Silivri Belediyesi 30'uncu Değirmenköy Domates Festivali ve 2'nci Tarım Fuarı’nın ilk gününde, Trakya’da Tarım konulu Panel Programı gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü Ziraat Yüksek Mühendisi Zehra Eyicil’in yaptığı panel, meydanda bulunan kahvehanede mahalle sakinleri ve üreticilerin yoğun katılımıyla düzenlendi. Söyleşiye Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Biyosistem Mühendisliği Öğretim Görevlisi Prof.Dr. Halim Orta, Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Canan Sağlam, Ziraat Odası İstanbul Şube Başkanı Ahmet Atalık, Silivri İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Hasan Güven, Silivri Tarım Kredi Kooperatifi Müdürü İzzettin Esin, Silivri Ziraat Odası Başkanı Metin Gürsu, Silivri Önder Çiftçi Danışmanlık Derneği Başkanı Turgay Sakarya ile Silivri Köyleri Süs Bitkileri Üretim ve Pazarlama Kooperatifi Müdürü Necmettin Eren konuşmacı olarak katıldı.EYİCİL: "SEKTÖR CAN ÇEKİŞİYOR"
Ziraat Yüksek Mühendisi Zehra Eyicil, sorularla ilgili yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: “Tarım sektörü, Türkiye’de ulusal gelire % 9, istihdama da % 25 katkı sağlayan bir sektör. Dünyanın bütün ülkelerinden tarım sektörüne çok özel bir yer verilir. Avrupa ülkelerinin birbirlerine taviz vermediği tek sektör tarım sektörüdür. Maalesef son yıllarda uygulanan yanlış tarım uygulamaları ve sürekli verimli tarım arazilerinin azalmasıyla, ithalata çok fazla ağırlık verilmesiyle, Tarım sektörü adeta can çekişmektedir. Tarım ve Köy işleri Bakanlığı ve hükümetimiz uyguladığı yanlış tarım politikalarıyla köylüye arkasını dönmüş durumdadır."GÜVEN: “EN VERİMLİ ARAZİLER SİLİVRİ’DE”
Silivri İlçe Tarım, Gıda ve Hayvancılık Müdürü Hasan Güven: “Silivri tarımı 424 bin dekar arazi üzerinde tarım yapıyoruz. Yaklaşık 220 bin dekarı buğday ekimi, 100- 110 bin dekarı ayçiçeği ekimi, 20-30 bin dekarı kanola ekimi. Maalesef sulanan tarım arazilerimiz az, en şanslı olan Değirmenköyümüz. 10-15 bin dekar sulanabilen araziye sahip. Sulama kanallarımız ve sulama kooperatifimiz var. Gerek seracılık, domates ve sebze üreticiliği yapan en büyük köyümüz Değirmenköy’dür. İlçemizdeki mera alanlarının toplamı 20 bin dekardır. Tarım ve verimlilik olarak Türkiye’nin en büyük arazileri Silivri’de. Bu yılki buğday rekoltemiz dekara 500-600 kilogram arası. Ayçiçeği üretiminde 200- 300 kilo arası değişen verimler var. Bu sene verimlilik açısından çok önemli bir yıl yaşıyoruz. Tarımda en büyük eksiğimiz istatistikî verilerimiz tam değil. Planlama yapılabilmesi için her şeyin kayıtlı olması gerekmektedir. Tarımsal üretim kayıt sistemi üzerinden kayıt tutmamız gerekiyor. Çiftçilerimizden bu konuda bize yardım etmelerini istiyoruz. Bu istatistiki verileri toplayarak, tarım planlaması ve doğru stratejiler üretmeliyiz. Tarım Bakanlığı olarak, tarladan sofraya üretimin her aşamasında varız. Türk çiftçisi çok ilaç kullanıyor diye eleştirilir, çok şükür Silivri’de olumsuz bir duruma rastlamadık. Üreticilerimizi bu konuda tebrik ediyorum. Seralarımızdan aldığımız hiçbir üründen olumsuz bir sonuç almadık. Daha iyi olmak için daha iyi üreteceğiz. Üretmek de yetmiyor, daha çok pazarlayacağız.”ESİN: "SİLİVRİ'DE 13 MİLYON TL KREDİ KULLANILDI"
Tarım Kredi Kooperatifleri Müdürü İzzettin Esin: “Kooperatifçilik birlikten kuvvet doğar demektir. 1883 yılından günümüze kadar sahip olduğu yaygın kuruluş ağıyla tarımsal üretim yapan üreticilerimizin, ekonomik haklarını korumak ve özellikle meslekleri seçimleri ile ilgili ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kısa ve orta vadeli krediler kullandırmaktayız. Silivri Tarım Kredi Kooperatifi’nin bu yıl ortaklarına kullandırdığı kredi 13 Milyon TL’dir. Tarım Kredi Kooperatifleri misyon olarak ortaklarının ve genel anlamda Türk çiftçisinin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik, mal ve hizmet üretme anlamında kaliteli, güvenilir ve uygun şartlar sağlamayı, ürünlerini pazarlamayı, çevreye ve doğaya saygılı en üretken sektör olmayı amaçlar. Vizyon olarak da Türkiye’nin tarımsal kredi ve girdi lideri çiftçilerinin sosyal, ekonomik güvencesi olmak istedik. İnşallah yaptığımız hizmet ile siz değerli çiftçilerimize layık bir kuruluş olmuşuzdur.”ATALIK: “HAKKIMIZI ARAMALIYIZ"
Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Ahmet Atalık; “Cumhuriyetin ilk döneminde nüfusun büyük çoğunluğu köylerde yaşadığından dolayı lokomotif sektörü olarak tarım seçildi. Tarım çeşitli yöntemlerle geliştirilmeye çalışıldı.1923- 38 dönemi Türkiye’de tam bir lokomotif dönem oldu. Türkiye’nin bugünkü konumuna baktığımızda tarımda kendi kendini besleyen ülkemizin eksilerde dolaştığını görüyoruz. Ağlamayana kimse emzik vermiyor, ben sağlıklı gıda yemek istiyorum diye bağıracaksınız! Ben diğer ülkelere göre neden daha az destek alıyorum diyeceksiniz! Kapıları aşındırmadıkça kimse ilgilenmiyor. Hakkımızı aramalıyız.”GÜRSU; “BİBER GAZINA ALIŞIK DEĞİLİZ"
Silivri Ziraat Odası Başkanı Metin Gürsu: “Türk tarihinde çiftçi; milletin efendisidir! Biz bunu böyle bilir, böyle yorumlarız. Biz biber gazı yemeye alışık değiliz! Biz emeğimizi, hakkımızı çalışarak alın teri ile pazara çıkarıyoruz. Bu pazarda da gerçek hakkımızı emeğimizi istiyoruz. Bunu da her yerde dile getiriyoruz. Biz çiftçimizin emeğini, alın terini istiyoruz. 2014 yılında da çalışacağız ekmeğimizi çıkaracağız. Vermeyenler utansınlar!”ORTA; “ÖRGÜTLENELİM ÇOK ÇALIŞALIM"
Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Biyosistem Mühendisi Öğretim Görevlisi Prof.Dr. Halim Orta; “Toprağına ve suyuna sahip çıkamayan, hürriyetine ve zürriyetine sahip çıkamaz! Bu topraklarda hür olmak ve sağlıklı nesiller yetiştirmek için, bu gerçekleri yüksek sesle dile getirmeliyiz. Doğru teşhisle, doğru tedavi yapmalıyız. Bizim artık çok fazla kaybedecek şeyimiz olduğuna inanmıyorum. 2014 yılı tarım işletmeciliğinde aile yılı olarak belirlendi. Bizler ne yapmalıyız? Kavunu, karpuzu sokaktan alın. Market satmasın onu. Sütü sokak sütçüsünden alın. Yağda ayçiçek yağı kullanın. Trakya’da oturuyorsunuz, bu bölgedeki üreticiye destek olun. İnadına üreteceğiz, çiftliğin içinde yaşayacağız. Tarımdan para kazanmaya çalışıp üç askeri olmazı bir araya getireceğiz; iyi mekanizasyon kullanacağız, mümkün olduğunca girdi çıktıyı depolayıp peşin alıp satmaya özen göstereceğiz, traktörün üstüne kendimiz bineceğiz! Örgütlenelim çok çalışalım.”SAĞLAM: "SİLİVRİ ALTERNATİF ÜRÜNE AÇIK"
Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitki Bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Canan Sağlam; “Bizdeki bitki sayısı Avrupa’nın bitki tür sayısı kadar ama çoğumuz ne yazık ki pek farkında değiliz. Çok ciddi tahribata uğruyor. Gerek karayollarının yapılması, gerek yerleşim alanları, turizm tesisleri bunların yok olmasına neden oluyor. Mesela kekik yıllarca doğadan toplanarak ihraç ürünü olarak da kullanılmış. Tahrip olan yalnız kekik değil. Adaçayında da sorun var, oda yurt dışına satılıyor. Toplama sırasında da fiyat yüksek olduğu için tahribat ortaya çıkıyor. Silivri bu yönden neden şanslı? Alternatif ürüne açık bir bölge burası. Bu nedenle tıbbi bitkileri burada çok kolay yapabileceğini düşünüyorum."SAKARYA: "ÇİFTÇİLERİMİZ İÇİN FUARLARA KATILIYORUZ"
Silivri Önder Çiftçi Derneği Dernek Başkanı Turgay Sakarya: “Derneğimizin kuruluş amacı Ziraat Mühendislerimizin önerileri ile toprak tahlilinden başlayarak bölgeye uyum sağlayan, verimi yüksek olan ve hastalıklara dayanıklı, tohumları bulup çıkartmak, bu tohumları ekerek verimliliğimizi daha iyi seviyelere çıkarmaktır. Bölgemizde doğru ilaçlamayı, doğru gübrelemeyi, doğru zamanda ve doğru dozda kullanılmasına öncülük etmekteyiz. Doğru tohum bulmak için de Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü ile ortaklaşa tohum çeşitleri denemeleri yaparak bölgeye uygun, verimli, hastalıklara dayanıklı, tohum çeşitlerini bulmaya çalışıyoruz. Derneğimiz 2014 yılında Silivri’mizin köyleri ve merkezi olmak üzere 153 üye sayısına ulaşmış yaklaşık 90 bin dekar alanda hizmet vermektedir. Çiftçimizi bilgi bakımından donanımlı hale getirmek için her yıl en az altı seminer düzenleyerek, fuarlara katılmak suretiyle çeşitli organizasyonlar yapıyoruz. Üye üreticilerimiz ile birlikte ekonomik yönden kazanç sağlayacak tarımsal uygulamalara önderlik yapmaktayız."EREN: “SİLİVRİ’NİN PARASI SİLİVRİ’NİN KÖYLERİNDE KALIYOR”
Silivri Köyleri Süs Bitkileri Pazarlama Kooperatifi Müdürü Necmettin Eren; “Biz Seymenköy’ü olarak Silivri köyleri adına bu kooperatifi kurduk. Yedi yıl önce süs bitkilerini araştırdık ve şuan iyi bir konumdayız. Çiftçilerin ek bir gelir sağlanması için bu işi yapması gerekiyor. Biz senelik 3 milyon adet mevsimlik çiçek, 5 milyon lale üretiyoruz. Bu da çiftçiliğimize hiç engel olmuyor. Seymen köyünde 14 tane üreticimiz var, 500 metrekare seradan, yıllık 20.000 TL para kazanıyor. Çalıştığımız üç ay. Süs bitkisinin pazarı çok. İstanbul’dan, İzmir’den, Yalova’dan çiçek geliyor, biz İstanbul’dayız fakat İstanbul’a çiçek satamıyoruz. Yetiştirmediğimiz için satamıyoruz. Borçları ödemek için ayçiçeği, buğdayı yok paraya veriyoruz. Mevsimlik çiçekler çok kısa bir dönemde isterse karını % 200’e katlayabilir. Azami bir buçuk ay çalışıyorsunuz. Bölge çiftçimiz de yetiştirsin, İstanbul’a gelen çiçek, İzmir’den değil Silivri’den gelsin.”
Ziraat Yüksek Mühendisi Zehra Eyicil, sorularla ilgili yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: “Tarım sektörü, Türkiye’de ulusal gelire % 9, istihdama da % 25 katkı sağlayan bir sektör. Dünyanın bütün ülkelerinden tarım sektörüne çok özel bir yer verilir. Avrupa ülkelerinin birbirlerine taviz vermediği tek sektör tarım sektörüdür. Maalesef son yıllarda uygulanan yanlış tarım uygulamaları ve sürekli verimli tarım arazilerinin azalmasıyla, ithalata çok fazla ağırlık verilmesiyle, Tarım sektörü adeta can çekişmektedir. Tarım ve Köy işleri Bakanlığı ve hükümetimiz uyguladığı yanlış tarım politikalarıyla köylüye arkasını dönmüş durumdadır."GÜVEN: “EN VERİMLİ ARAZİLER SİLİVRİ’DE”
Silivri İlçe Tarım, Gıda ve Hayvancılık Müdürü Hasan Güven: “Silivri tarımı 424 bin dekar arazi üzerinde tarım yapıyoruz. Yaklaşık 220 bin dekarı buğday ekimi, 100- 110 bin dekarı ayçiçeği ekimi, 20-30 bin dekarı kanola ekimi. Maalesef sulanan tarım arazilerimiz az, en şanslı olan Değirmenköyümüz. 10-15 bin dekar sulanabilen araziye sahip. Sulama kanallarımız ve sulama kooperatifimiz var. Gerek seracılık, domates ve sebze üreticiliği yapan en büyük köyümüz Değirmenköy’dür. İlçemizdeki mera alanlarının toplamı 20 bin dekardır. Tarım ve verimlilik olarak Türkiye’nin en büyük arazileri Silivri’de. Bu yılki buğday rekoltemiz dekara 500-600 kilogram arası. Ayçiçeği üretiminde 200- 300 kilo arası değişen verimler var. Bu sene verimlilik açısından çok önemli bir yıl yaşıyoruz. Tarımda en büyük eksiğimiz istatistikî verilerimiz tam değil. Planlama yapılabilmesi için her şeyin kayıtlı olması gerekmektedir. Tarımsal üretim kayıt sistemi üzerinden kayıt tutmamız gerekiyor. Çiftçilerimizden bu konuda bize yardım etmelerini istiyoruz. Bu istatistiki verileri toplayarak, tarım planlaması ve doğru stratejiler üretmeliyiz. Tarım Bakanlığı olarak, tarladan sofraya üretimin her aşamasında varız. Türk çiftçisi çok ilaç kullanıyor diye eleştirilir, çok şükür Silivri’de olumsuz bir duruma rastlamadık. Üreticilerimizi bu konuda tebrik ediyorum. Seralarımızdan aldığımız hiçbir üründen olumsuz bir sonuç almadık. Daha iyi olmak için daha iyi üreteceğiz. Üretmek de yetmiyor, daha çok pazarlayacağız.”ESİN: "SİLİVRİ'DE 13 MİLYON TL KREDİ KULLANILDI"
Tarım Kredi Kooperatifleri Müdürü İzzettin Esin: “Kooperatifçilik birlikten kuvvet doğar demektir. 1883 yılından günümüze kadar sahip olduğu yaygın kuruluş ağıyla tarımsal üretim yapan üreticilerimizin, ekonomik haklarını korumak ve özellikle meslekleri seçimleri ile ilgili ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kısa ve orta vadeli krediler kullandırmaktayız. Silivri Tarım Kredi Kooperatifi’nin bu yıl ortaklarına kullandırdığı kredi 13 Milyon TL’dir. Tarım Kredi Kooperatifleri misyon olarak ortaklarının ve genel anlamda Türk çiftçisinin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik, mal ve hizmet üretme anlamında kaliteli, güvenilir ve uygun şartlar sağlamayı, ürünlerini pazarlamayı, çevreye ve doğaya saygılı en üretken sektör olmayı amaçlar. Vizyon olarak da Türkiye’nin tarımsal kredi ve girdi lideri çiftçilerinin sosyal, ekonomik güvencesi olmak istedik. İnşallah yaptığımız hizmet ile siz değerli çiftçilerimize layık bir kuruluş olmuşuzdur.”ATALIK: “HAKKIMIZI ARAMALIYIZ"
Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Ahmet Atalık; “Cumhuriyetin ilk döneminde nüfusun büyük çoğunluğu köylerde yaşadığından dolayı lokomotif sektörü olarak tarım seçildi. Tarım çeşitli yöntemlerle geliştirilmeye çalışıldı.1923- 38 dönemi Türkiye’de tam bir lokomotif dönem oldu. Türkiye’nin bugünkü konumuna baktığımızda tarımda kendi kendini besleyen ülkemizin eksilerde dolaştığını görüyoruz. Ağlamayana kimse emzik vermiyor, ben sağlıklı gıda yemek istiyorum diye bağıracaksınız! Ben diğer ülkelere göre neden daha az destek alıyorum diyeceksiniz! Kapıları aşındırmadıkça kimse ilgilenmiyor. Hakkımızı aramalıyız.”GÜRSU; “BİBER GAZINA ALIŞIK DEĞİLİZ"
Silivri Ziraat Odası Başkanı Metin Gürsu: “Türk tarihinde çiftçi; milletin efendisidir! Biz bunu böyle bilir, böyle yorumlarız. Biz biber gazı yemeye alışık değiliz! Biz emeğimizi, hakkımızı çalışarak alın teri ile pazara çıkarıyoruz. Bu pazarda da gerçek hakkımızı emeğimizi istiyoruz. Bunu da her yerde dile getiriyoruz. Biz çiftçimizin emeğini, alın terini istiyoruz. 2014 yılında da çalışacağız ekmeğimizi çıkaracağız. Vermeyenler utansınlar!”ORTA; “ÖRGÜTLENELİM ÇOK ÇALIŞALIM"
Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Biyosistem Mühendisi Öğretim Görevlisi Prof.Dr. Halim Orta; “Toprağına ve suyuna sahip çıkamayan, hürriyetine ve zürriyetine sahip çıkamaz! Bu topraklarda hür olmak ve sağlıklı nesiller yetiştirmek için, bu gerçekleri yüksek sesle dile getirmeliyiz. Doğru teşhisle, doğru tedavi yapmalıyız. Bizim artık çok fazla kaybedecek şeyimiz olduğuna inanmıyorum. 2014 yılı tarım işletmeciliğinde aile yılı olarak belirlendi. Bizler ne yapmalıyız? Kavunu, karpuzu sokaktan alın. Market satmasın onu. Sütü sokak sütçüsünden alın. Yağda ayçiçek yağı kullanın. Trakya’da oturuyorsunuz, bu bölgedeki üreticiye destek olun. İnadına üreteceğiz, çiftliğin içinde yaşayacağız. Tarımdan para kazanmaya çalışıp üç askeri olmazı bir araya getireceğiz; iyi mekanizasyon kullanacağız, mümkün olduğunca girdi çıktıyı depolayıp peşin alıp satmaya özen göstereceğiz, traktörün üstüne kendimiz bineceğiz! Örgütlenelim çok çalışalım.”SAĞLAM: "SİLİVRİ ALTERNATİF ÜRÜNE AÇIK"
Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitki Bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Canan Sağlam; “Bizdeki bitki sayısı Avrupa’nın bitki tür sayısı kadar ama çoğumuz ne yazık ki pek farkında değiliz. Çok ciddi tahribata uğruyor. Gerek karayollarının yapılması, gerek yerleşim alanları, turizm tesisleri bunların yok olmasına neden oluyor. Mesela kekik yıllarca doğadan toplanarak ihraç ürünü olarak da kullanılmış. Tahrip olan yalnız kekik değil. Adaçayında da sorun var, oda yurt dışına satılıyor. Toplama sırasında da fiyat yüksek olduğu için tahribat ortaya çıkıyor. Silivri bu yönden neden şanslı? Alternatif ürüne açık bir bölge burası. Bu nedenle tıbbi bitkileri burada çok kolay yapabileceğini düşünüyorum."SAKARYA: "ÇİFTÇİLERİMİZ İÇİN FUARLARA KATILIYORUZ"
Silivri Önder Çiftçi Derneği Dernek Başkanı Turgay Sakarya: “Derneğimizin kuruluş amacı Ziraat Mühendislerimizin önerileri ile toprak tahlilinden başlayarak bölgeye uyum sağlayan, verimi yüksek olan ve hastalıklara dayanıklı, tohumları bulup çıkartmak, bu tohumları ekerek verimliliğimizi daha iyi seviyelere çıkarmaktır. Bölgemizde doğru ilaçlamayı, doğru gübrelemeyi, doğru zamanda ve doğru dozda kullanılmasına öncülük etmekteyiz. Doğru tohum bulmak için de Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü ile ortaklaşa tohum çeşitleri denemeleri yaparak bölgeye uygun, verimli, hastalıklara dayanıklı, tohum çeşitlerini bulmaya çalışıyoruz. Derneğimiz 2014 yılında Silivri’mizin köyleri ve merkezi olmak üzere 153 üye sayısına ulaşmış yaklaşık 90 bin dekar alanda hizmet vermektedir. Çiftçimizi bilgi bakımından donanımlı hale getirmek için her yıl en az altı seminer düzenleyerek, fuarlara katılmak suretiyle çeşitli organizasyonlar yapıyoruz. Üye üreticilerimiz ile birlikte ekonomik yönden kazanç sağlayacak tarımsal uygulamalara önderlik yapmaktayız."EREN: “SİLİVRİ’NİN PARASI SİLİVRİ’NİN KÖYLERİNDE KALIYOR”
Silivri Köyleri Süs Bitkileri Pazarlama Kooperatifi Müdürü Necmettin Eren; “Biz Seymenköy’ü olarak Silivri köyleri adına bu kooperatifi kurduk. Yedi yıl önce süs bitkilerini araştırdık ve şuan iyi bir konumdayız. Çiftçilerin ek bir gelir sağlanması için bu işi yapması gerekiyor. Biz senelik 3 milyon adet mevsimlik çiçek, 5 milyon lale üretiyoruz. Bu da çiftçiliğimize hiç engel olmuyor. Seymen köyünde 14 tane üreticimiz var, 500 metrekare seradan, yıllık 20.000 TL para kazanıyor. Çalıştığımız üç ay. Süs bitkisinin pazarı çok. İstanbul’dan, İzmir’den, Yalova’dan çiçek geliyor, biz İstanbul’dayız fakat İstanbul’a çiçek satamıyoruz. Yetiştirmediğimiz için satamıyoruz. Borçları ödemek için ayçiçeği, buğdayı yok paraya veriyoruz. Mevsimlik çiçekler çok kısa bir dönemde isterse karını % 200’e katlayabilir. Azami bir buçuk ay çalışıyorsunuz. Bölge çiftçimiz de yetiştirsin, İstanbul’a gelen çiçek, İzmir’den değil Silivri’den gelsin.”











