AK Partili Metin Karakaş, gazeteciler Refik Bek ve Erhan Kızılyar’ın programına konuk oldu. Siyasetin tecrübeli isminden flaş açıklamaları dikkat çekti.İşte o açıklamalardan satır başları:10 bin nüfuslu Silivri ile 250.000 nüfuslu Silivri arasında siyaset anlayışı açısından fark ortaya çıkmıştır. Değişimlerin yaşandığı seçim sonuçları bunun göstergesidir.Mesela bugün Silivri korunmuşsa, bu bugüne kadar siyaset yapanların refleksiyle ortaya konmuştur.Özellikle son 30 yılda Selami Değirmenci, Hüseyin Turan, Özcan Işıklar, Volkan Yılmaz ve Bora Balcıoğlu koruma refleksiyle hareket etmiştir.İstanbul’da yeni kurulan bazı ilçeler beton yığınına dönüştürülmüşken, Silivri tarımıyla, toprağıyla, deniziyle ve yeraltı kaynaklarıyla korunmuştur. Sivil toplum kuruluşlarının da bu noktada önemli katkısı vardır.(Kadir Topbaş’ın İBB’den ayrılmasının perde arkasının sorulması üzerine)
Rahmetli Kadir Topbaş benim ağabeyim gibiydi. İstifa ettirilmedi, kendisi istifa etti. Kamuoyunda farklı biliniyor ama ben kendisine yakından şahidim.Kadir Başkanımız belediyeciliği sadece yol ve asfalt olarak görmüyordu. Büyük bir etki alanı vardı.
Düşünebiliyor musunuz, ikinci kez Dünya Belediyeler Birliği Başkanlığına aday olduğunda Barcelona ve Paris belediye başkanları Kadir Başkanımızı görünce adaylıktan çekilmişlerdi.
Demokrat kişiliği, samimiyeti ve beyefendiliği tartışılmazdı.Silivri’de Kadir Başkanımız ve Hüseyin Turan Başkanımızın bugün çok önemli hizmetlerini konuşuyorsak, işte bu uyumlu çalışmanın bir sonucudur.(Silivri’nin şehircilik planı ve geleceği hakkında)
A Partisi, B Partisi suçlama anlamında söylemiyorum. Yıl olmuş 2026; 2023 vizyonu ortaya konulmuş olan ilçe planının en az %65’inin uygulanması gerekiyordu.
Silivri iki tepeye sıkıştırıldı. Bu uygulamalar yapılamadığı için metrobüs gelmiyor, metro gibi raylı sistemler gelmiyor, deniz ulaşımı yapılamıyor. Önemli devlet yatırımları kamulaştırma sebebiyle gerçekleştirilemiyor.
Nitelikli nüfus için yeterli imar alanları oluşturmuyorsunuz ve nitelikli nüfus da bu şehre gelmiyor.İkinci olarak, il ve ilçe belediye başkanlarının yetkilerinin genişletilmesi gerekiyor. Mesela kesinlikle ilçe spor müdürlüklerinin belediyelere bağlanması gerekiyor; çünkü bütçeleri yok, personelleri yok.
Aynı şekilde ilçe tarım müdürlükleri de belediyelere bağlanmalıdır. Şişli’deki ilçe tarım müdürü ile Silivri’deki ilçe tarım müdürü aynı mantıkla bakamaz.Üçüncü olarak ise trafik polislerinin şehir merkezinden çekilmesi gerekiyor. İlçe merkezinin trafik kontrolünü zabıtanın gerçekleştirmesi gerekiyor.Dördüncüsü ise belediye encümenlerinde muhalefet encümen üyelerinin de olması gerekiyor.
Denetim olmayan yerde iktidar da iş yapmaz, rehavete kapılır.(Katılımcı ve şeffaf belediyecilik)
Mesela çimento fabrikası yapılıyor, kimsenin haberi olmuyor. Süheyl Kırkıcı’nın dediği gibi Selimpaşa, Ortaköy, Kavaklı binlik planlar yapılıyor; meclis üyeleri görmüyor, kimsenin haberi olmuyor.
Tarım alanı imara açılıyor, kimsenin haberi olmuyor. Bu konularda uzman kişilerin beyanları çok önemli. Ne kadar şeffaf hareket edilirse kamuoyu için o kadar iyi.Selami Değirmenci’nin “Yerel Gündem 21” gibi demokratik bakış açısını devam ettirmek gerekiyor. Bu anlayış kaybedildi; 2-3 arkadaşın çabasıyla devam ettirilmeye çalışılıyor.Bir başka konu ise son 30 yıl içerisinde yapılmış ve 300 yıl sonra gelecek nesillerin “Ne kadar güzel, ne kadar estetik bina yapılmış.” diyeceği hangi eserimiz var mesela?(Esenyurt’taki şehircilik anlayışı sorulması üzerine)
Siz çocuğunuzu yetiştirirken nasıl yetiştirmek istersiniz? En iyi okulda okutmak, en iyi üniversitelerde okutmak, nitelikli bir meslek sahibi olmasını istersiniz.
Esenyurt başta olmak üzere ilçelere baktığınızda Doğu Mahallesi vardır, Karadeniz Mahallesi vardır, göçmen mahalleleri vardır. Bir şehrin ismiyle özdeşleşmiş Samsun Mahallesi, Trabzon Mahallesi gibi mahalleler vardır. Ancak ne hikmetse bu mahalleler hizmet noktasında eksiktir ve varoş kalmıştır.Bunun suçlusu kim? Bu seçim yasasının kesinlikle değişmesi gerekiyor. Meclis üyesi olma kriterlerinin mutlaka değişmesi gerekiyor. Belediye başkanı seçilme kriterlerinin değişmesi gerekiyor.
Sizlere soruyorum: Belediye başkanı olabilmek için hangi eğitimi almak gerekiyor?Bu mahallelerin oluşmasında geri plana bakın; o yörenin ya bir meclis üyesi ya da bir dernek başkanı vardır. Tüm hemşehrilerini altyapısı ve üstyapısı olmayan bu bölgelere getirerek bu yapıyı oluşturmuştur.Bir şehri kurmak için göreve gelen meclis üyesi ve belediye başkanı için herhangi bir kriter aramıyoruz.
Mesela berberlik veya aşçılık için ustalık belgesi almak istiyorsunuz. Devlet size diyor ki: “Dur, önce Halk Eğitim’den eğitim alacaksın, sonra pratik yapacaksın, ardından sınava gireceksin. Başarılı olursan belgeni alacaksın.”Berber ve aşçı olmak için belge istenirken, belediye meclis üyesi veya belediye başkanı olmak için kriter sorulmuyor.
Bir bakıyorsunuz, imardan, şehircilikten, bütçeden, tasarımdan anlamayan kişiler ya belediye başkanı oluyor ya da meclis üyesi oluyor.
Sonrasında şehirler Ağrı Mahallesi, Samsun Mahallesi, Karadenizliler Mahallesi, Doğu Mahallesi diye ayrılıyor. Şehri doğru planlayamadıkları için bunlar oluyor.(CHP İlçe Başkanı Doruk Bulut’un AK Parti İlçe Başkanı Sami Barlas’ı pazartesi pazarında esnaf ziyaretine davet etmesi üzerine)
Ben Doruk Başkanı gerçekten tebrik etmek istiyorum.
Aynı şekilde Sami Başkan da benim çok yakın arkadaşımdır; her yönüyle düzgün bir insandır.Ben Doruk Başkanı nezaketinden dolayı ziyaret ettim. Cumhuriyet Halk Partisi’ne gittim; daha doğrusu bu nezaketine karşılık vermek zorunda kaldım.
Neden? Çünkü bir söyleşi yapıyoruz, çiçek gönderiyor, meclis üyesi gönderiyor, ilçe yönetiminden arkadaşları görevlendiriyor.
Sami Başkanımız da aynı şekilde çok nazik bir insan.Futbolda çalım vardır ya, birbirlerine çalım atmaya çalışıyorlar. Doruk Başkan bir hamle yaptı, Sami Başkan da “Ben de güzel çalım atarım.” diyerek karşılık verecektir.(Metin Karakaş’ın adaylığı konusu)
Daha önceden bu görevlere talip olduk, görev istedik. Çok ciddi altyapımız, çözüm önerilerimiz ve projelerimiz vardı.
Ama derler ya: “En iyi haddini bilirsin.” Ben de haddimi bilirim.Şu anda mevcut arkadaşlarımız gerekli gayreti gösteriyor. İlçe başkanımız ve meclis üyelerimiz yoğun bir çalışma içerisindeler.
Benim şu anda zaten AK Parti’de siyaseten bir sorumluluğum var. Türkiye’nin en büyük ikinci mahallesi olan Adnan Kahveci Mahallesi’nde çalışmalar yapıyoruz.(Hüseyin Turan ve Volkan Yılmaz’ın seçim kaybetmesi üzerine)
Az önce söylediğim gibi son 30 yılda çok kıymetli belediye başkanlarımız görev yaptı. Ancak birlikte hizmet ettiğimiz ve özel anlara tanıklık ettiğim için ayrı tutmak istediğim bir isim var: Hüseyin Turan.Silivri’ye bir belediye başkanının adı altın harflerle yazılacaksa, bana göre o kişi Hüseyin Turan’dır.
İmkânsız denilen hizmetler gelmiştir: doğal gaz, hastane, adliye, belediye binası yapılmış, altyapı sorunları çözülmüştür.Volkan bey de çok önemli hizmetler yapmıştır. Ancak halk tercihi başka bir adayla yapmıştır. Hizmete göre olsa Hüseyin başkan bugün en az 15 yıl, Volkan başkan 10 yıl görev yapıyor olurdu. Hiç görmedikleri, tanımadıkları Genç Parti döneminde bile Vatabdaş oy verdi. Seçim böyle bir şey. (Belediye Başkanı Balcıoğlu’nun hizmetleriyle ilgili)
Şu anda en temel belediyecilik faaliyetleri bile tam anlamıyla gerçekleştirilemiyor. Buradan iğneleme yapıyorum.
Silivri uzaktan kumandayla, İstanbul’dan yönetilecek bir ilçe değildir.Lütfen buraya konsantre olsunlar. Biz bir belediye başkanı seçtik, daha 3 yıl var; her şey mümkün.
Büyükşehir Belediye Başkanı cezaevine girmiş olabilir ama İstanbul’un da Silivri’nin de hizmetleri aksamamalıdır. Görevde olanlar bunun arkasına sığınmamalıdır.
Rahmetli Kadir Topbaş benim ağabeyim gibiydi. İstifa ettirilmedi, kendisi istifa etti. Kamuoyunda farklı biliniyor ama ben kendisine yakından şahidim.Kadir Başkanımız belediyeciliği sadece yol ve asfalt olarak görmüyordu. Büyük bir etki alanı vardı.
Düşünebiliyor musunuz, ikinci kez Dünya Belediyeler Birliği Başkanlığına aday olduğunda Barcelona ve Paris belediye başkanları Kadir Başkanımızı görünce adaylıktan çekilmişlerdi.
Demokrat kişiliği, samimiyeti ve beyefendiliği tartışılmazdı.Silivri’de Kadir Başkanımız ve Hüseyin Turan Başkanımızın bugün çok önemli hizmetlerini konuşuyorsak, işte bu uyumlu çalışmanın bir sonucudur.(Silivri’nin şehircilik planı ve geleceği hakkında)
A Partisi, B Partisi suçlama anlamında söylemiyorum. Yıl olmuş 2026; 2023 vizyonu ortaya konulmuş olan ilçe planının en az %65’inin uygulanması gerekiyordu.
Silivri iki tepeye sıkıştırıldı. Bu uygulamalar yapılamadığı için metrobüs gelmiyor, metro gibi raylı sistemler gelmiyor, deniz ulaşımı yapılamıyor. Önemli devlet yatırımları kamulaştırma sebebiyle gerçekleştirilemiyor.
Nitelikli nüfus için yeterli imar alanları oluşturmuyorsunuz ve nitelikli nüfus da bu şehre gelmiyor.İkinci olarak, il ve ilçe belediye başkanlarının yetkilerinin genişletilmesi gerekiyor. Mesela kesinlikle ilçe spor müdürlüklerinin belediyelere bağlanması gerekiyor; çünkü bütçeleri yok, personelleri yok.
Aynı şekilde ilçe tarım müdürlükleri de belediyelere bağlanmalıdır. Şişli’deki ilçe tarım müdürü ile Silivri’deki ilçe tarım müdürü aynı mantıkla bakamaz.Üçüncü olarak ise trafik polislerinin şehir merkezinden çekilmesi gerekiyor. İlçe merkezinin trafik kontrolünü zabıtanın gerçekleştirmesi gerekiyor.Dördüncüsü ise belediye encümenlerinde muhalefet encümen üyelerinin de olması gerekiyor.
Denetim olmayan yerde iktidar da iş yapmaz, rehavete kapılır.(Katılımcı ve şeffaf belediyecilik)
Mesela çimento fabrikası yapılıyor, kimsenin haberi olmuyor. Süheyl Kırkıcı’nın dediği gibi Selimpaşa, Ortaköy, Kavaklı binlik planlar yapılıyor; meclis üyeleri görmüyor, kimsenin haberi olmuyor.
Tarım alanı imara açılıyor, kimsenin haberi olmuyor. Bu konularda uzman kişilerin beyanları çok önemli. Ne kadar şeffaf hareket edilirse kamuoyu için o kadar iyi.Selami Değirmenci’nin “Yerel Gündem 21” gibi demokratik bakış açısını devam ettirmek gerekiyor. Bu anlayış kaybedildi; 2-3 arkadaşın çabasıyla devam ettirilmeye çalışılıyor.Bir başka konu ise son 30 yıl içerisinde yapılmış ve 300 yıl sonra gelecek nesillerin “Ne kadar güzel, ne kadar estetik bina yapılmış.” diyeceği hangi eserimiz var mesela?(Esenyurt’taki şehircilik anlayışı sorulması üzerine)
Siz çocuğunuzu yetiştirirken nasıl yetiştirmek istersiniz? En iyi okulda okutmak, en iyi üniversitelerde okutmak, nitelikli bir meslek sahibi olmasını istersiniz.
Esenyurt başta olmak üzere ilçelere baktığınızda Doğu Mahallesi vardır, Karadeniz Mahallesi vardır, göçmen mahalleleri vardır. Bir şehrin ismiyle özdeşleşmiş Samsun Mahallesi, Trabzon Mahallesi gibi mahalleler vardır. Ancak ne hikmetse bu mahalleler hizmet noktasında eksiktir ve varoş kalmıştır.Bunun suçlusu kim? Bu seçim yasasının kesinlikle değişmesi gerekiyor. Meclis üyesi olma kriterlerinin mutlaka değişmesi gerekiyor. Belediye başkanı seçilme kriterlerinin değişmesi gerekiyor.
Sizlere soruyorum: Belediye başkanı olabilmek için hangi eğitimi almak gerekiyor?Bu mahallelerin oluşmasında geri plana bakın; o yörenin ya bir meclis üyesi ya da bir dernek başkanı vardır. Tüm hemşehrilerini altyapısı ve üstyapısı olmayan bu bölgelere getirerek bu yapıyı oluşturmuştur.Bir şehri kurmak için göreve gelen meclis üyesi ve belediye başkanı için herhangi bir kriter aramıyoruz.
Mesela berberlik veya aşçılık için ustalık belgesi almak istiyorsunuz. Devlet size diyor ki: “Dur, önce Halk Eğitim’den eğitim alacaksın, sonra pratik yapacaksın, ardından sınava gireceksin. Başarılı olursan belgeni alacaksın.”Berber ve aşçı olmak için belge istenirken, belediye meclis üyesi veya belediye başkanı olmak için kriter sorulmuyor.
Bir bakıyorsunuz, imardan, şehircilikten, bütçeden, tasarımdan anlamayan kişiler ya belediye başkanı oluyor ya da meclis üyesi oluyor.
Sonrasında şehirler Ağrı Mahallesi, Samsun Mahallesi, Karadenizliler Mahallesi, Doğu Mahallesi diye ayrılıyor. Şehri doğru planlayamadıkları için bunlar oluyor.(CHP İlçe Başkanı Doruk Bulut’un AK Parti İlçe Başkanı Sami Barlas’ı pazartesi pazarında esnaf ziyaretine davet etmesi üzerine)
Ben Doruk Başkanı gerçekten tebrik etmek istiyorum.
Aynı şekilde Sami Başkan da benim çok yakın arkadaşımdır; her yönüyle düzgün bir insandır.Ben Doruk Başkanı nezaketinden dolayı ziyaret ettim. Cumhuriyet Halk Partisi’ne gittim; daha doğrusu bu nezaketine karşılık vermek zorunda kaldım.
Neden? Çünkü bir söyleşi yapıyoruz, çiçek gönderiyor, meclis üyesi gönderiyor, ilçe yönetiminden arkadaşları görevlendiriyor.
Sami Başkanımız da aynı şekilde çok nazik bir insan.Futbolda çalım vardır ya, birbirlerine çalım atmaya çalışıyorlar. Doruk Başkan bir hamle yaptı, Sami Başkan da “Ben de güzel çalım atarım.” diyerek karşılık verecektir.(Metin Karakaş’ın adaylığı konusu)
Daha önceden bu görevlere talip olduk, görev istedik. Çok ciddi altyapımız, çözüm önerilerimiz ve projelerimiz vardı.
Ama derler ya: “En iyi haddini bilirsin.” Ben de haddimi bilirim.Şu anda mevcut arkadaşlarımız gerekli gayreti gösteriyor. İlçe başkanımız ve meclis üyelerimiz yoğun bir çalışma içerisindeler.
Benim şu anda zaten AK Parti’de siyaseten bir sorumluluğum var. Türkiye’nin en büyük ikinci mahallesi olan Adnan Kahveci Mahallesi’nde çalışmalar yapıyoruz.(Hüseyin Turan ve Volkan Yılmaz’ın seçim kaybetmesi üzerine)
Az önce söylediğim gibi son 30 yılda çok kıymetli belediye başkanlarımız görev yaptı. Ancak birlikte hizmet ettiğimiz ve özel anlara tanıklık ettiğim için ayrı tutmak istediğim bir isim var: Hüseyin Turan.Silivri’ye bir belediye başkanının adı altın harflerle yazılacaksa, bana göre o kişi Hüseyin Turan’dır.
İmkânsız denilen hizmetler gelmiştir: doğal gaz, hastane, adliye, belediye binası yapılmış, altyapı sorunları çözülmüştür.Volkan bey de çok önemli hizmetler yapmıştır. Ancak halk tercihi başka bir adayla yapmıştır. Hizmete göre olsa Hüseyin başkan bugün en az 15 yıl, Volkan başkan 10 yıl görev yapıyor olurdu. Hiç görmedikleri, tanımadıkları Genç Parti döneminde bile Vatabdaş oy verdi. Seçim böyle bir şey. (Belediye Başkanı Balcıoğlu’nun hizmetleriyle ilgili)
Şu anda en temel belediyecilik faaliyetleri bile tam anlamıyla gerçekleştirilemiyor. Buradan iğneleme yapıyorum.
Silivri uzaktan kumandayla, İstanbul’dan yönetilecek bir ilçe değildir.Lütfen buraya konsantre olsunlar. Biz bir belediye başkanı seçtik, daha 3 yıl var; her şey mümkün.
Büyükşehir Belediye Başkanı cezaevine girmiş olabilir ama İstanbul’un da Silivri’nin de hizmetleri aksamamalıdır. Görevde olanlar bunun arkasına sığınmamalıdır.











