Pandemide olumsuz duygularınız fizyolojik sorunlara yol açabilir
Neredeyse 1 yılı aşkın süredir koronavirüs pandemisi birçok insanın hayatını etkilemeye devam ediyor. Yaşanan zorlayıcı duygu ve durumların görmezden gelinmesi sorunların daha da derinleşip çözümünün zorlaşmasına neden olabiliyor. Memorial Wellness Psikoloji Bölümünden Uz. Klinik Psikolog Gizem Çeviker Coşkun, pandeminin zorlayıcı psikolojik etkileri ve bu süreçte dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.
Yayınlanma :
16.04.2021 12:02
Güncelleme :
16.04.2021 12:02
Dikkat dağınıklığı “zihin uçuşması” yaşıyorsanız…
Açık farkındalık denilen olgunun bireyin esenlik hali üzerindeki kolaylaştırıcı bir unsuru da erken uyarı sinyallerini yakalayabilmektir. Zorlanılan durumların; davranışsal, fizyolojik, duygusal ve bilişsel sinyalleri olabilmektedir. Örneğin; bir işe emek harcarken, yaparken ya da bir kişiyi dinlerken odaklanma sorunu yaşanıyorsa, zihin başka bir yerdeyse, yapılan işte nerede kalındığı bile hatırlanmıyorsa zihin uçuşması denilen durum yaşanıyor olabilir. Günümüz dünyasında sağlıklı popülasyon tarafından genellikle ‘’dikkat dağınıklığı’’ olarak nitelendirilen bir tablo tam olarak budur. Böylesi durumlarda düşüncelerden kaçmak ya da onları bir mücadele içine girerek kontrol etmeye çabalamak çoğunlukla işe yaramayacaktır.
Düşünmemeye çalışmak sorunların çözümü değildir
Korkusu başarısız olmak olan bir kişi sürekli ders çalışır ya da işini kaybetme korkusuyla işkolik olabilir. Bazı insanlar ise sorunlarını düşünmemeye çalışır. Ama zihin durmaz ve sürekli düşünerek kişiyi olumsuz etkiler. Kişinin motivasyonu düşmüşse, işine odaklanamaz, işlerini sürekli erteleyip zamanında yetiştiremez, zaman yönetimi yapma becerisini kaybeder, hedef koyamaz ve hedefe motivasyon geliştiremeyebilir. Bu olumsuzluklar zamanla uykusuzluk, sürekli yemek yeme ihtiyacı gibi fizyolojik sorunları da beraberinde getirmektedir. İştahta ve yemede farklılıklar olur, kişi sık sık uyanır, dinlenmeden kalkar, uyku kalitesi bozulur, keyif aldığı şeylerden keyif alamamaya başlar. Bunalma, sıkılma, tükenmiş hissetme duygusal sinyaller olarak kendini belli edebilmektedir. Tahammülsüzlük de yine duygusal sinyaller arasında yer almaktadır.
Sorun fark edilse bile kişi ne yapacağını bilemeyebilir
Kişinin zorlandığı deneyimlere; bir kişi, olay, duygu ya da ilişkiler vesile olabilmektedir. Bu duygulara ve durumlara sırt çevirmek yerine deneyimin bizzat kendisiyle yüzleşmek, bunu durumu kolaylaştıran yardımcılarla sağlıklı bir şekilde yapmak bireyin psikolojik iyi oluş hali için oldukça önemli bir adımdır. İnsanlar çoğu zaman onları zorlayan durumların ya da duyguların iş yoğunluğu ya da stresten kaynaklandığını düşünmektedir. Bu zorlayıcı durumun sonuçlarını yaşarken sebeplerin ve tetikleyenlerin ne olduğu önemsenmez. Ya da sebepler fark edilse bile kişi ne yapacağını bilememektedir. Yaşadıkları durumla kendilerince baş etme yöntemlerinin işe yarayıp yaramadığı da önem taşımaktadır. Koruyucu ruh sağlığı, yaşanılan zorlayıcı duygu ve durumların tetikleyicilerinin ne olduğuna ve nasıl çözüleceğine odaklanarak kişiyi daha iyi ve sağlıklı bir zihin haline ulaştırabilmektedir.
Fark et, kabul et, dönüştür
Kişi bu dönemde içinde ne yaşıyorsa buna 3 aşamada ele alabilir: İlk olarak yaşanılan duyguyu anlayabilmek önem taşımaktadır. Şu anki duygum nedir? Duygu tonum nedir? Bu duygumun bana söylediği anlam nedir? Yaşanılan duyguya anlam vermeyi destekleyebilir. 2. aşamada bu zorlayan duygu deneyimini tetikleyen özellikler ve buralarda bireyin ‘’hangi ihtiyacına’’ yönelik yaptığı ‘’hangi otomatik tutum ve davranışlar’’ bu zorlayan deneyimi beslemiş olabilir kısmı ele alınabilir. 3. Aşamada ise benzer bir durumda bir daha kalındığında; birey anlaşılmış olan duygu ve duygusal ihtiyaçlarını kendine ve başkalarına nazik ve saygılı bir şekilde nasıl tamamlayabilir sorusu ele alınabilir. Birçokları yaşadıkları zorlayıcı deneyimler en son noktaya gelinceye kadar profesyonel bir yardım almayı düşünmeyebilir ve bu aşamada bu deneyimlere sakinlikle yaklaşabilmek daha zorlayıcı ve karmaşık olabilmektedir. Fark etmek, fark ettiğini kabul etmek ve kabul ettikten sonra aktif dönüşüm gerçekleştirmek basit yöntemlerle hayata geçirilebilecek fakat kolay olmayabilen tutumsal değişiklikleri içerir. ‘’Fark etmek’’ fark etmediklerimizi fark edebilmek becerisinden geçerken; ‘’kabul etmek’’ içinde bulunulan duruma karşı bir pes etme hali değil, durumu-koşulları-deneyimi olduğu gibi kabul edebilme halini içerir. Nitekim aktif dönüşüm adımı tüm bunlardan sonra atılabilmektedir.
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: