Değirmenköy'de 2004 yılındaki Hıristiyan ayinini engelleyen Nedim Dündar, 10 yıl aradan sonra 9 Kasım günü tekrar planlanan ayin için "Yasalarda belirtilmemiş ve resmi olmayan kiliselerde ayine tepki göstermek her Türk vatandaşının görevidir. Bugün MHP ilçe başkanı olsaydım, tepkim yine aynı olurdu" dedi. Dündar, Lozan Anlaşması'nın delinmemesi gerektiğini söyledi. ÖZEL HABER- EREN ERMİŞKasaba gazetesinin gündeme getirdiği Silivri Değirmenköy'deki Hıristiyan Ortodoks Kilisesi'nde 9 Kasım'da planlanan ayine ilk tepki, MHP eski İlçe Başkanı Nedim Dündar'dan geldi. 2004 yılında yapılmak istenen ve o dönemde ilçe başkanlığı görevinde bulunan Nedim Dündar, "Bugün ilçe başkanı olsaydım, 10 yıl önceki gibi yine tepkimi gösterirdim" diyerek planlanan ayine dikkat çekti. Yapılmak istenenin sadece sıradan bir ayin ya da ibadet olmadığını belirten Dündar, Hıristiyanların ülkemize yönelik uzun planlı faaliyet amaçladıklarını öne sürdü.
1923 yılındaki Lozan Anlaşması'na vurgu yapan Dündar, "Bizim asıl amacımız Lozan'ı deldirmemektir. Lozan bu ülkenin tapusudur. Kanımız ve canımız pahasına bunu korumak zorundayız. İşte herkes hadiseye bu açıdan bakmalı" dedi.HERKES DİNİNİ YAŞAMAKTA ÖZDÜRGÜRNedim Dündar, 2004 yılında yaşadıklarını ve Hıristiyanların planlarını şöyle anlattı:
"Öncelikle ifade etmek isterim ki, bütün dinlere saygıyla bakan bir insanım. Herkes dinini yaşamakta özgürdür. Fakat bu dinler yaşanırken, o topluma zarar verici hale getirmemek gerekir. Son zamanlarda gündeme gelen 9 Kasım'daki Hıristiyan Ortodokslarının Değirmenköy kilisesindeki ayin hazırlığı son derece yanlıştır. Çünkü bu ayin yıllar önce de yapılmak istenmişti ve biz buna dur demiştik.
Bizim o günkü eylemimiz, neden ayin yapıldığı veya ibadet yapıldığı değildir; neden Değirmenköy'de yapıldığıdır! Tekrar söylüyorum, yoksa herkes dinini yaşamakta özgürdür. Ama Değirmenköy Kilisesi'nde ayin yapmak yanlıştır! Nereye göre yanlış? Lozan Anlaşmasına göre. Lozan'da, azınlıkların nerede nasıl yaşayacakları, nerede ibadet edecekleri yazılıdır. Değirmenköy'de faal bir kilise olsa; yani resmi, hukuka uygun, aktif bir şekilde kullanılan ve ibadet yapılan bir kilise varsa, kimsenin bir şey demeye hakkı yok.LOZAN'IN DELİNMESİNİ ÖNLEDİKBizim 2004 yılında aynı yerdeki ayini engellemekteki amacımız, Lozan'ın delinmesini önlemekti. Çünkü Lozan, bu ülkenin tapusudur. Basite indirerek örnek vermek istiyorum, çünkü insanlarımız iyi anlamalı. Bir arabanın size ait olduğunu ruhsatından kanıtlarsınız. Evin size ait olduğunu tapusundan kanıtlarsınız. Bu ülke kimin? Bizimdir, o da Lozan Anlaşması'dır. Kanımız ve canımız pahasına bunu korumak zorundayız.ZİYARET İZNİ ALIYORLAR
GELİP AYİN YAPIYORLARİdarecilerimizin, bürokratlarımızın ve yöneticilerimizin Lozan'dan haberi yok. Papaz Bartholomeos izin talebinde bulunuyor ve 'ziyaret edeceğim' diyor. Bartholomeos bir Türk vatandaşıdır. Burada sihirli kelime 'ziyaret edeceğiz' demektir. Ziyaret izni alıyor, sonra geliyor ayin yapıyor. Bakanlıktan güvenlik güçlerine yazı geçiliyor, 'gerekli tedbirleri alın' deniyor, sonra bizim devletimizin güvenlik görevlileri arasında ayin yapılıyor.
2004 yılında bunları yaşadık biz. Devlet himayesi altında Lozan deliniyor."ÖNCE EŞELERLER SONRA TALEP EDERLERTarihte yaşanmış bir çok benzer gelişmelerin olduğunu belirten Nedim Dündar, Türkiye'nin bölünmesi ve parçalanması için mücadele gösteren odaklara dikkat çekti.
Dündar, şöyle devam etti:
"Tarihten başka örneklerle yapılmak isteneni kısaca anlatmak istiyorum. Mesela Ermeniler, Türkiye'de toprağı eşeliyor ve tarihini çıkarıyor. Bunun arkasından gelecek belli; talep...
'Sizden önce biz yaşadık burada, tarihimiz var' diyorlar, sonra uluslararası kamuoyuna seslerini duyuruyorlar. Ermeni Katliamı adı altında tazminat istediler. Türkiye yıllarca buna sessiz kaldı. Tazminat hakkını elde edince, Türkiye'nin bunu karşılayacak gücü olmadığını bildikleri için, 'Verin şuradan 5-6 il, tazminat karşılansın' dediler. Ben kendi anladığım dilden anlatıyorum, olay kısaca budur.YUNANİSTAN'DAKİ CAMİLERİMİZ NEREDE?Şimdi Rum Ortodokslar geliyor, Değirmenköy'de ayin yapacağız diyor, kiliseleri geziyor.
Silivri'de 9 kilise var, hepsi ayakta. Hemen dibimizdeki Yunanistan'da camilerimiz vardı ama şimdi yok. Kaç tanesi ayakta?HIRİSTİYANLARIN HEDEFİ İSTANBULYarın bunun arkasından talep getirmek için bugün uğraş sarf ediyorlar. Uluslararası hukukta zaman önemli değildir. 50 yıl, 100 yıl sonraki hedeflerdir. Ve bu yönde Hıristiyan Ortodoksların yoğun bir çalışması var. Altını çizerek belirtmek istiyorum, Türk Ortodokslar değil, Hıristiyan Ortodoksların hedefi var. Tekrar İstanbul'u istiyorlar. Onların deyimiyle Konstantinopolis'i..." HERKES YANLIŞ YERDEN BAKIYOR
MESELE DİN ÖZGÜRLÜĞÜ FALAN DEĞİLAyin yapmanın "din özgürlüğü" şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çizen Nedim Dündar, "Kimsenin haberi yok, hadiseye yanlış yerden bakıyorlar. Hayır efendim, biz her zaman Lozan'ı savunacağız ve savunmalıyız. Lozan'ı iyi anlatmamız lazım. Herkes Lozan'ı iyi bilmeli. Devleti kurumlarındaki herkes başta olmak üzere, öğrencilere ve vatandaşlarımıza asıl yapılmak istenen iyi anlatılmalı. Faal bir kilisede yapılmak istenen bir ayin olsa anlarım. Engellemek isteyenin karşısında dururum. Kayıt dışı bir kilisenin tekrar hayata geçirilmesi demek, planlara doğru yürümek demektir" diye konuştu. DİN TURİZMİ ZİYARET ETMEYLE OLURDeğirmenköy'deki ayinin "din turizmi" olarak görülmesini de değerlendiren Dündar, "Din turizmi demek ziyaret demektir. Gelirsiniz, ziyaret edersiniz ve gidersiniz. Yapacaklarınız bellidir. Mesela biz Müslüman'ız. Hacca gidildiğinde yapacaklar programa tabidir. Ben sabah erken kalkayım da Kabe'yi tavaf edeyim geleyim diyemezsiniz. Tüm yapacaklarınız bellidir. Anlatmak istediğim bu. Yasalarda belirtilmemiş ve resmi olmayan, ibadete imkan verilmeyen kiliselerde ayine tepki göstermek her Türk vatandaşının görevidir" dedi. YİNE MHP İLÇE BAŞKANI OLSAYDIM
YİNE TEPKİ GÖSTERİRDİMMHP eski İlçe Başkanı Dündar, şuanda tekrar görevde olması halinde tavrının değişmeyeceğini belirtti. "2004'teki gibi ayine aynı tepkiyi gösterirdim" diyen Dündar,
"Ben bugün MHP Silivri İlçe Başkanı olsaydım, tutumum yine aynı olurdu. Tepkimi gösterirdim. Fikrimiz ve düşüncemiz belli bizim. Amacımız, ideallerimiz, açık ve net" ifadesini kullandı. Ayinle ilgili Silivrililerin yorumları:
SİLİVRİ HALKI HIRİSTİYAN AYİNİNİ YORUMLUYOR (2) !
1923 yılındaki Lozan Anlaşması'na vurgu yapan Dündar, "Bizim asıl amacımız Lozan'ı deldirmemektir. Lozan bu ülkenin tapusudur. Kanımız ve canımız pahasına bunu korumak zorundayız. İşte herkes hadiseye bu açıdan bakmalı" dedi.HERKES DİNİNİ YAŞAMAKTA ÖZDÜRGÜRNedim Dündar, 2004 yılında yaşadıklarını ve Hıristiyanların planlarını şöyle anlattı:
"Öncelikle ifade etmek isterim ki, bütün dinlere saygıyla bakan bir insanım. Herkes dinini yaşamakta özgürdür. Fakat bu dinler yaşanırken, o topluma zarar verici hale getirmemek gerekir. Son zamanlarda gündeme gelen 9 Kasım'daki Hıristiyan Ortodokslarının Değirmenköy kilisesindeki ayin hazırlığı son derece yanlıştır. Çünkü bu ayin yıllar önce de yapılmak istenmişti ve biz buna dur demiştik.
Bizim o günkü eylemimiz, neden ayin yapıldığı veya ibadet yapıldığı değildir; neden Değirmenköy'de yapıldığıdır! Tekrar söylüyorum, yoksa herkes dinini yaşamakta özgürdür. Ama Değirmenköy Kilisesi'nde ayin yapmak yanlıştır! Nereye göre yanlış? Lozan Anlaşmasına göre. Lozan'da, azınlıkların nerede nasıl yaşayacakları, nerede ibadet edecekleri yazılıdır. Değirmenköy'de faal bir kilise olsa; yani resmi, hukuka uygun, aktif bir şekilde kullanılan ve ibadet yapılan bir kilise varsa, kimsenin bir şey demeye hakkı yok.LOZAN'IN DELİNMESİNİ ÖNLEDİKBizim 2004 yılında aynı yerdeki ayini engellemekteki amacımız, Lozan'ın delinmesini önlemekti. Çünkü Lozan, bu ülkenin tapusudur. Basite indirerek örnek vermek istiyorum, çünkü insanlarımız iyi anlamalı. Bir arabanın size ait olduğunu ruhsatından kanıtlarsınız. Evin size ait olduğunu tapusundan kanıtlarsınız. Bu ülke kimin? Bizimdir, o da Lozan Anlaşması'dır. Kanımız ve canımız pahasına bunu korumak zorundayız.ZİYARET İZNİ ALIYORLAR
GELİP AYİN YAPIYORLARİdarecilerimizin, bürokratlarımızın ve yöneticilerimizin Lozan'dan haberi yok. Papaz Bartholomeos izin talebinde bulunuyor ve 'ziyaret edeceğim' diyor. Bartholomeos bir Türk vatandaşıdır. Burada sihirli kelime 'ziyaret edeceğiz' demektir. Ziyaret izni alıyor, sonra geliyor ayin yapıyor. Bakanlıktan güvenlik güçlerine yazı geçiliyor, 'gerekli tedbirleri alın' deniyor, sonra bizim devletimizin güvenlik görevlileri arasında ayin yapılıyor.
2004 yılında bunları yaşadık biz. Devlet himayesi altında Lozan deliniyor."ÖNCE EŞELERLER SONRA TALEP EDERLERTarihte yaşanmış bir çok benzer gelişmelerin olduğunu belirten Nedim Dündar, Türkiye'nin bölünmesi ve parçalanması için mücadele gösteren odaklara dikkat çekti.
Dündar, şöyle devam etti:
"Tarihten başka örneklerle yapılmak isteneni kısaca anlatmak istiyorum. Mesela Ermeniler, Türkiye'de toprağı eşeliyor ve tarihini çıkarıyor. Bunun arkasından gelecek belli; talep...
'Sizden önce biz yaşadık burada, tarihimiz var' diyorlar, sonra uluslararası kamuoyuna seslerini duyuruyorlar. Ermeni Katliamı adı altında tazminat istediler. Türkiye yıllarca buna sessiz kaldı. Tazminat hakkını elde edince, Türkiye'nin bunu karşılayacak gücü olmadığını bildikleri için, 'Verin şuradan 5-6 il, tazminat karşılansın' dediler. Ben kendi anladığım dilden anlatıyorum, olay kısaca budur.YUNANİSTAN'DAKİ CAMİLERİMİZ NEREDE?Şimdi Rum Ortodokslar geliyor, Değirmenköy'de ayin yapacağız diyor, kiliseleri geziyor.
Silivri'de 9 kilise var, hepsi ayakta. Hemen dibimizdeki Yunanistan'da camilerimiz vardı ama şimdi yok. Kaç tanesi ayakta?HIRİSTİYANLARIN HEDEFİ İSTANBULYarın bunun arkasından talep getirmek için bugün uğraş sarf ediyorlar. Uluslararası hukukta zaman önemli değildir. 50 yıl, 100 yıl sonraki hedeflerdir. Ve bu yönde Hıristiyan Ortodoksların yoğun bir çalışması var. Altını çizerek belirtmek istiyorum, Türk Ortodokslar değil, Hıristiyan Ortodoksların hedefi var. Tekrar İstanbul'u istiyorlar. Onların deyimiyle Konstantinopolis'i..." HERKES YANLIŞ YERDEN BAKIYOR
MESELE DİN ÖZGÜRLÜĞÜ FALAN DEĞİLAyin yapmanın "din özgürlüğü" şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çizen Nedim Dündar, "Kimsenin haberi yok, hadiseye yanlış yerden bakıyorlar. Hayır efendim, biz her zaman Lozan'ı savunacağız ve savunmalıyız. Lozan'ı iyi anlatmamız lazım. Herkes Lozan'ı iyi bilmeli. Devleti kurumlarındaki herkes başta olmak üzere, öğrencilere ve vatandaşlarımıza asıl yapılmak istenen iyi anlatılmalı. Faal bir kilisede yapılmak istenen bir ayin olsa anlarım. Engellemek isteyenin karşısında dururum. Kayıt dışı bir kilisenin tekrar hayata geçirilmesi demek, planlara doğru yürümek demektir" diye konuştu. DİN TURİZMİ ZİYARET ETMEYLE OLURDeğirmenköy'deki ayinin "din turizmi" olarak görülmesini de değerlendiren Dündar, "Din turizmi demek ziyaret demektir. Gelirsiniz, ziyaret edersiniz ve gidersiniz. Yapacaklarınız bellidir. Mesela biz Müslüman'ız. Hacca gidildiğinde yapacaklar programa tabidir. Ben sabah erken kalkayım da Kabe'yi tavaf edeyim geleyim diyemezsiniz. Tüm yapacaklarınız bellidir. Anlatmak istediğim bu. Yasalarda belirtilmemiş ve resmi olmayan, ibadete imkan verilmeyen kiliselerde ayine tepki göstermek her Türk vatandaşının görevidir" dedi. YİNE MHP İLÇE BAŞKANI OLSAYDIM
YİNE TEPKİ GÖSTERİRDİMMHP eski İlçe Başkanı Dündar, şuanda tekrar görevde olması halinde tavrının değişmeyeceğini belirtti. "2004'teki gibi ayine aynı tepkiyi gösterirdim" diyen Dündar,
"Ben bugün MHP Silivri İlçe Başkanı olsaydım, tutumum yine aynı olurdu. Tepkimi gösterirdim. Fikrimiz ve düşüncemiz belli bizim. Amacımız, ideallerimiz, açık ve net" ifadesini kullandı. Ayinle ilgili Silivrililerin yorumları:
SİLİVRİ HALKI HIRİSTİYAN AYİNİNİ YORUMLUYOR (2) !










