Türk Eğitim-Sen İstanbul 9 No'lu Şube Başkanı Enver Demir, 'Düzmece Mülakatta Terör Destekçisine 100 Puan' başlığıyla yaptığı eski açıklamasına yönelik yazılı bir bildiri yayınladı. Eğitim-Bir-Sen İstanbul 5 No'lu Şube Başkanı Celal Demirci'nin kendine verdiği cevabı değerlendiren Enver Demir, "Türk Eğitim-Sen iftira atmaz" dedi.
14 Aralık Çarşamba günü Demir'in yaptığı açıklama şu şekilde;'MÜFTERİ İLAN EDECEKLERMİŞ'"17 Ekim tarihinde yapmış olduğum 'Düzmece Mülakatta Terör Destekçisine 100 Puan' konulu basın açıklamama, geçtiğimiz günlerde Eğitim-Bir-Sen İstanbul 5 No'lu Şube Başkanı Celal Demirci cevap niteliğinde bir yazı yazmış. Demirci, açıklamasında şöyle diyor;
'Sayın Enver Demir, hukukun temel prensiplerinden masumiyet karinesi uyarınca suç kesinleşmediği sürece kimse hükümlü sıfatıyla değerlendirilemez ve bir kişinin masum olduğunu kanıtlanmasına gerek yoktur; kişinin suçluluğunun kanıtlanamamış olması yeterlidir. Hüküm giymemiş kimse suçlu sayılamaz veya suçlu olarak lanse edilemez. Hukukun ve insan olmanın en önemli prensiplerinden birini hiçe sayarak soruşturmanın sonuçlanmasını beklemeden mal bulmuş mağribi gibi fırsat bu fırsattır ilkesiyle bu iki arkadaşımızı ve bu arkadaşlarımız üzerinden Eğitim-Bir Sen camiasını, daha da ileri giderek Millî Eğitim camiasını basın yoluyla kamuoyu önünde mahkûm edip, yargısız infaz gerçekleştirdiniz. Bizler arkadaşlarımızın masumiyetine inanmakla birlikte kamuoyuna açıklama yapmak için soruşturmaların sonuçlanmasını bekledik."
Açıklamanın devamında, anılan iki kişi hakkında yapılan adli-idari soruşturmada suç unsuruna rastlanmadığını ve dolayısıyla benim, itibar suikastı yaptığımı ve bu suçlamalar dolayısıyla, adı geçen şahıslardan, Eğitim Bir-Sen ve Eğitim camiasından özür dilememi, aksi halde beni müfteri ilan edeceklerini belirtmişler.'UĞRAŞMANIN ZAMANI DEĞİL'Öncelikle, 3-4 gündür 'Enver Demir bir açıklama bile yapamadı' söylemleri kulağıma kadar geldiği halde, açıklama yapmamamı, suçluluk psikolojisi ile bağdaştıranlar ve ellerini ovuşturanlar bilsinler ki bir yandan 44 vatan evladının kalleşçe yapılan bir saldırıda şehit edildiği, şehitlerimizin acısının yaşandığı, diğer yandan da Peygamber Efendimizin dünyaya teşriflerinin seneyi devriyesinin Türk-İslam alemi için hayırlı olmasının dilendiği bu günlerde dünyalık işlerle uğraşmanın zamanı değil gerekçesi ile açıklamamı bugüne bıraktım.
Bu vesile ile görevi başında vatan, bayrak aşkına şehit düşen tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına sabırlar diliyorum.'İTİBAR SUİKASTINI KİM YAPMIŞ?'
Şimdi başta Celal Demirci ve benim özür dilememi bekleyen tüm Eğitim Bir-Sen'lilere soruyor, Eğitim camiasının da dikkatine sunuyorum. Adı geçen iki okul Müdürü hakkında, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, “terör örgütü PKK lehine propaganda yaptıkları” iddiasıyla soruşturma açılmış mıdır, açılmamış mıdır?
Yürütülen soruşturmada, her iki okul müdürünün de Sosyal Medya hesapları üzerinden “sözde Kürdistan devletinin varlığını gösteren bir haritanın paylaşıldığı" ve yine “PKK'nın amaçları doğrultusunda güvenlik kuvvetlerinin operasyonlarına yönelik eleştiriler getirdiği” gibi paylaşımlara ait ekran görüntüleri yer almış mıdır, almamış mıdır?
Silivri Cumhuriyet Savcılığınca söz konusu dosya yetkisizlik kararıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir. Silivri C. Başsavcılığı yetkisizlik kararında her iki şüphelinin de "atılı eyleme uyan 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununa Muhalefet suçunu işledikleri anlaşılmıştır” cümlesine yer vermiş midir, vermemiş midir?
Terör örgütü destekçisi HDP’nin çağrısı ile başlayan ve 50 kişinin öldüğü 6-7 Ekim olaylarıyla ilgili Harun Kazancı’nın; “Sen insanların evine barkına top yağdırılmasından rahatsız olmuyorsun da insanların bunu protesto etmesinden rahatsız oluyorsan belli ki olaya bir Müslüman olarak bakmıyorsun” diyen paylaşımını doğru buluyor musunuz?
Adı geçen kişilerin, "Helbest, Çirok U Destanen Kurdi” adlı, aleni bölücülük ve PKK propagandası yapan İnternet sitesinin beğenenleri arasında bulunmalarını uygun görüyor musunuz?
Cevabınız evet ise kusura bakmayın özür dilemesi gereken ben değil, sizsiniz! Cevabınız hayır ise, yani terör örgütünün propagandasını yapan İMÇ TV’yi beğenmek ve yukarıda saydığım fiiller, sizin için bir şey ifade etmiyorsa, ben sizlerden özür diliyorum ve İMÇ TV hayranları olarak sizleri kapatılan televizyonun tekrar açılması için yetkililere başvuru yapmaya davet ediyorum.'CEVAP VER DEMİRCİ…'Tüm Eğitim camiası sizin de, bu iki okul müdürünün yaptığı gibi paylaşımlar yapıp, yapmayacağınızı ve İMÇ TV’yi sosyal medya hesabından beğenmeyi meşru görüp, görmediğinizin cevabını bekliyor.
Ben size tekrar soruyorum; sendika olarak, bu ve benzer durumda olan yüzlerce, hatta binlerce kişiyi hak-hukuk-adalet-liyakat demeden kurumların başına getirdiniz ve ülkede eğitimin dibe vurmasına önayak oldunuz, bu durumdan memnun musunuz ve gerçekten vicdanınız rahat mı?
Diğer yandan TCK’ya göre birisine iftira atmak suçtur. Bu dediklerim iftira ise şahsımı dava etmenizi istiyorum. İstiyorum ki, bütün bunların devlet memuru için suç olup olmadığını mahkeme heyetine bir kez de beraber soralım."
14 Aralık Çarşamba günü Demir'in yaptığı açıklama şu şekilde;'MÜFTERİ İLAN EDECEKLERMİŞ'"17 Ekim tarihinde yapmış olduğum 'Düzmece Mülakatta Terör Destekçisine 100 Puan' konulu basın açıklamama, geçtiğimiz günlerde Eğitim-Bir-Sen İstanbul 5 No'lu Şube Başkanı Celal Demirci cevap niteliğinde bir yazı yazmış. Demirci, açıklamasında şöyle diyor;
'Sayın Enver Demir, hukukun temel prensiplerinden masumiyet karinesi uyarınca suç kesinleşmediği sürece kimse hükümlü sıfatıyla değerlendirilemez ve bir kişinin masum olduğunu kanıtlanmasına gerek yoktur; kişinin suçluluğunun kanıtlanamamış olması yeterlidir. Hüküm giymemiş kimse suçlu sayılamaz veya suçlu olarak lanse edilemez. Hukukun ve insan olmanın en önemli prensiplerinden birini hiçe sayarak soruşturmanın sonuçlanmasını beklemeden mal bulmuş mağribi gibi fırsat bu fırsattır ilkesiyle bu iki arkadaşımızı ve bu arkadaşlarımız üzerinden Eğitim-Bir Sen camiasını, daha da ileri giderek Millî Eğitim camiasını basın yoluyla kamuoyu önünde mahkûm edip, yargısız infaz gerçekleştirdiniz. Bizler arkadaşlarımızın masumiyetine inanmakla birlikte kamuoyuna açıklama yapmak için soruşturmaların sonuçlanmasını bekledik."
Açıklamanın devamında, anılan iki kişi hakkında yapılan adli-idari soruşturmada suç unsuruna rastlanmadığını ve dolayısıyla benim, itibar suikastı yaptığımı ve bu suçlamalar dolayısıyla, adı geçen şahıslardan, Eğitim Bir-Sen ve Eğitim camiasından özür dilememi, aksi halde beni müfteri ilan edeceklerini belirtmişler.'UĞRAŞMANIN ZAMANI DEĞİL'Öncelikle, 3-4 gündür 'Enver Demir bir açıklama bile yapamadı' söylemleri kulağıma kadar geldiği halde, açıklama yapmamamı, suçluluk psikolojisi ile bağdaştıranlar ve ellerini ovuşturanlar bilsinler ki bir yandan 44 vatan evladının kalleşçe yapılan bir saldırıda şehit edildiği, şehitlerimizin acısının yaşandığı, diğer yandan da Peygamber Efendimizin dünyaya teşriflerinin seneyi devriyesinin Türk-İslam alemi için hayırlı olmasının dilendiği bu günlerde dünyalık işlerle uğraşmanın zamanı değil gerekçesi ile açıklamamı bugüne bıraktım.
Bu vesile ile görevi başında vatan, bayrak aşkına şehit düşen tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına sabırlar diliyorum.'İTİBAR SUİKASTINI KİM YAPMIŞ?'
Şimdi başta Celal Demirci ve benim özür dilememi bekleyen tüm Eğitim Bir-Sen'lilere soruyor, Eğitim camiasının da dikkatine sunuyorum. Adı geçen iki okul Müdürü hakkında, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, “terör örgütü PKK lehine propaganda yaptıkları” iddiasıyla soruşturma açılmış mıdır, açılmamış mıdır?
Yürütülen soruşturmada, her iki okul müdürünün de Sosyal Medya hesapları üzerinden “sözde Kürdistan devletinin varlığını gösteren bir haritanın paylaşıldığı" ve yine “PKK'nın amaçları doğrultusunda güvenlik kuvvetlerinin operasyonlarına yönelik eleştiriler getirdiği” gibi paylaşımlara ait ekran görüntüleri yer almış mıdır, almamış mıdır?
Silivri Cumhuriyet Savcılığınca söz konusu dosya yetkisizlik kararıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir. Silivri C. Başsavcılığı yetkisizlik kararında her iki şüphelinin de "atılı eyleme uyan 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununa Muhalefet suçunu işledikleri anlaşılmıştır” cümlesine yer vermiş midir, vermemiş midir?
Terör örgütü destekçisi HDP’nin çağrısı ile başlayan ve 50 kişinin öldüğü 6-7 Ekim olaylarıyla ilgili Harun Kazancı’nın; “Sen insanların evine barkına top yağdırılmasından rahatsız olmuyorsun da insanların bunu protesto etmesinden rahatsız oluyorsan belli ki olaya bir Müslüman olarak bakmıyorsun” diyen paylaşımını doğru buluyor musunuz?
Adı geçen kişilerin, "Helbest, Çirok U Destanen Kurdi” adlı, aleni bölücülük ve PKK propagandası yapan İnternet sitesinin beğenenleri arasında bulunmalarını uygun görüyor musunuz?
Cevabınız evet ise kusura bakmayın özür dilemesi gereken ben değil, sizsiniz! Cevabınız hayır ise, yani terör örgütünün propagandasını yapan İMÇ TV’yi beğenmek ve yukarıda saydığım fiiller, sizin için bir şey ifade etmiyorsa, ben sizlerden özür diliyorum ve İMÇ TV hayranları olarak sizleri kapatılan televizyonun tekrar açılması için yetkililere başvuru yapmaya davet ediyorum.'CEVAP VER DEMİRCİ…'Tüm Eğitim camiası sizin de, bu iki okul müdürünün yaptığı gibi paylaşımlar yapıp, yapmayacağınızı ve İMÇ TV’yi sosyal medya hesabından beğenmeyi meşru görüp, görmediğinizin cevabını bekliyor.
Ben size tekrar soruyorum; sendika olarak, bu ve benzer durumda olan yüzlerce, hatta binlerce kişiyi hak-hukuk-adalet-liyakat demeden kurumların başına getirdiniz ve ülkede eğitimin dibe vurmasına önayak oldunuz, bu durumdan memnun musunuz ve gerçekten vicdanınız rahat mı?
Diğer yandan TCK’ya göre birisine iftira atmak suçtur. Bu dediklerim iftira ise şahsımı dava etmenizi istiyorum. İstiyorum ki, bütün bunların devlet memuru için suç olup olmadığını mahkeme heyetine bir kez de beraber soralım."











