2009 yılından beri Yeni Sanayi Sitesi C-Blok’ta faaliyet gösteren Şota Rot Balans’ın sahibi Yusuf Türkyılmaz, motorlu taşıtların yolda daha güvenli gitmelerini sağlarken, bir yandan da güvenilir hizmeti vatandaşlarla buluşturuyor. Şota lakabıyla tanınan Yusuf Türkyılmaz, KASABA’ya konuşarak, vatandaşları kış aylarına karşı uyardı.
‘ÇIRAK OLARAK BAŞLADIM’
Rot-balans sektörüne nasıl başladığını anlatan Türkyılmaz, “1995 rot balans işine çırak olarak başladım. Silivri’de birkaç yerde çalıştım. Ondan sonra İstanbul’a gittim, İstanbul’da çalıştım. 2009 Nisan ayının 7’sinde burayı açtım. Burada Şota olarak tutuldum. İşimizi güzel yaptık, sevildik ve esnaf arasında da sevilen bir esnaf oldum. Bu işe atılmamın sebebi de ortaokulu okurken başımdan bir olay geçti. Arkadaşlarla denize gittik, denizde arkadaşımızın biri boğuldu. O boğulma esnasından sonra ben okulu bırakmak zorunda kaldım. Allah razı olsun bir abimiz vardı, aldı bizi önceden Maxi’nin orada Rot Balans dükkanı vardı. Oraya bizi işe koydu. Orada da çalıştık. Ondan sonra bu mesleği sevdim. Çalıştıktan sonra zaten dükkan açmaya karar verdim. Çalışıyoruz, işlerimiz güzel sıkıntı yok” dedi.
‘KANUN ÇOK GEÇ ÇIKTI’
1 Aralık’ta başlayan kış lastiği uygulamasıyla ilgili de bilgiler veren Türkyılmaz, rot ayarlarını kesinlikle kontrol ettirmesini söyledi. Türkyılmaz şu şekilde konuştu;
“Aslında bu kanun çok geç çıktı. Bu kanunun normalde bir 10 sene önce çıkması lazımdı. Çünkü bizim insanlarımız da lastik alışkanlığı yok. Yaz-kış alışkanlığı yok. Bitik lastiklerle karda kışta devam etmeye çalışıyorlar ve kazaları çoğaltıyorlar. Zaten bu kazaların yüzde 90’ı lastikten meydana geliyor. Lastik yerle öpüşmezse araba durmaz. Adamın kar lastiği var, öbür adamın yok, bu ne oluyor kar lastiği olan adamı engelliyor.
‘DENETİMLER ARTTIRILMALI’
Bize illaki ceza lazım, ceza vermeden hiçbir şeye uygulamak olmaz. Kar lastiği mecburi olsa, ceza olmasa zaten yine kış lastiği takan olmaz. Bu halde takan olmuyor şuan bile eksiklik var. Bizim polislerimizin şuan eksikliği var. Uygulamayı tam anlamıyla yapmıyorlar. Yani serbest bırakıyorlar. Biraz daha bu yönden denetlemeyi sıkılaştırsalar, kaza oranı düşer. Herkesin lastiği yeni olur. Bu arada bakım yapmış oluyorlar. Yani lastiği takıp sökmüyorlar ki bakım arabanın ön takımında, bozuk parçalar meydana çıkıyor, lastikleri yenilemiş oluyor.
‘YAZLIK-KIŞLIK LASTİK YOK’
Şimdi hem yazlık, hem de kışlık lastik diye bir şey yok. ‘4 mevsim’ diye eskiden yaz lastikleri millete söyleniyordu ama bunun asıl gerçeği bu değil. Kar lastiğinin kauçuğu ayrı, yaz lastiğinin kauçuğu ayrı. Ona göre ham maddesi var. Kar lastiğinin üstünde ince damarlar var. O damarların içinde ince tomurcuklar var, aracın yola yapışmasını, karlı havada araç gittiği zaman ince damarların açılmasını sağlar ve kar lastiklerinde normal lastiklere göre diş derinliği daha fazladır. Normal lastiğin şekli düz kanallı, kar lastiği biliyorsunuz baklava şeklindedir. Bu da aracın yolu daha rahat kavramasını sağlar.
‘ARAÇTA ZİNCİR BULUNDURUN’
Kış lastikleri yazın kullanıldığı zaman arabaya zarar verir. Çünkü lastikler yazın daha çabuk aşınır. Yani bu şöyle ki hamuru kışa göre yapıyorlar, bir de hamuru yaza göre yapıyorlar. O misal düşünmek lazım. Yani lastiğin içine koydukları maddeden dolayı kışlık lastiği, yazın kullanmak lastiği çabuk eritmek demektir. ‘Kar lastiğim var’ diyerek zincir takmıyorlar. Arabada zincir bulundurmamak zaten suç. Sonuçta zincir arabada şart. Kar lastiğinin görevini yapamadığı yerde, zincir takılır. ‘Kar lastiği aldım, zincir almama gerek’ diye bir şey yok. Mecbur arabada her daim kışın zincir bulundurmak şart. Kar lastiği her yerde görev yapmaz. Kar lastiği buzda işe yaramaz. Kar lastiği sadece yumuşak karlarda işe yarar. Sert bir buzda işe yaramaz kaydırır.
‘LASTİĞİN ÖMRÜNE BAKIN’
Vatandaşların kış için araçlarına yapması gereken işleri bir an önce yapmaları gerekiyor. Kar lastiği cezası 1 Aralık’ta başladı. Mesela vatandaşlar, bu işe Ekim ayında başlamalı. Ekim’de başlarsan, hem lastikçiler şişmez, hem de işi yapan işçide hata yapmadan düzgün bir iş çıkarmış olur. Lastik alırken de lastiğin tarihine dikkat etmeleri lazım. Lastiğin 4 senelik raf ömrü var. Şimdi ekmek düşünün bayatlıyor, bu da ekmek gibi bayatlıyor. Mesela tarihi geçmiş lastik sertleşir, yolda tutunmaz.”
‘ROT-BALANS ÇOK ÖNEMLİ’
Araçların rot-balans ayarlarıyla ilgili de bilgiler veren Türkyılmaz, “Bizim işler çok hassas iştir. Bizim tek sorunumuz insanların bilinçsiz bilgilendirilmeleri. Şimdi adam ön takım değiştiriyor, balansa gelmiyor. Bu sıkıntı ön takımdan ne sökülürse sökülsün rot-balans şart. Adam sancağını değiştiriyor, rot balansa gelmiyor, amortisörünü değiştiriyor, rot balansa gelmiyor. Rot-balans arabanın en önemli şeyidir. Yani senin canın rot-balansın üstünde kurulu. Rot-balans arabanın dengesini sağlıyor. Yolda akışını sağ-sola çekmesini önlüyor. Lastiklerin erimesini önlüyor, titremesini önlüyor, rot-balans çok önemli” dedi.
‘HER 10 GÜN DE BİR AYAR’
‘Araçların rot-balansı normal şartlarda, her 10 günde mutlaka yapılması lazım’ diyen Türkyılmaz, “Bizim bu yönden büyük eksikliğimiz var. Yani rot balans konusunda insanların duyarlılığı çok az. Daha rot balansın ne olduğunu bilmeyen insanlar var. Çünkü sen kendi canını değil, karşındaki canı düşünmek zorundasın. Benim rot balansım yüzünden karşıdaki insanın canını alamam. Şimdi kazalar görüyoruz, direksiyon hakimiyetini yitirdi, duvara vurdu veya insanı ezdi. Şimdi arabada rot başı, rot mili, amatisör, rotil dediğimiz olaylar var. Bir rot balansın bozulup, yerinden çıkması direksiyon hakimiyetini yitirmesi demektir” şeklinde konuştu.
‘ACELE İŞ HATAYA YÖNLENDİRİR’
Türkyılmaz, sözlerini şu şekilde noktaladı;
“Rot balansa geldikleri zaman acele ediyorlar. Rot balans konusunda acele yok. Acele iş, her zaman ustayı hataya yönlendirir. İnsanların sabırlı olması lazım. Şimdi bir arabayı 5 dakikada rot balans yapamaz kimse. Her şeyin bir standardı vardır. Onun içinde müşterilerimizin de sabrını bekliyoruz. Herkesin işi acele, aceleyle bu işler yürümez diye bilirim. Onun içinde sabretmek lazım.”











