Doğrular Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi Genel Müdürü Salim Çavdar, YÖRÜNGE'ye iş güvenliği ile ilgili açıklamalarda bulundu. Çoğu şantiyede yaşadıkları sıkıntılardan söz eden Çavdar, insanların üç kuruş daha fazla vermekten kaçındıklarını vurguladı. Kadir Koç: İş güvenliği yasasında eksiklik nerelerde var?
Salim Çavdar: Temel eksiklik mantalite. 2012 iş güvenliği kanunu çıktı, 2013'te yürürlüğe girdi. Çok tehlikeli sınıfa giren inşaat, yeni bir kanun. Adam diyor ki, 'ben kırk yıldır inşaat yapıyorum. Bana işimi sen mi öğreteceksin.'
Yüksek katlarda dış cepheye balkon boşluklarına, pencere boşluklarına güvenlik şeridi çekilmeli. 'Ya bana işimi sen mi öğreteceksin. Benim ustalarım eski usta bir şey olmaz' diyorlar. Şantiyeye gidiyoruz, 'yine geldiler bize ne masraf çıkartacaklar' diyorlar. 20-30 TL'lik baret al diyoruz. On kişiye alınca 300 TL para, gözlerine çok görünüyor.
Sonra alıyor bareti ama usta takmıyor. 'Ben aldım ne yapayım' diyor. Halbuki taktırmakta işyerinin sorumluluğunda.Orada sertifikalı usta çalıştırılmalı diyebilir miyiz?
Bir ocak itibariyle mesleki yeterlilik belgesine sahip olmayan usta çalıştırılmayacak. 'Kimse yapmıyor, ben neden yaptırayım' diyorlar. Silivri'de birkaç kurumsal firma haricinde kimse ustasına bu sertifikayı aldırmıyor.Peki, yaptırım gücünüz var mı?
Hayır. Yasal olarak pek bir yaptırım gücümüz yok. İki kez tutanak tutup, üçüncüde bakanlığa bildirmek durumundayız. Bu kez de beraber çalıştığın insanı şikayet etmiş pozisyonuna düşmüş oluyorsun.'GEREKSİZ MASRAF GİBİ GÖRÜLÜYOR'
İnşaatta ölümlü bir kaza meydana geldiğinde sizinde sorumluluğunuz var. Bunu nasıl aşıyorsunuz o zaman?
Şayet böyle bir olay olursa, iş güvenliği uzmanı bu konuyu tespit etmediyse o zaman sorumluyuz ama biz tespit edip, işverene bildirmişsek bizim sorumluluğumuzdan çıkıyor. Burada sorumluluk paylaşımı var. İş güvenliğine gereksiz bir masraf gözüyle bakılıyor.Bu yasadan önce belediyelerde de sorumluk vardı. Bu yasayla o sorumluk ortadan kalktı mı?
Artık belediyelerin iş sağlığı güvenliğiyle ilgili bir sorumluluğu yok. Sorumluluk tamamen OSGB'ler de.Bildiğim kadarıyla iş güvenliği daha ruhsat aşamasında başlıyor. O ruhsatı verirken inşaatın etrafında güvenlik tedbirleri de alınmış olması gerekiyor. Siz iş güvenlik firmaları, bu aşamada doğal olarak yoksunuz. Orada bunu ruhsat veren kurum ve yapı denetim firmaları yapmak durumunda değil mi? Çünkü siz zaten o aşamada yoksunuz.
İstanbul da bunu yapan iki belediye var. Kadıköy ve Ümraniye Belediyesi. İş güvenliği sözleşmesi olmadan ruhsat vermiyor. 'Getir göreyim iş güvenlik sözleşmeni, o zaman al ruhsatını' diyor. Ama Silivri de böyle değil. Silivri de adam ruhsatını alıyor. Hafriyatını kazıyor. Hatta temelini atıyor, o esnada işte Pazarlama Müdürümüz Ceyhun Eraslan Bey gidiyor. Sizin iş güvenliği almanız gerekiyor diyor. Ancak o zaman işverenin haberi oluyor bu durumdan. Adamın aklına ilk gelen bunun maliyeti oluyor. Silivri'de sizin gördüğünüz o inşaatlar dışarıdan gelen iş adamlarının. Adam hemen araştırmaya başlıyor, 'kim bu işi en ucuz yapar' diyor. Adam Tuzla'dan bir iş güvenliği uzmanıyla anlaşıyor. İnşaat bitene kadar belki de hiç gelmiyor ama resmiyette iş güvenliği uzmanı var.O zaman merdiven altı iş güvenliği uzmanları ortaya çıktı diyebilir miyiz?
Aynen öyle. Bunu Çalışma Bakanı da bir toplantıda aynı deyimi kullanmıştı. 'Biz merdiven altı iş güvenlik firmalarıyla da mücadele etmeliyiz' demişti.
Her sene 30-40 tane iş güvenlik firması kapanıyor. Bakanlık gidip, denetliyor. Eksiklikleri tespit edip, kapatıyor. Üç ayda bir denetleme geçiriyoruz. Kapanmak çok kolay, 200 ceza puanı alınca kapatıyor. Her eksiklik 20 puan. Allaha şükür şu ana kadar bunu yaşamadık ama merdiven altı dediğimiz yere gidin anında kapatılıyor.'İŞİ İYİ YAPAN FİRMALARDA VAR'
Geçmişte bu merdiven altı dediğimiz yapılanmaları, yapı denetim firmaları da yaşadı. Bakanlık orada tecrübeyi kullanamaz mıydı?
Ben iki sene önce Londra'ya gittim. Orada inşaatları gezdim, adamlar iş güvenliğine 80 sene önce başlamışlar. Orada inşaatta çalışan ustaya 'baret tak' desen, adam seni döver. Ben 'salak mıyım' der. Çünkü baret takmak iş güvenliğine dikkat etmek zaten. Herkesin yapması gereken şey. Bunun oturması zaman alacak. Mental olarak adam kendisi buna hazır olacak.
Ama Silivri'de bu işi hakikaten iyi yapan inşaat firmaları da var. Adam bizi her gün çağıyor bizde memnun oluyoruz.Bu tür firma on tane var mıdır Silivri'de?
Maalesef on tane firma sayamam.'ÖYLE BİR FİRMA İLE ÇALIŞMIYORUZ'
Sizin paranızı işveren veriyor, sizin bu firmalara nasıl bir yaptırımınız olabilir?
Biz üçüncü eksiklikte bakanlığa şikayet ediyoruz ama sonuçta ticaret yapıyoruz. Onun çözümünü de şöyle bulduk. Baktık ki o şirketten hiçbir atraksiyon alamıyoruz, 'kusura bakmayın, sizinle biz çalışamayız' diyoruz ve ayrılıyoruz. İşvereni şikayet etmektense onunla yolumuzu ayırmak daha doğru bir yol. O şirkette biraz önce bahsettiğimiz merdiven altı OSGB ile anlaşıyor ve devam ediyor. Biz kurumsal olarak öyle bir firmayla çalışmıyoruz.Adam tarlanın ortasında inşaat yapıyor, biri de şehir merkezinde. Ana caddede bu ikisi de aynı statüde mi?
Tamamen aynı. Çünkü caddede yüz kişi geçiyor ama tarladaki inşaatta da o inşaatta da çalışan kişiler var dolayısıyla ikisi de aynı statüde.'DENETİMLER SIKLAŞTIRILMALI'
Başka ne gibi eksiklikler görüyorsunuz?
Halen hiç iş güvenliği almayan inşaatlar var. Sigortasız işçi çalıştıran var. Suriyeli işçi çalıştıran var. Hele Suriyeli işçi konusu, adamın hiçbir kaydı kuydu yok. Adam kaza geçirse, oraya gömsen, kimsenin ruhu duymayacak. Denetimler sıklaştırılmalı. Haksız kazanç oluşuyor. Birisi her şeyini dört dörtlük yapıyor. Bitişiğindeki inşaatı, hiçbir yasal mevzuatı uygulamadan yapanla, aynı fiyata satıyor. Hem devletin vergi kaybı oluyor, hem de haksız kazanç elde edilmiş oluyor.Doğrular OSGB olarak Silivri'de pazarın yüzde kaçına hizmet veriyorsunuz?
Yaklaşık yüzde 35'ine hizmet veriyoruz.Peki, kaç personelle hizmet veriyorsunuz?
Yaklaşık otuz personelle hizmet veriyoruz.Teşekkür ediyoruz Salim Bey.
Biz teşekkür ederiz, sesimize kulak verdiğiniz için.
Salim Çavdar: Temel eksiklik mantalite. 2012 iş güvenliği kanunu çıktı, 2013'te yürürlüğe girdi. Çok tehlikeli sınıfa giren inşaat, yeni bir kanun. Adam diyor ki, 'ben kırk yıldır inşaat yapıyorum. Bana işimi sen mi öğreteceksin.'
Yüksek katlarda dış cepheye balkon boşluklarına, pencere boşluklarına güvenlik şeridi çekilmeli. 'Ya bana işimi sen mi öğreteceksin. Benim ustalarım eski usta bir şey olmaz' diyorlar. Şantiyeye gidiyoruz, 'yine geldiler bize ne masraf çıkartacaklar' diyorlar. 20-30 TL'lik baret al diyoruz. On kişiye alınca 300 TL para, gözlerine çok görünüyor.
Sonra alıyor bareti ama usta takmıyor. 'Ben aldım ne yapayım' diyor. Halbuki taktırmakta işyerinin sorumluluğunda.Orada sertifikalı usta çalıştırılmalı diyebilir miyiz?
Bir ocak itibariyle mesleki yeterlilik belgesine sahip olmayan usta çalıştırılmayacak. 'Kimse yapmıyor, ben neden yaptırayım' diyorlar. Silivri'de birkaç kurumsal firma haricinde kimse ustasına bu sertifikayı aldırmıyor.Peki, yaptırım gücünüz var mı?
Hayır. Yasal olarak pek bir yaptırım gücümüz yok. İki kez tutanak tutup, üçüncüde bakanlığa bildirmek durumundayız. Bu kez de beraber çalıştığın insanı şikayet etmiş pozisyonuna düşmüş oluyorsun.'GEREKSİZ MASRAF GİBİ GÖRÜLÜYOR'
İnşaatta ölümlü bir kaza meydana geldiğinde sizinde sorumluluğunuz var. Bunu nasıl aşıyorsunuz o zaman?
Şayet böyle bir olay olursa, iş güvenliği uzmanı bu konuyu tespit etmediyse o zaman sorumluyuz ama biz tespit edip, işverene bildirmişsek bizim sorumluluğumuzdan çıkıyor. Burada sorumluluk paylaşımı var. İş güvenliğine gereksiz bir masraf gözüyle bakılıyor.Bu yasadan önce belediyelerde de sorumluk vardı. Bu yasayla o sorumluk ortadan kalktı mı?
Artık belediyelerin iş sağlığı güvenliğiyle ilgili bir sorumluluğu yok. Sorumluluk tamamen OSGB'ler de.Bildiğim kadarıyla iş güvenliği daha ruhsat aşamasında başlıyor. O ruhsatı verirken inşaatın etrafında güvenlik tedbirleri de alınmış olması gerekiyor. Siz iş güvenlik firmaları, bu aşamada doğal olarak yoksunuz. Orada bunu ruhsat veren kurum ve yapı denetim firmaları yapmak durumunda değil mi? Çünkü siz zaten o aşamada yoksunuz.
İstanbul da bunu yapan iki belediye var. Kadıköy ve Ümraniye Belediyesi. İş güvenliği sözleşmesi olmadan ruhsat vermiyor. 'Getir göreyim iş güvenlik sözleşmeni, o zaman al ruhsatını' diyor. Ama Silivri de böyle değil. Silivri de adam ruhsatını alıyor. Hafriyatını kazıyor. Hatta temelini atıyor, o esnada işte Pazarlama Müdürümüz Ceyhun Eraslan Bey gidiyor. Sizin iş güvenliği almanız gerekiyor diyor. Ancak o zaman işverenin haberi oluyor bu durumdan. Adamın aklına ilk gelen bunun maliyeti oluyor. Silivri'de sizin gördüğünüz o inşaatlar dışarıdan gelen iş adamlarının. Adam hemen araştırmaya başlıyor, 'kim bu işi en ucuz yapar' diyor. Adam Tuzla'dan bir iş güvenliği uzmanıyla anlaşıyor. İnşaat bitene kadar belki de hiç gelmiyor ama resmiyette iş güvenliği uzmanı var.O zaman merdiven altı iş güvenliği uzmanları ortaya çıktı diyebilir miyiz?
Aynen öyle. Bunu Çalışma Bakanı da bir toplantıda aynı deyimi kullanmıştı. 'Biz merdiven altı iş güvenlik firmalarıyla da mücadele etmeliyiz' demişti.
Her sene 30-40 tane iş güvenlik firması kapanıyor. Bakanlık gidip, denetliyor. Eksiklikleri tespit edip, kapatıyor. Üç ayda bir denetleme geçiriyoruz. Kapanmak çok kolay, 200 ceza puanı alınca kapatıyor. Her eksiklik 20 puan. Allaha şükür şu ana kadar bunu yaşamadık ama merdiven altı dediğimiz yere gidin anında kapatılıyor.'İŞİ İYİ YAPAN FİRMALARDA VAR'
Geçmişte bu merdiven altı dediğimiz yapılanmaları, yapı denetim firmaları da yaşadı. Bakanlık orada tecrübeyi kullanamaz mıydı?
Ben iki sene önce Londra'ya gittim. Orada inşaatları gezdim, adamlar iş güvenliğine 80 sene önce başlamışlar. Orada inşaatta çalışan ustaya 'baret tak' desen, adam seni döver. Ben 'salak mıyım' der. Çünkü baret takmak iş güvenliğine dikkat etmek zaten. Herkesin yapması gereken şey. Bunun oturması zaman alacak. Mental olarak adam kendisi buna hazır olacak.
Ama Silivri'de bu işi hakikaten iyi yapan inşaat firmaları da var. Adam bizi her gün çağıyor bizde memnun oluyoruz.Bu tür firma on tane var mıdır Silivri'de?
Maalesef on tane firma sayamam.'ÖYLE BİR FİRMA İLE ÇALIŞMIYORUZ'
Sizin paranızı işveren veriyor, sizin bu firmalara nasıl bir yaptırımınız olabilir?
Biz üçüncü eksiklikte bakanlığa şikayet ediyoruz ama sonuçta ticaret yapıyoruz. Onun çözümünü de şöyle bulduk. Baktık ki o şirketten hiçbir atraksiyon alamıyoruz, 'kusura bakmayın, sizinle biz çalışamayız' diyoruz ve ayrılıyoruz. İşvereni şikayet etmektense onunla yolumuzu ayırmak daha doğru bir yol. O şirkette biraz önce bahsettiğimiz merdiven altı OSGB ile anlaşıyor ve devam ediyor. Biz kurumsal olarak öyle bir firmayla çalışmıyoruz.Adam tarlanın ortasında inşaat yapıyor, biri de şehir merkezinde. Ana caddede bu ikisi de aynı statüde mi?
Tamamen aynı. Çünkü caddede yüz kişi geçiyor ama tarladaki inşaatta da o inşaatta da çalışan kişiler var dolayısıyla ikisi de aynı statüde.'DENETİMLER SIKLAŞTIRILMALI'
Başka ne gibi eksiklikler görüyorsunuz?
Halen hiç iş güvenliği almayan inşaatlar var. Sigortasız işçi çalıştıran var. Suriyeli işçi çalıştıran var. Hele Suriyeli işçi konusu, adamın hiçbir kaydı kuydu yok. Adam kaza geçirse, oraya gömsen, kimsenin ruhu duymayacak. Denetimler sıklaştırılmalı. Haksız kazanç oluşuyor. Birisi her şeyini dört dörtlük yapıyor. Bitişiğindeki inşaatı, hiçbir yasal mevzuatı uygulamadan yapanla, aynı fiyata satıyor. Hem devletin vergi kaybı oluyor, hem de haksız kazanç elde edilmiş oluyor.Doğrular OSGB olarak Silivri'de pazarın yüzde kaçına hizmet veriyorsunuz?
Yaklaşık yüzde 35'ine hizmet veriyoruz.Peki, kaç personelle hizmet veriyorsunuz?
Yaklaşık otuz personelle hizmet veriyoruz.Teşekkür ediyoruz Salim Bey.
Biz teşekkür ederiz, sesimize kulak verdiğiniz için.










