Yıl 2005... Silivri Çarşı meydanı. Aynı bugün olduğu gibi, Değirmenköy'de yapılmak istenen Hıristiyan ayinine karşı çıkıldı. CHP, MHP, DYP, DSP ve ANAP ilçe başkanları ortak bildiri yayınlayıp, "Söz konusu dinimiz, vatanımız ve Türk Milleti" dediler. AK Parti hariç, diğer siyasiler biraraya gelerek ayine tepki gösterdiler.ÖZEL HABER- EREN ERMİŞ
Fener Rum Ortodoks Patriği I.Bartholomeos'un Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar'a yaptığı ziyaret ile başlayan ayin sürecinin yankıları devam ediyor. İlk olarak 2004 yılında Değirmenköy'deki Ortodoks Kilisesi'nde ayin girişiminde bulunan papazlar, MHP'lilerin tepkisi nedeniyle ayinlerini gerçekleştiremeden geri dönmek zorunda kaldı.
10 yıl önce yapılmak istenen ayine her kesimden tepki yağarken, bugün yine hükümet izniyle birlikte ayin gerçekleştirilmek isteniyor. CHP'li Belediye Başkanı Özcan Işıklar'ın da destek verdiği Hıristiyan ayini 9 Kasım'da Değirmenköy'de gerçekleştirilecek.
Son haftalarda ayinin neden "yapılmaması" gerektiği ve ülkemiz üzerinde hangi planların kurgulandığını dile getiren fikir sahibi kişiler, "Yapılmak istenen bu ayin, din turizmi ve inanç özgürlüğü olarak değerlendirilmemeli" görüşünde birleşirken, kamuoyunu tarihten örnekler vererek aydınlatmaya çalışıyor.IŞIKLAR "CAHİLLER" DEDİ
KASABA BELGEYE YAYINLADI
Hadiseye "din turizmi" ve "din özgürlüğü" açısından yaklaşan ve ayine destek çıkan Belediye Başkanı Özcan Işıklar, ayine tepki gösteren fikir sahipleri için şok bir yorumda bulundu.
TRT Radyo 1'de konuşan Başkan Işıklar, "Bunu bir milli politika, vatan hainliğine ve din düşmanlığına götürmeye cüret edebilecek kadar cühela (cahil) bir kesim var" ifadesini kullandı.
Ayine karşı düşüncelerini dile getirdikleri için "cahil suçlamasıyla" karşılaşan fikir sahipleri sessizliğini korurken, KASABA gazetesi gerçekleri ortaya çıkaran bir belgeye ulaştı.
2004 yılındaki hadiselerden 1 yıl sonra tekrar gündeme gelen ayin meselesine CHP, MHP, DYP, DSP ve ANAP ilçe başkanları ortak bildiriyle karşı çıkmış!..CHP'NİN BUGÜNKÜ İLÇE BAŞKANI
MÜMİN TUĞLU DA "HAYIR" DİYENLERDEN
2005 yılındaki imzalı bildiride, bugün CHP İlçe Başkanlığı görevini yürüten Mümin Tuğlu'nun, 9 yıl önce yine aynı görevde bulunduğu ve Hıristiyan ayinine tepki gösterdiği dikkat çekiyor. Ayrıca ortak basın açıklamasında, Anavatan Partisi (ANAP) Silivri İlçe Başkanı Refik Bek, Doğrul Yol Partisi (DYP) Silivri İlçe Başkanı Salih Yazıcı, Demokratik Sol Parti (DSP) Silivri İlçe Başkanı Perihan Özkurt, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Silivri İlçe Başkanı Nedim Dündar'ın imzaları yer alıyor.
BU KİŞİLER DE CAHİL MİYDİ?
Hükümet partisi AK Parti hariç, 5 siyasi partinin "Silivri Bizans olmayacak" başlığı altında kamuoyuna duyurdukları bildiride, bugün tepki gösterenler ile aynı düşünceler yer alıyor. Başkan Özcan Işıklar ise, 9 yıl önceki gibi ayine karşı çıkanları bugün "cahil olmakla" suçluyor.9 YIL ÖNCE HANGİ SÖZLERLE TEPKİ GÖSTERİLMİŞTİ?
İŞTE O BASIN AÇIKLAMASI:
"Silivri kamuoyu son günlerde, Fener Rum Patrikhanesi ve Yunanistan’dan gelen Ortodoks Hıristiyanların ayin törenleri konusu ile meşgul olmuş ve toplumumuzun huzuru kaçırılmıştır.
Fener Rum Patrikhanesi, Fatih Camiinin altındaki tarihi Fatih sarnıcının (yani su deposunu) bir takım emrivaki ve zorlamalarla kilise haline dönüştürme gayretleri içersindedir. Üç sene önce, turist olarak gelen bir gruba, burada ayin yapma fırsatı verilmiştir. Bu gafleti değerlendirmeye çalışan Fener Rum Patrikhanesi, ayinleri gelenekselleştirip, her yıl düzenleme niyetindedir. Bu gruplara yasal olarak ayin izni verilemeyeceği defalarca söylenmesine rağmen, Başpapaz Bartelemos konuyu devletimizle bir inatlaşma, zıtlaşma ve bir pazarlığa dönüştürmeye çalışmaktadır.AYİNİN ARKASINDAKİ AMAÇ SİYASİDİR
Bu ısrarlı talep, Hıristiyan dininin vecibelerini yerine getirmek gibi masumane bir görüntüde ortaya çıksa da, arkasında yatan asıl amaç siyasidir. Yani Başpapaz Bartelemos, Yunanistan’la aynı doğrultuda hareket edecek, Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşu sırasında Lozan Anlaşması ile belirlenmiş kuralları değiştirmeye ve ulusumuzun kazanmış olduğu hakları ortadan kaldırmaya çalışmaktadır. Caminin altındaki bu su deposunda ayin düzenleme çabası, söz konusu hedef için, bir kapı aralama, bir eşik atlama girişimidir.BARTHOLOMEOS BAĞIMSIZ DEVLET
STATÜSÜ KAZANMAK İSTİYOR
Lozan anlaşması Türkiye’de kalan Rumların ve Yunanistan’da kalan Türklerin haklarını ve sınırlarını belirlemiştir. İstanbul’da kalan Rum azınlığın ibadet yerleri bu anlaşma ile belirlenmiş olmasına rağmen, Başpapaz Bartelemos bağımsız devlet statüsü (ekümeniklik) kazanmak için sınırları zorlamaktadır.İNANÇLARA DUYDUĞUMUZ
SAYGI İSTİSMAR EDİLİYOR
Türk Milletinin gayri-Müslimlere gösterdiği saygı ve nezaket tarihsel bir gerçektir. Milletimiz beş yüz yıldan fazla bir süre gayri-Müslimlerle barış içersinde yaşamaktadır. Bizlerde bugün, hangi inançtan olursa olsun bütün yurttaşlarımızın dini ibadetlerini rahatlıkla yerine getirmelerinden yanayız. Ancak Başpapaz Bartelemos’un zorlamalarını bu haklar çerçevesinde görmemiz mümkün değildir. Çünkü Fener Rum Patrikhanesi, bindirilmiş kıtalar gibi, İstanbul’dan, Yunanistan’dan ve hatta Romanya’dan taşınan Ortodokslarla toplumumuzun dengelerini bozmakta, halkımızın farklı dinlere duyduğu saygıyı istismar etmektedir.CUMHURİYET TEHLİKELER İLE YÜZYÜZE
Başpapaz Bartelemos kanun tanımayan bu tavırları gösterme cesaretini, ülkemizin Avrupa Birliği ile yaşadığı süreçten almaktadır. AB’ye mecburuz psikolojisi ile yürütülen diplomasi ve verilen tavizler, Türkiye aleyhtarı olan herkese cesaret vermektedir. Bu kesimler “yaygara kopar, cazgırlık yap, daha fazla hak elde et” mantığıyla, sürekli bir şeyler istemektedirler. AKP iktidarı ise, başarısız 3 yıla rağmen, iktidarda kalış süresini uzatabilmek için, istenilen her tavizi kabul etmektedir.
Verilen bu tavizler, akıl ve izan sınırlarını aşmıştır. Ülkemiz ve Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetimiz ciddi tehlikelerle yüz yüzedir. Vakurla, sessiz ve sakin duran halkımız da, bu gidişattan memnun değildir.
Büyük sorunlar, büyük adımlarla çözülebilir. Milli davalar, milli beraberliklerle korunabilir.Biz aşağıda imzası bulunan siyasi partiler ve toplum kuruluşları olarak, Silivri üzerinde oynanan Bizans oyunlarını bertaraf etmek, ilçemizin huzur ve kardeşliğini bozmaya yönelik kışkırtıcı girişimleri sonuçsuz bırakmak üzere bir araya geldik.KİMSE SABRIMIZI ZORLAMASIN
Siyasi görüşlerimizdeki farklılıkları saygıyla karşılayan bir anlayışla, toplumumuzun faydasına olan konularda ve milli davalarımızda, tereddütsüz olarak birlik ve beraberlik içinde davranma, azim ve kararlılığı içersindeyiz.
Hiç kimsenin, cumhuriyetimizin ve milletimizin temel değerleri ile oynamamasını ve halkımızın sabrını zorlamamasını tavsiye ederiz.
Halkımızın hiçbir kışkırtma ve tertibe fırsat vermeden, birlik ve beraberliğini korumasını, milli birlik ve dayanışma ruhunu yüksek tutmasını dileriz.
Saygılarımızla. 09.11.2005
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Silivri İlçe Başkanı Mümin Tuğlu, Anavatan Partisi (ANAP) Silivri İlçe Başkanı Refik Bek, Doğrul Yol Partisi (DYP) Silivri İlçe Başkanı Salih Yazıcı, Demokratik Sol Parti (DSP) Silivri İlçe Başkanı Perihan Özkurt, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Silivri İlçe Başkanı Nedim Dündar..."
Fener Rum Ortodoks Patriği I.Bartholomeos'un Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar'a yaptığı ziyaret ile başlayan ayin sürecinin yankıları devam ediyor. İlk olarak 2004 yılında Değirmenköy'deki Ortodoks Kilisesi'nde ayin girişiminde bulunan papazlar, MHP'lilerin tepkisi nedeniyle ayinlerini gerçekleştiremeden geri dönmek zorunda kaldı.
10 yıl önce yapılmak istenen ayine her kesimden tepki yağarken, bugün yine hükümet izniyle birlikte ayin gerçekleştirilmek isteniyor. CHP'li Belediye Başkanı Özcan Işıklar'ın da destek verdiği Hıristiyan ayini 9 Kasım'da Değirmenköy'de gerçekleştirilecek.
Son haftalarda ayinin neden "yapılmaması" gerektiği ve ülkemiz üzerinde hangi planların kurgulandığını dile getiren fikir sahibi kişiler, "Yapılmak istenen bu ayin, din turizmi ve inanç özgürlüğü olarak değerlendirilmemeli" görüşünde birleşirken, kamuoyunu tarihten örnekler vererek aydınlatmaya çalışıyor.IŞIKLAR "CAHİLLER" DEDİ
KASABA BELGEYE YAYINLADI
Hadiseye "din turizmi" ve "din özgürlüğü" açısından yaklaşan ve ayine destek çıkan Belediye Başkanı Özcan Işıklar, ayine tepki gösteren fikir sahipleri için şok bir yorumda bulundu.
TRT Radyo 1'de konuşan Başkan Işıklar, "Bunu bir milli politika, vatan hainliğine ve din düşmanlığına götürmeye cüret edebilecek kadar cühela (cahil) bir kesim var" ifadesini kullandı.
Ayine karşı düşüncelerini dile getirdikleri için "cahil suçlamasıyla" karşılaşan fikir sahipleri sessizliğini korurken, KASABA gazetesi gerçekleri ortaya çıkaran bir belgeye ulaştı.
2004 yılındaki hadiselerden 1 yıl sonra tekrar gündeme gelen ayin meselesine CHP, MHP, DYP, DSP ve ANAP ilçe başkanları ortak bildiriyle karşı çıkmış!..CHP'NİN BUGÜNKÜ İLÇE BAŞKANI
MÜMİN TUĞLU DA "HAYIR" DİYENLERDEN
2005 yılındaki imzalı bildiride, bugün CHP İlçe Başkanlığı görevini yürüten Mümin Tuğlu'nun, 9 yıl önce yine aynı görevde bulunduğu ve Hıristiyan ayinine tepki gösterdiği dikkat çekiyor. Ayrıca ortak basın açıklamasında, Anavatan Partisi (ANAP) Silivri İlçe Başkanı Refik Bek, Doğrul Yol Partisi (DYP) Silivri İlçe Başkanı Salih Yazıcı, Demokratik Sol Parti (DSP) Silivri İlçe Başkanı Perihan Özkurt, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Silivri İlçe Başkanı Nedim Dündar'ın imzaları yer alıyor.
BU KİŞİLER DE CAHİL MİYDİ?
Hükümet partisi AK Parti hariç, 5 siyasi partinin "Silivri Bizans olmayacak" başlığı altında kamuoyuna duyurdukları bildiride, bugün tepki gösterenler ile aynı düşünceler yer alıyor. Başkan Özcan Işıklar ise, 9 yıl önceki gibi ayine karşı çıkanları bugün "cahil olmakla" suçluyor.9 YIL ÖNCE HANGİ SÖZLERLE TEPKİ GÖSTERİLMİŞTİ?
İŞTE O BASIN AÇIKLAMASI:
"Silivri kamuoyu son günlerde, Fener Rum Patrikhanesi ve Yunanistan’dan gelen Ortodoks Hıristiyanların ayin törenleri konusu ile meşgul olmuş ve toplumumuzun huzuru kaçırılmıştır.
Fener Rum Patrikhanesi, Fatih Camiinin altındaki tarihi Fatih sarnıcının (yani su deposunu) bir takım emrivaki ve zorlamalarla kilise haline dönüştürme gayretleri içersindedir. Üç sene önce, turist olarak gelen bir gruba, burada ayin yapma fırsatı verilmiştir. Bu gafleti değerlendirmeye çalışan Fener Rum Patrikhanesi, ayinleri gelenekselleştirip, her yıl düzenleme niyetindedir. Bu gruplara yasal olarak ayin izni verilemeyeceği defalarca söylenmesine rağmen, Başpapaz Bartelemos konuyu devletimizle bir inatlaşma, zıtlaşma ve bir pazarlığa dönüştürmeye çalışmaktadır.AYİNİN ARKASINDAKİ AMAÇ SİYASİDİR
Bu ısrarlı talep, Hıristiyan dininin vecibelerini yerine getirmek gibi masumane bir görüntüde ortaya çıksa da, arkasında yatan asıl amaç siyasidir. Yani Başpapaz Bartelemos, Yunanistan’la aynı doğrultuda hareket edecek, Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşu sırasında Lozan Anlaşması ile belirlenmiş kuralları değiştirmeye ve ulusumuzun kazanmış olduğu hakları ortadan kaldırmaya çalışmaktadır. Caminin altındaki bu su deposunda ayin düzenleme çabası, söz konusu hedef için, bir kapı aralama, bir eşik atlama girişimidir.BARTHOLOMEOS BAĞIMSIZ DEVLET
STATÜSÜ KAZANMAK İSTİYOR
Lozan anlaşması Türkiye’de kalan Rumların ve Yunanistan’da kalan Türklerin haklarını ve sınırlarını belirlemiştir. İstanbul’da kalan Rum azınlığın ibadet yerleri bu anlaşma ile belirlenmiş olmasına rağmen, Başpapaz Bartelemos bağımsız devlet statüsü (ekümeniklik) kazanmak için sınırları zorlamaktadır.İNANÇLARA DUYDUĞUMUZ
SAYGI İSTİSMAR EDİLİYOR
Türk Milletinin gayri-Müslimlere gösterdiği saygı ve nezaket tarihsel bir gerçektir. Milletimiz beş yüz yıldan fazla bir süre gayri-Müslimlerle barış içersinde yaşamaktadır. Bizlerde bugün, hangi inançtan olursa olsun bütün yurttaşlarımızın dini ibadetlerini rahatlıkla yerine getirmelerinden yanayız. Ancak Başpapaz Bartelemos’un zorlamalarını bu haklar çerçevesinde görmemiz mümkün değildir. Çünkü Fener Rum Patrikhanesi, bindirilmiş kıtalar gibi, İstanbul’dan, Yunanistan’dan ve hatta Romanya’dan taşınan Ortodokslarla toplumumuzun dengelerini bozmakta, halkımızın farklı dinlere duyduğu saygıyı istismar etmektedir.CUMHURİYET TEHLİKELER İLE YÜZYÜZE
Başpapaz Bartelemos kanun tanımayan bu tavırları gösterme cesaretini, ülkemizin Avrupa Birliği ile yaşadığı süreçten almaktadır. AB’ye mecburuz psikolojisi ile yürütülen diplomasi ve verilen tavizler, Türkiye aleyhtarı olan herkese cesaret vermektedir. Bu kesimler “yaygara kopar, cazgırlık yap, daha fazla hak elde et” mantığıyla, sürekli bir şeyler istemektedirler. AKP iktidarı ise, başarısız 3 yıla rağmen, iktidarda kalış süresini uzatabilmek için, istenilen her tavizi kabul etmektedir.
Verilen bu tavizler, akıl ve izan sınırlarını aşmıştır. Ülkemiz ve Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetimiz ciddi tehlikelerle yüz yüzedir. Vakurla, sessiz ve sakin duran halkımız da, bu gidişattan memnun değildir.
Büyük sorunlar, büyük adımlarla çözülebilir. Milli davalar, milli beraberliklerle korunabilir.Biz aşağıda imzası bulunan siyasi partiler ve toplum kuruluşları olarak, Silivri üzerinde oynanan Bizans oyunlarını bertaraf etmek, ilçemizin huzur ve kardeşliğini bozmaya yönelik kışkırtıcı girişimleri sonuçsuz bırakmak üzere bir araya geldik.KİMSE SABRIMIZI ZORLAMASIN
Siyasi görüşlerimizdeki farklılıkları saygıyla karşılayan bir anlayışla, toplumumuzun faydasına olan konularda ve milli davalarımızda, tereddütsüz olarak birlik ve beraberlik içinde davranma, azim ve kararlılığı içersindeyiz.
Hiç kimsenin, cumhuriyetimizin ve milletimizin temel değerleri ile oynamamasını ve halkımızın sabrını zorlamamasını tavsiye ederiz.
Halkımızın hiçbir kışkırtma ve tertibe fırsat vermeden, birlik ve beraberliğini korumasını, milli birlik ve dayanışma ruhunu yüksek tutmasını dileriz.
Saygılarımızla. 09.11.2005
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Silivri İlçe Başkanı Mümin Tuğlu, Anavatan Partisi (ANAP) Silivri İlçe Başkanı Refik Bek, Doğrul Yol Partisi (DYP) Silivri İlçe Başkanı Salih Yazıcı, Demokratik Sol Parti (DSP) Silivri İlçe Başkanı Perihan Özkurt, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Silivri İlçe Başkanı Nedim Dündar..."










