Bu iddia dilden dile dolaşıyor birkaç gündür. Dün de sevgili Sevginar Uygun köşesine taşımış ve kendince "barışmayı" yorumlamış. Elbette belediyedeki kaynaklara kendisi daha yakın olduğu için olup biteni tam anlamıyla öğrenmeye çalışmıştır. Fakat benim bugün söyleyeceklerim, bu barış antlaşmasının arkasında yatan gerçekler!Selami Değirmenci-Özcan Işıklar kavgası başlayınca hep aklımdan şöyle geçti: İki cihan birleşir, Değirmenci-Işıklar birleşmez! Çünkü kavgaları sıradan bir kavga değil, sıradan bir küslük değil, sıradan bir atışma değil. Küfür var, hakaret var, nefret var ve hainlik var.Birçok kez kendilerine ağır ifadeler kullanarak, çeşitli ithamlarda bulundular. Şimdi bu durum çerçevesinde değerlendirmeler yapacak olursak, "bayram değil seyran değil, eniştem beni neden öptü" demeden kendimizi alamayız.İkili arasındaki husumetin sebepleri ta eskilere dayanıyor. Gel gelelim ki kavganın bitmesinin sebebi ne, bir köşe yazarı, bir gazeteci olarak bunları sorgulamak gerekir. Çünkü iki siyaset adamının "dün şöyle, bugün böyle" tavrı normal değil.Elbette "hizmet yarışı" ve "siyaset yarışı" içerisindekiler kavgaya tutuşunca barışmalıdır. Her ne kadar atışsalar da, kazanan/kaybeden açısından değerlendirirsek; "Başka Silivri yok" demek yerindedir. Sonuç itibariyle bu ilçe insanı, yine bu ilçede yüz yüze bakacak.Barışmaları Silivri'ye ne kazandırır, ne kaybettirir? Kendileri mi kazanır, başkası mı kazanır?İşte bunları irdelemeliyiz.Daha düne kadar siyasi hasetlik içerisinde olan iki tarafın bugün, bir çırpıda "geçmişe sünger çekmesini" kabul etmiyorum. Bana düşmez belki ama, biraz sonra dile getireceğim tezlerimle sürecin nasıl işlediğini anlatacağım. ***
Malum, hepinizin bildiği üzere CHP'li Selami Değirmenci, 2014 yerel geçimlerinde belediye başkan aday adaylarından biriydi. Adaylıklar açıklanmadan önce, meclis listelerinin belirlenmesi gündeme geldi ve Genel Merkez kararıyla ön seçim yapıldı. Özcan Işıklar ile Selami Değirmenci'nin "liste savaşından" galip gelen isim Değirmenci oldu.Akabinde bir hafta sonra, Değirmenci'nin aday gösterilmesi beklenirken, mevcut başkan Özcan Işıklar'ın tekrar adaylığı açıklanarak seçime girildi. Tabi bu arada Değirmenci'nin liste zaferi çöpe atılmadı. Mecburi olarak, başkan adayının (Özcan Işıklar'ın) meclis listesine yazıldı. Tek haneliler Işıklar'ın ekibini, çift haneliler Değirmenci'nin ekibinden oluştu. Seçimler sonuçlandığında CHP'nin 15 meclis üyesi sandalye hakkı kazandı. 3 de kontenjandan; toplamda 18...İşte bu 15 meclis üyesinin 7'si, Selami Değirmenci'nin ekibi. Bazıları "ekip" tabirine kızıyor ama bu böyle. O'nun yanında yer alarak, meclis ön seçiminden sonra seçildiler!Bu kişiler ise sırasıyla şu isimlerden oluşuyor: Mümin Koçoğlu, İbrahim Çeşmecioğlu, Ünal Doğrul, Devrim Uzun, Arzu Yalçınkaya, Figen Yıldız ve Zafer Bıyıklı...Bu isimlerden bazılarının Değirmenci ile arasının limoni olduğu iddialarını geçtiğimiz aylarda gündeme getirsek de, konumuz bu olmadığı için sürece devam edelim...İlk günlerde herkes, Değirmenci ve ekibinin politikasını merak ediyordu ama beklentilerin tam tersi, "meclis üyeliği" makamının görevlerine göre hareket ediyorlardı. Ki yapmaları gereken de buydu. Fakat ne zaman ki ilçe halkının hakkını/hukukunu gözeten çalışmaların altına imza atma durumu söz konusu oldu, o zaman "çatlak ses" yükselmeye başladı. Bazı işlerin yanlış yapıldığını düşünen meclis üyesi/üyeleri kişiler, vicdanlarına böyle bir sorumluluk yüklememek için sesini yükseltti.Daha açık konuşmak gerekirse...Hatırlarsınız, CHP'li Meclis Üyesi Ünal Doğrul, Çöp İhalesi'yle ilgili Belediye Başkanı Özcan Işıklar'ı eleştirmişti. Işıklar da, "çok ama çok sert bir ifadeyle" Ünal Doğrul'a cevap vermiş, "insan ziyanlığı" tabirini kullanmıştı. Işıklar ile Doğrul arasında büyük fırtınalar koparken, yetkilerini kullanmak için girişimde bulunan Işıklar, CHP'li meclis üyesi Ünal Doğrul'un parti disiplin kuruluna verilerek, "partiden ihraç edilmesi için" İlçe Başkanı Mümin Tuğlu kanadından harekete geçti. Keza öyle de oldu, kesin ihraç istemiyle disipline sevk edildi.Ünal Doğrul'un ihraç istemi henüz sonuçlanmadı, yani karar verilmedi.Evet, benim tezim tam bu noktada devreye giriyor ve iddiam şu:Değirmenci'nin ekibindeki isim Ünal Doğrul olunca, bu kez diğer arkadaşları devreye girdi. Biraz önce yukarıda saydığım meclis üyesi isimler, Doğrul'un partiden ihraç edilmemesi için Işıklar ile görüştü. Hatta Değirmenci ile biraraya gelip kararlar bile almış olabilirler... Arkadaşlarının partiden atılması halinde, kendilerinin de istifa edeceğini söylemiş olabilirler...Birkaç gündür Mümin Koçoğlu'nun Selami Değirmenci ile olan fotoğraflarını sosyal medyada paylaşıp dikkatleri üzerlerine çekmesi, bir diğer anlamda "barış girişimlerinin" mesajını mı veriyordu? Değirmenci'nin, belediye başkanlık makamında Özcan Işıklar ile görüşmesi, ve bu görüşmeye Mümin Koçoğlu'nun da eşlik etmesi iddiasının "karşılığı" bana göre sadece bunlardan ibare değil! Ama eğer bir barış varsa, Ünal Doğrul meselesinden kaynaklı "siyasi politikadan" ötürüdür...
Malum, hepinizin bildiği üzere CHP'li Selami Değirmenci, 2014 yerel geçimlerinde belediye başkan aday adaylarından biriydi. Adaylıklar açıklanmadan önce, meclis listelerinin belirlenmesi gündeme geldi ve Genel Merkez kararıyla ön seçim yapıldı. Özcan Işıklar ile Selami Değirmenci'nin "liste savaşından" galip gelen isim Değirmenci oldu.Akabinde bir hafta sonra, Değirmenci'nin aday gösterilmesi beklenirken, mevcut başkan Özcan Işıklar'ın tekrar adaylığı açıklanarak seçime girildi. Tabi bu arada Değirmenci'nin liste zaferi çöpe atılmadı. Mecburi olarak, başkan adayının (Özcan Işıklar'ın) meclis listesine yazıldı. Tek haneliler Işıklar'ın ekibini, çift haneliler Değirmenci'nin ekibinden oluştu. Seçimler sonuçlandığında CHP'nin 15 meclis üyesi sandalye hakkı kazandı. 3 de kontenjandan; toplamda 18...İşte bu 15 meclis üyesinin 7'si, Selami Değirmenci'nin ekibi. Bazıları "ekip" tabirine kızıyor ama bu böyle. O'nun yanında yer alarak, meclis ön seçiminden sonra seçildiler!Bu kişiler ise sırasıyla şu isimlerden oluşuyor: Mümin Koçoğlu, İbrahim Çeşmecioğlu, Ünal Doğrul, Devrim Uzun, Arzu Yalçınkaya, Figen Yıldız ve Zafer Bıyıklı...Bu isimlerden bazılarının Değirmenci ile arasının limoni olduğu iddialarını geçtiğimiz aylarda gündeme getirsek de, konumuz bu olmadığı için sürece devam edelim...İlk günlerde herkes, Değirmenci ve ekibinin politikasını merak ediyordu ama beklentilerin tam tersi, "meclis üyeliği" makamının görevlerine göre hareket ediyorlardı. Ki yapmaları gereken de buydu. Fakat ne zaman ki ilçe halkının hakkını/hukukunu gözeten çalışmaların altına imza atma durumu söz konusu oldu, o zaman "çatlak ses" yükselmeye başladı. Bazı işlerin yanlış yapıldığını düşünen meclis üyesi/üyeleri kişiler, vicdanlarına böyle bir sorumluluk yüklememek için sesini yükseltti.Daha açık konuşmak gerekirse...Hatırlarsınız, CHP'li Meclis Üyesi Ünal Doğrul, Çöp İhalesi'yle ilgili Belediye Başkanı Özcan Işıklar'ı eleştirmişti. Işıklar da, "çok ama çok sert bir ifadeyle" Ünal Doğrul'a cevap vermiş, "insan ziyanlığı" tabirini kullanmıştı. Işıklar ile Doğrul arasında büyük fırtınalar koparken, yetkilerini kullanmak için girişimde bulunan Işıklar, CHP'li meclis üyesi Ünal Doğrul'un parti disiplin kuruluna verilerek, "partiden ihraç edilmesi için" İlçe Başkanı Mümin Tuğlu kanadından harekete geçti. Keza öyle de oldu, kesin ihraç istemiyle disipline sevk edildi.Ünal Doğrul'un ihraç istemi henüz sonuçlanmadı, yani karar verilmedi.Evet, benim tezim tam bu noktada devreye giriyor ve iddiam şu:Değirmenci'nin ekibindeki isim Ünal Doğrul olunca, bu kez diğer arkadaşları devreye girdi. Biraz önce yukarıda saydığım meclis üyesi isimler, Doğrul'un partiden ihraç edilmemesi için Işıklar ile görüştü. Hatta Değirmenci ile biraraya gelip kararlar bile almış olabilirler... Arkadaşlarının partiden atılması halinde, kendilerinin de istifa edeceğini söylemiş olabilirler...Birkaç gündür Mümin Koçoğlu'nun Selami Değirmenci ile olan fotoğraflarını sosyal medyada paylaşıp dikkatleri üzerlerine çekmesi, bir diğer anlamda "barış girişimlerinin" mesajını mı veriyordu? Değirmenci'nin, belediye başkanlık makamında Özcan Işıklar ile görüşmesi, ve bu görüşmeye Mümin Koçoğlu'nun da eşlik etmesi iddiasının "karşılığı" bana göre sadece bunlardan ibare değil! Ama eğer bir barış varsa, Ünal Doğrul meselesinden kaynaklı "siyasi politikadan" ötürüdür...










