Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün’ün talimatıyla gerçekleştirilen, Kentköy Projesi’nin ilk ayağı Büyükçekmece’ye bağlı Karağaç Köyü’ndeki organizasyon ile başlatıldı. Büyükçekmece Belediyesi’nin başkan yardımcıları, meclis üyeleri, daire başkanları ve birim müdürlerinin tam kadro bir arada olduğu organizasyona anasınıfı çağındaki çocuklar, yöresel kıyafetler giyerek katıldılar. Karağaç’taki bir çiftlikte görev yapan büyüklerinin yardımıyla keçi ve ineklerden süt sağmaya çalışan çocuklar, bir yandan da belediye görevlilerinin yaptığı sunum ile bilgilendirildiler.TÜRKİYE’DE İLK
Renkli organizasyona katılmanın mutluluğunu yüzlerine yansıtan çocuklar buradan da kümesleri inceleyerek, tavuk-yumurta ilişkisi üzerine kafa yordular. Akgün ile birlikte kümesten yumurta toplayan yüzlerce minik öğrenci, inek, tavuk, keçi, çamur, toz ve balçıkla tanıştılar. Daha sonra sağılan sütün nasıl yoğurt haline getirildiğini öğrenen çocuklar, çiftlik görevlileri ile birlikte yoğurt mayaladılar. Projenin ilk kısmını Büyükçekmece sınırları içerisindeki okullarda eğitim gören 7-15 yaş arasındaki çocuklar arasında yaygınlaştıracaklarını belirten Akgün, Türkiye’de ilk olma niteliği taşıyan projenin detaylarını şöyle anlattı:‘GERÇEK HAYAT TANINSIN İSTEDİK’
“Kentköy, İstanbul’da yaşayan çocuklar adına müthiş bir proje. Çocuklar 10 katlı apartmandan çıkıp servis ile okula gidiyorlar. Okuldan da eve dönüyorlar. Yediği yumurtanın, içtiği sütün süpermarketlerden alınan suni bir şey olduğunu sanıyorlar. Çocuk, yumurtanın tavuktan çıktığını, sütün inekten çıktığını yerinde görsün ve gerçek hayatı tanısın istedik. Yediği ekmeğin, toprağa atılan bir avuç tohumdan yapıldığını öğrenmelerini istedik. Ekin ektirdik. Yazın onların ekinin hasadını yapacak ve unu değirmene taşıyacağız hep birlikte. Orada nasıl hamur ve ekmek olduğunu göstereceğiz çocuklara. Bu proje sürekli devam edecek bir çalışma. Her hafta bir grup çocuğu çiftliklere götüreceğiz. 7 yaş ile 15 yaş arasındaki çocuklara yönelik bir proje.DOĞAL ÜRÜNLER PAZARLANACAK
Ayrıca, projenin fayda sağladığı başka bir kesim de var. Bu proje ile köylerdeki insan sirkülasyonunu arttıracağız. Bu sayede köylerde üretim yapan vatandaşlarımız ürettikleri doğal ürünleri pazarlayabilme imkanı yakalayabilecekler. Çocuklarımızın velileri de doğal ürünleri uygun fiyata satın alabilecekler. Sağlıklı üretilen ürünlerin tüketimine teşvik edici bir uygulama. Hem çocuğumuz doğal yaşamı öğrenecekler hem de köylü kazanabilecek.”
Renkli organizasyona katılmanın mutluluğunu yüzlerine yansıtan çocuklar buradan da kümesleri inceleyerek, tavuk-yumurta ilişkisi üzerine kafa yordular. Akgün ile birlikte kümesten yumurta toplayan yüzlerce minik öğrenci, inek, tavuk, keçi, çamur, toz ve balçıkla tanıştılar. Daha sonra sağılan sütün nasıl yoğurt haline getirildiğini öğrenen çocuklar, çiftlik görevlileri ile birlikte yoğurt mayaladılar. Projenin ilk kısmını Büyükçekmece sınırları içerisindeki okullarda eğitim gören 7-15 yaş arasındaki çocuklar arasında yaygınlaştıracaklarını belirten Akgün, Türkiye’de ilk olma niteliği taşıyan projenin detaylarını şöyle anlattı:‘GERÇEK HAYAT TANINSIN İSTEDİK’
“Kentköy, İstanbul’da yaşayan çocuklar adına müthiş bir proje. Çocuklar 10 katlı apartmandan çıkıp servis ile okula gidiyorlar. Okuldan da eve dönüyorlar. Yediği yumurtanın, içtiği sütün süpermarketlerden alınan suni bir şey olduğunu sanıyorlar. Çocuk, yumurtanın tavuktan çıktığını, sütün inekten çıktığını yerinde görsün ve gerçek hayatı tanısın istedik. Yediği ekmeğin, toprağa atılan bir avuç tohumdan yapıldığını öğrenmelerini istedik. Ekin ektirdik. Yazın onların ekinin hasadını yapacak ve unu değirmene taşıyacağız hep birlikte. Orada nasıl hamur ve ekmek olduğunu göstereceğiz çocuklara. Bu proje sürekli devam edecek bir çalışma. Her hafta bir grup çocuğu çiftliklere götüreceğiz. 7 yaş ile 15 yaş arasındaki çocuklara yönelik bir proje.DOĞAL ÜRÜNLER PAZARLANACAK
Ayrıca, projenin fayda sağladığı başka bir kesim de var. Bu proje ile köylerdeki insan sirkülasyonunu arttıracağız. Bu sayede köylerde üretim yapan vatandaşlarımız ürettikleri doğal ürünleri pazarlayabilme imkanı yakalayabilecekler. Çocuklarımızın velileri de doğal ürünleri uygun fiyata satın alabilecekler. Sağlıklı üretilen ürünlerin tüketimine teşvik edici bir uygulama. Hem çocuğumuz doğal yaşamı öğrenecekler hem de köylü kazanabilecek.”










