gerekmektedir. Bunu devletimiz yapacaktır. Son 10 senedir büyük bir ivme yakaladık. Yurt dışında adım adım dolaşıyoruz, bütün firmalar dolaşıyor. Bu firmalarımız önemli malzemeler üretip, satıyorlar. Sanayicimizin, işadamlarımızın kendini geliştirmesiyle sonuçta elemanlarında ortamları gelişecektir. ‘ALMADAN VERMEK ALLAH’A MAHSUSTUR’Sanayici çok iyi kazanmaya başladığında neden elemanının aylığını arttırmasın. Türkiye zenginleştiği zaman memuru, işçi olarak çalışan arkadaşlarımız niçin asgari ücreti yüksek almasın. Bunlar hep gündeme gelecektir. Önce bir söz var almadan vermek Allah’a mahsustur. İlk önce çalışmamız lazım. Kısıtlı imkanları değerlendirerek, çocuklarımıza daha iyi imkanlar bırakmalıyız. O yüzden kavga yerine birlik olmak gerektiğini düşünüyorum. Önümüzdeki dönem siyasetimizin de böyle uyumlu çalışacağını inanmak istiyorum. Başbakanımızın ve muhalefet partisi başkanlarımızın bu anlayışla, ülkemizi bir yerlere götüreceklerini inanıyorum. Ben önceliğim Türkiye olsun istiyorum. Siyaset bunu başarırsa, herkesin bunu başarması mümkün olur. Asgari ücretin bin 300 TL olması söz konusu. Bu sanayicileri zorlar mı?Mühim olan dünyada rekabet edebilmek. Gönül istiyor ki herkes çok iyi geçinebilecek şekilde ücretler alıp, çok iyi şartlarda çalışsın. Gönül bunu istiyor. Ama her şeyin de bir gerçeği var. Ha demekle bunu yapmak mümkün olmuyor. 15-20 sene evvel yaptıklarımızla, bugün yaptıklarımız arasında çok büyük fark var. Katkı da bulunmak için mutlaka insanların, sonuçta kendisine değil de geleceğini ve çocuklarını düşünmesi için bir takım leylere katlanması lazım. Asgari ücret, memur ücretleri şu şekilde olsun diyoruz ama bu geleceğimizden yiyorsa, bir yatırım yapamayacak hale geliyorsa, bu sefer gelecekte yaşayacak çocuklarımız bunun daha azına mahkum olacaklar. ‘DEVLETİN BAZI LÜKSLERİ KISMASI GEREK’Bol keseden atmak doğru değil. Tabi ki biz elemanlarımızın çok daha iyi maaş almasını istiyoruz. Devletimizin de bazı lüksleri kısarak, sanayiciye destek olmasını istiyorum. Sanayinin rekabetten geri kalmaması için devletten bir takım destekler olması lazım. Bütün sanayici arkadaşlarım asgari ücretin artmasına sevinir, seviniyor. Bütün sanayicilerin üstlerine ekstra yükler bindi. Asgari ücretin artması ve devletin buna destek olmaması sanayiciyi yıpratır. ‘ÇALIŞMAK AYIP DEĞİL’Artık ne eski elemanlarımız var, ne de eski patronlarımız var. Hep bana diyen işçi de patronda yok. Ben öyle görüyorum. Bir aile olarak görüyorum. Senin işçin geçinemiyorsa, ondan sen sorumlusun. Bütün patronlar böyle bakmak zorundayız. Sadece işin maddi değil, sosyal olarak da bakmalıyız. Türkiye’de boşanmaların sayısının çok arttığını görüyoruz. Bu hem maneviyattan hem de maddiyattan kaynaklandığını görüyoruz. İnsanların rahat geçinmesi lazım. Ama çalışmak da lazım, çalışmak ayıp değil.Ben inşallah önümüzdeki dönemde çok daha güzel şeyler olur diye düşünüyorum. Burada en önemli olan şey insanların bir birine saygı göstermesi. Karşılıklı saygı olduğu zaman, siyasetçisinden sanayicisine, elemanından işadamına, herkes birbirine saygı gösterirse, herkes birbirine derdini söyleyebilir bir duruma gelirsek ahlaklı bir toplum olarak insanların birbirine fayda sağlayacak girişimlerde bulunacağını düşünüyorum. ‘YETEK Kİ İYİ NİYET OLSUN’Sanayicilerin tek bir sıkıntısı yok. Bütün sanayi bölgelerimizde altyapı, yol sıkıntılarımız var. Hem Büyükşehir’in hem ilçe belediyesinin bu konularda daha duyarlı olması şart. Bundan sonra daha da hızlanacaktır yatırımlar ama bizim öncelikli sorunumuz 1/100.000’liktir. Ondan sonraki sorunları hep birlikte el ele çözüme kavuşturabiliriz. Yeter ki karşılıklı, iyi niyet olsun. Bizim herhangi bir partiye yakın ve uzaklığımız yoktur. Ben bütün siyasetçilerimizin gayet güzel ve düzgün bir anlayışla çalıştığını görüyorum. Biz ülkemize sahip çıkan, ülkenin bütünlüğünü savunan herkesin yanında olmaya devam edeceğiz.Hep birlikte Türkiye’yi yeni bir şahlanışa kaldırmak için elimizden ne gelirse, sanayiciler olarak buna hazırız. Silivri’de sanayici gözüyle baktığınızda ne gibi sıkıntılar var?Ben önce Türk’üm. Türkiye’nin çok iyi olmasını isterim. Sonra Silivriliyim. Silivri’nin iyi olmasını da isterim. Sonuçta evimiz, iş yerimiz, tüm ortamımız Silivri’de. Onun için hem devletimizin, Büyükşehir ve İlçe Belediyemizin birlikte çözeceği birçok proje var. El ele vererek bu güzel ilçemizi çok daha güzel yerlere getirebiliriz. Alt yapı, imar sorunlarımız çok fazla. 1/100.000 planın bazı yanlışlarını dile getirdik. Düşe düşe 1/1.000’lik, 1/5.000’lik planlara kadar düştük. Silivri’nin irdelenmesi gerektiğine, buranın kaybedilmemesi gerektiğine, çok yüksek yoğunluklu binaların yerine çok daha yeşil alanı fazla alanların bırakılmasına, aynı zamanda E6’nın kuzey tarafının imara açılmadan tarım arazilerinden uzaklaştırılmaması gerektiğini ve ülkenin her karış toprağına sahip çıkılması gerektiğini düşünüyorum. Bu yüzden de Türkiye’nin sadece sanayi politikası değil, tarım politikalarının da olması gerektiğini düşünüyorum. Tarımla uğraşan insanlarımız gerçekten çok cefakar ama kazançları o denli olmuyor. Türk tohumlarının yaşatılmaya çalışılması çok önemli bir şey. Çok güzel topraklara ve insanlara sahibiz. Sanayicisi de, tarımcısı da, turizmcisi de çok iyi olabilecek bir şeye sahibiz. Bunun için devletimizin önder olması lazım. ‘SAVUNMA SANAYİ GURUR VESİLESİ’Ülkemizde sanayici olarak ham madde üretimimiz çok önemli. Çoğu ham maddeyi yurt dışından getiriyoruz. Aslında devletin öncülüğünde burada devletçi politikaların el altında olması lazım. Özellikle savunma sanayinde yapılanlar gurur vesilesi. Bunların gerisinde yine devletin iteklemesi var sanayiciyi. O yüzden ham madde üretiminde, kimya da her sene birkaç ürün seçilip, büyük üretimlere girecek tesisler kurulsa, devlet ön ayak olsa, belki de bu ham maddeleri tüketen sanayicileri ortak edip, başında da devletin gözetimi olsa, çok daha büyük bir ivme yaratabiliriz. Son olarak, yaklaşık üç yıldır görevdesiniz. Kimdir Hakan Kocabaş?Ben 26 Ağustos 1964 İstanbul doğumluyum. 26 Ağustos 1071’de Ulu Türk Hakanı Alparslan Anadolu topraklarına girdiği için, oradan esinlenerek babam o yüzden adımı Hakan koymuş. İlkokulu Bakırköy, ortaokul ve liseyi Ataköy’de okudum. Yıldız Üniversitesi Mühendislik Fakültesinde Makine Mühendisliği Konstrüksiyon İmalathane Makine Dalı’ndan mezun oldum. Sonra aile işimiz, işin başına geçtik. 3 kardeş ve babamız kendi işimizi yapıyoruz. Oğlum Doğukan Enes Kocabaş Galatasaray Üniversitesi Siyaset Bilimleri okuyor. İkinci oğlum Atakan Yaşar Kocabaş Silivri TOKİ Anadolu Lisesi’nde okuyor. Üçüncüsü de 45 günlük daha yeni doğdu Günhan Nuri Kocabaş. ‘ELİMİZDEN GELENİ YAPMAYA HAZIRIZ’Onların geleceği için, tüm çocuklarımızın daha iyi bir geleceği için, ülkemizin bütünlüğü için çalışmamız lazım. Ben Silivri’yi ve insanlarını çok seviyorum. Bu yüzdenden Silivri’nin hak ettiği, daha güzel bir ortam da olması için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Bizim için iktidar, muhalefet, ilçe belediyesi hiç fark etmez, yeter ki Silivri’ye Türkiye’ye yapılacak şeyler olsun. Biz de elimizden geleni yapmaya hazırız. Herkes ile çok iyi ilişkilerimiz var. Her şeyin başında sevgi var. Onlar uğraşırken, bizlerinde uğraşmamız lazım. Hep beraber, bu ülkeyi hak ettiği yere getirmemiz lazım. Biz büyük bir devlet ve büyük bir milletiz. Bu büyük milletinde şaha kalkarak çok daha güzel şeyler yapacağına inanıyorum.
SEKTÖR
Yayınlanma: 08 Kasım 2015 - 16:37
Büyük bir devlet büyük bir milletiz!
Yörünge Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Alparslan Ermiş ile bir araya gelen Silivri Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Hakan Kocabaş, 'Hep beraber, bu ülkeyi hak ettiği yere getirmemiz lazım. Biz büyük bir devlet ve büyük bir milletiz dedi.
SEKTÖR
08 Kasım 2015 - 16:37











