2009-2014 yılları arasında MHP Beylikdüzü Belediye Meclis Üyeliği yapan, Merter Sanayici İş Adamları Derneği'nin 9. Dönem Başkanı, Beylikdüzü Sivaslılar Dernek Başkanı İşadamı Halit Tuna, YÖRÜNGE'nin sorularını yanıtladı. Tuna Kumaş Yönetim Kurulu Başkanı Halit Tuna, Milliyetçi Hareket Partisi içerisindeki kongre süreci ile ilgili açıklamalarda bulundu. 'AKŞENER OLURSA OY VERİRİZ DÜŞÜNCESİ VAR'İrfan Ermiş: Kaç senedir Milliyetçi Hareket Partisi içerisindesiniz?
Halit Tuna: Daha önce tabi işlerimin yoğunluğundan dolayı çok aktif görev yapmadım ama Milliyetçi Hareket Partisi'nde yıllardır hem Bahçelievler de hem de Beylikdüzü'nde gücümüz yettikçe destek vermeye çalıştık ancak resmi bir görev almadım. 2009 da ilk defa belediye meclis üyesi olarak görev aldım. Siyasete ilk adimi orda atmış olduk. Aktif siyasete 2009'un birinci yılından itibaren grup başkan vekili daha sonra beş yıllık belediye meclis üyeliğiyle beraber, 7 Haziran ve 1 Kasım da milletvekilliği adaylığı görevi yaptım. Şuan da hala hazırda aktif bir görevimiz yok ama Milliyetçi Hareket Partisi'nde verilen görevi yeri getirmeye çalışırım. Süreç içinde değişimden yana olduğumuz için 1 Kasım sürecinde hayal kırıklığı oldu. Bizzat içinde kendimde sahada yaşadığım için bunun en iyi yöntemi de tekrar genel kurula gidip, güven oyu almak ve burada değişimin işareti olarak da kamuoyunun sesini duymak, tabanın sesini duymak, ülkücüler ne istiyor bunu dinlemek adına da tarafım ben Meral Akşener'den yana. Çok ciddi anlamda insanların hem bizim tabanımızın insanları hem de bir çok Milliyetçi Hareket Partisi'ne daha önce oy vermemiş diğer partilere oy vermiş insanlardan Meral Akşener olursa oy veririz düşüncesinde. İşin bu cephesi var bir de. Yaşadığımız 14 yıllık 15 yıllık iktidar süreci içerisinde yaşanan devletin bütün kademelerindeki erozyonu ve teşkilatlanan devletin bütün yapısındaki yaşanmış olan problemi ortadan kaldırmak için iktidar olma ihtiyacı var. Hep şunu söylerler, "Milliyetçi Hareket Partisi iktidar olmasa da iktidardır" bu cümle rahmetli Başbuğumuzun döneminde böyledir. O zamanlar biz bürokraside hem eğitim camiasında hem sağlık camiasında bürokrasimiz çok yerindeydi. Ülküdaşlarımız görev yapmıştı. Devletin kurumlarında görev yaparken ülküdaşlarımız o hassasiyetlerini ülke menfaatleri doğrusunda kullanmışlardır. Asla partizan hareket etmemişlerdir.'GENEL BAŞKAN ELİ İLE İTTİ'2009'dan beri camianın içindesiniz. Resmen belediye meclis üyeliği ile birlikte genel merkezle ilişkileriniz var. Genel merkeze gidişlerin, il yönetimine gidişlerin aksayan yanları neydi? Bu mevcut yapıyla gitmeyeceğini, nasıl gördünüz nasıl anladınız?
Tabana inmeyen bir teşkilat yapılanması oluşmuş. Tabanla tamamen zıt bir yapı var. Bu yapıda kesinlikle ve tamamen herkes bulunduğu yeri pozisyonu korumak için kurgulanmıştır. Genel başkan bu süreci yönetirken 19 yıllık süreçte çok değişken insanlar gelip gitmiş. Bir kısmı zamanında terk etmiş, muhalefet olmuş. Tekrar iktidara yakın olmuş vs. Bu şunun işareti, evet Milliyetçi Hareket Partisi de siyaset yapmak belli şeyleri kabul etmek süreç içerisinde Başbuğ'dan sonra yaşanan siyasetle ilgili o yerleşim o yerleşke, bir şekilde siyasette Milliyetçi Hareket Partisi'nin pozisyon almasını biz pek hissedemedik. Buradaki yaşanan hadise, iktidar olmamak üzere bir kurgu yapılmış gibi mevcut yapı maalesef kesinlikle bu yönetim anlayışı ile biz, iktidarı taşıyamayız. Halkta 7 Haziran da bize bir prim verdi, biz bu pirimi iyi kullanamadık ve 1 Kasım da bizi sandığa gömdü. Çünkü biz pirimi kullanamadık. Biz inanılmaz başarısız olduk. Türkiye de siyaset, genel başkan üzerinden yapılıyor. Siyasetin önceliği genel başkan sonra aşağı doğru bir model var. Yani siz genel başkan tercihi genel başkanın ağzından çıkacak şey, daha sonrada yönetim kadroları milletvekili adayları sahaya bunu yansıtmaya çalışıyoruz ama siz ne yaparsanız yapın, genel başkanın ağzından sizden farklı yöntemde bir ses çıktığında, siz o beklediğiniz iktidar heyecanını hissetmediğiniz taktirde, bunun başarılı olma şansı yok. Halk bunu gördü 7 Haziran da Milliyetçi Hareket Partisi'ni iktidarda görmek istiyoruz dedi. Genel başkanımız bunu elinin tersiyle terk etti. Bizde bunun cezasını 1 kasımda gördük.'KADIN GENEL BAŞKAN ÇOK ŞEYİ DEĞİŞTİRECEK'Meral Akşener Hanımla aşağı yukarı bir çok toplantıya etkinliklere katılıyorsunuz, gittiğiniz yerlerde karşılamalar vatandaşın ilgisi nasıl oluyor?
Ben üç tane nabız tutmaya çalışıyorum; birincisi Milliyetçi hareket partisinin siyasi nabzı, ikincisi iş dünyasının nabzı ve üçüncüsü Hemşeri dünyasındaki yaşadıklarım, oradaki nabızı tutuyorum. Üçünde de Meral Akşener'e inanılmaz bir teveccüh var. Bu şunun işareti; Meral Hanımla biz milletvekilliği adaylığı sürecinde, bizim bölgede kendimizde adayımızdı. Beraber çalışma fırsatında bulunmuştum. Emin olun Meral Hanım içi dışı neyse o halk dilini kullanan, sizden benden biri gibi hareket eden bir siyasetçi. Halkın özlediği bir siyasetçi figürü. Çünkü biz kendimiz gibi insanları görmek istiyoruz. Bizim gibi konuşan, bizim gibi kızan. Meral Hanım bu dili iyi yakaladı. Tabi bu bir uyum sürecidir. Bu uyumda onunla örtüştü kendisine de yakıştı. Kadın olması münasebetiyle Asenalarımızın sesi ve sözcüsü oldu. Evet olması gereken Türk kadını modelini, evet ayakları üzerinde duran aynı zamanda kadın olmanın getirdiği o gücü, erkek gibi kadın diye tabir ederiz ya gerçekten nezaketiyle koruyan kollayan ve karşılık bulan bir noktada. Kadınlar siyasetin içine ülkenin yönetiminde aktif görev alarak olacak ki, almak zorundayız. Yüzde 50 kadını yok görerek siyaset yapılmaz. Bu zamana kadar yapılmış en büyük eksiklerden bir tanesi. Tabi kadının genel başkan olması bir çok şeyi değiştirecek.Meral Hanım'ın Ülkücü tabana hükmedemeyeceği ve Ülkücülerin o tipik bildiğimiz beyaz çoraplı ülkücülerin, bir kadının sözüne gitmeyeceği söyleniyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Şimdi bu algı yönetilmeye çalışıyor aslında. Meral Hanım televizyon programında bunla ilgili çok güzel bir şey söyledi. Hani kadın liderin biz arkasından gitmeyiz diye. Türk Milliyetçiliğinin en önemli özelliğinde Başbuğumuzunda olduğu süreçte, kadın-erkek eşitliği üzerinden kadında bu ülkede yönetim şekli içerisinde pozisyon alıp, onunda sözü dinlenmeli, onunla beraber hareket edilmesi konusunda bizim töremizin getirdiğidir. Siz eğer bu siyaseti güdüyorsanız, Türk Milliyetçiliğini savunuyorsanız bunun zaten özünde eşitlik ilkesi vardır ama siz erkek egemen bir toplum yaratmaya çalışıyorsanız burada yanılgıya düşüyorsanız zaten bizimde arzu ettiğimiz şey, Milliyetçi Hareket Partisi'nin gerçekleştirmesi, önünü kesmek için konulan setlerdir. Bu setler ne kadar konulursa konulsun büyük bir teveccühü var. Halkın karşılaması bir çok beldede beraber gezdiğimizde şunu görüyorum. İnanılmaz bir teveccühü var. Milliyetçi Hareket Partisi bu zamana kadar gücünü test edemedi. İlk defa belki biz Meral Akşener ile beraber gerçek Milliyetçi Hareket Partisi'nin gücünü test edeceğiz. Şunu ifade ediyorum, MHP'ye oy veren, vermeyi düşünen yüzde 70'lik bir kesim var. Vatandaşlara sorduğunuzda AKP seçmeni içerisinde yüzde 70'in ikinci tercihi MHP. Toplumun yüzde 70 oyunu alacak bir MHP var. O zaman nerede eksiklik yapıyoruz. Liderde eksiklik var. Lafını şu anlamda doğru bulmam. Evet zamanlama açısında herkesin görevini inşa ederken görev sürecinde çok doğru şeylere imza atmış, bugün ki Sayın Genel Başkanımızın yaptığı gibi misyonu tamamlamış, bu bir misyondur. Zamanlama çok önemlidir. O zaman o süreç içerisinde yapması gerekenleri, Sayın Devlet Bahçeli yapmıştır ve görevi bitmiştir. Bundan sonra onun yerine gelecek insanlar, bunu devam ettirecektir. Bayrağı daha farklı yerlere taşımak için eğer bu yarış hizmet yarışıysa hizmetin olmasında da halkın teveccühü gelecek liderlere ihtiyaç vardır. Ben bunu Meral Hanımda görüyorum ve umut ediyorum ve çok ciddide bir karşılık bulacağını temenni ediyorum.İstanbul teşkilatındasınız, Sivaslılar Dernek Başkanısınız, İstanbul da aday oldunuz. Burada İstanbul'un tavrı nedir?
İstanbul'un tabi bazı ilçelerinde Meral Hanım'a yedi ilçemiz başlangıçta imza verdi. Toplam 143 delegenin bir çoğu şuan Meral Akşener'den tarafa pozisyon almaya çalışıyor. İmza verenler var, imza vermeyi düşünenler var, yeni ilçe başkanlarımız var. Meral Hanımla gelen aslında, mesele içinde bulunduğumuz durum, o kadar sıkıntılı ki mevcut üst kurul delegeler, genel başkanı tercih ederlerdi. Şuan ki kurul delegeleri her şeyi yapabiliyorlar. Partiyi kapatabilirler ama genel başkan seçemiyorlar. Bu sistemde anti demokratik bir maddenin değişmesi gerekiyor imza veren delegelere büyük bir saygısızlık var. Onun içinde 15 Mayıs'ta öncelikle tüzük kurultayımızı yapacağız. Daha sonra genel başkan kurultayımız yapılacak. Önce genel başkan kurultayını oluşturmamız için tüzük kurultayından sonuç almamız lazım. 15 Mayıs ta tüzük kurultayımız olarak Anakara da bütün delegelerimiz toplanacak ve alınan sonuca herkes razı olması lazım. Önce demokratik hareketi gerçekleştirmemiz gerekli. Bir de şunu ifade etmek istiyorum; Sivaslılar Derneği dediniz. Belediye meclis üyeliği yaptım ama benim iş dünyasında değişik görevlerim oldu. Merter iş adamları dernek başkanı olarak görev yaptım. Tekstil camiasında 25 senelik bir tecrübem var. Sadece tekstil camiasında değil bir çok iş camiyasindan iş adamları arkadaşlarım emin olun işaret bekliyorlar sürekli beni arayıp Ne olursunuz artık Milliyetçi Hareket Partisi'nin meselesi değil, bu ülke meselesidir. Bu meseleyi çözmek için Meral Akşener'in liderliğine ihtiyaç var. Çünkü Meral Akşener, lider olduğunda şuan ki dengelerin hepsi değişiyor. Milliyetçi Hareket partisinin oyunu %25 diyorlar ama onun çok üzerinde olacağını düşünüyorum.
Olağanüstü olaylara karşı tepki veremez olduk. İnsanlar sokağa çıkıp, tepki verdimi ille gaz, tutuklanacak noktaya geliyor. Demokratik fikirlerini söyleyemez duruma geliyor. Bunu değiştirmenin tek yolu da Sayın Meral Aksener'in Başkanlığında Milliyetçi Hareket Partisi'nin derhal bu değişimi gerçekleştirip, önüne bakıp, ciddi bir muhalefet olamalı.Peki Meral Hanıma 'paralelci' diyorlar. Bu durum da sizde paralel misiniz?
Zaten mesele şuanda Meral Hanım 2001'den beri Milliyetçi Hareket Partisi'nde. 15 senedir hanımefendi bizimle beraber hareket ediyor. 15 senedir eğer, paralelse biz niye yanımıza aldık. Paralelin iki tane ortaya çıktığı süreç vardı. Bir tanesi 2010 referandumudur. Hoca Efendi, bir söylem geliştirdi. Mezarlıktan çıkarın diye. Sayın Meral Akşener ve bizler o hayır oyu kullanmak için bizzat bütün Anadolu'yu gezen milletvekillerimizden. Eğer paralelse Meral Akşener, Hoca Efendi'nin evet dediği bir şey için hayır neden desin. Bu kadar Anadolu'yu gezer miydi? İkinci Meral Hanım'a biliyorsunuz AKP'den bakanlık teklifi yapıldı. Meral Akşener paralelse, paralelle kavga eden hükümet nasıl bakanlık teklifi yaptı. İki tane somut şeyden bahsediyoruz. İnsanların kafasında algı oluşturmaya çalışıyorlar. Meral Akşener, tertemiz bir sicile sahiptir. Çünkü kendisi 28 Şubat kararında dimdik ayakları üzerinde duran İç İşleri Bakanıydı. Hatta sonrasında bir sürü şey çıktı. Erkeğin bile yapamayacağı şeylerin önünde durmuştur.Devlet Bey'in ifadesi, 'Ben partiyi kimseye kaptırmam. Paralel partiyi ele geçirmeye çalışıyor.' 500 delege imza veriyor. Bu zamana kadar delegeleri kendi seçmişti. O zaman bütün teşkilattaki delegeler paralel miydi?
Çok güzel bir şeye temas ettiniz. Biz atama yapmıyoruz. Seçim yapacağız. Bu seçimde 1260 kusur üst kurul delegemiz var. Bunlar seçecek dolayısıyla burada. 1260 kişinin iradesiyle partinin, daha önce üst kurul delegeler yine seçime gidecek. Biz Meral Hanımı atama yapmıyoruz. Diğer adaylar içinde bu geçerli. Kim burada demokratik olarak, kim üst kurul delegelerden oy alırsa o genel başkanımız olur. Biz Meral Akşener'in başkanlığında daha iyi şeyler yapılacağına inandığımız için böyle diyoruz. Bizim her zaman demokrasiye saygımız vardır. Genel başkanımız her zaman demokrasiyi savunur. Bugün biz eğer üst kurul delegemize güvenmiyorsak, üst kurul delegemiz noter üzerinden 548 imzayı vermiş ve biz üst kurul delegelerimizin bu genel kurulla ilgili çağrısını göz ardı ediyorsak o zaman Genel Başkanımızın demokrasiyle bakış açısıyla ilgili soru işaretleri olur. Bırakın 548 tüzük gereği yüzde 20 oranındaki imza bile sizi değişime çağırır. Burada yüzde 40 oranında bir imza var ve noter üzerinden imza verilmiştir. Sadece Fatih İlçe Başkanımız değil, 7 tane ilçe başkanı Eyüp, Ataşehir, Başakşehir, Tuzla ve Pendik bu ilçe başkanlarımız beraber hareket etti. Yedisi birden ama Fatih İlçe Başkanımız daha öne çıkmıştır. Değişimin hızlı ilerlemesi için ciddi şeylere imza attılar.
Bizim meselemiz artık parti meselesi değil, ülke meselesi oldu. Mesele Milliyetçi Hareket Partisi ve Meral Akşener'dir.Siyasi bir oyun olursa?
Bu konu üzerinde siyasi oyun yapamazlar anca geciktirebilirler.Yargıtay kararı kesindir çünkü imzalar noter üzerinden yapılmıştır.
Genel merkezimiz karar alsın, tüzük kurultayı karar versin. Genel kurultayı biz stadyumda kongre yapacak duruma geldik. Otuz bin kişilik kongre yaparız. Milliyetçi Hareket Partisi'nin gücünü bütün Türkiye'ye gösterelim. sonra bütün Dünya'ya gösterelim.
Ben herkesin Allah rızası için Genel merkezi duyarlı olmaya çağırıyorum. 15 Mayıs'ta sosyal medyada Genel kurultayı demesini arzu ediyorum.
Halit Tuna: Daha önce tabi işlerimin yoğunluğundan dolayı çok aktif görev yapmadım ama Milliyetçi Hareket Partisi'nde yıllardır hem Bahçelievler de hem de Beylikdüzü'nde gücümüz yettikçe destek vermeye çalıştık ancak resmi bir görev almadım. 2009 da ilk defa belediye meclis üyesi olarak görev aldım. Siyasete ilk adimi orda atmış olduk. Aktif siyasete 2009'un birinci yılından itibaren grup başkan vekili daha sonra beş yıllık belediye meclis üyeliğiyle beraber, 7 Haziran ve 1 Kasım da milletvekilliği adaylığı görevi yaptım. Şuan da hala hazırda aktif bir görevimiz yok ama Milliyetçi Hareket Partisi'nde verilen görevi yeri getirmeye çalışırım. Süreç içinde değişimden yana olduğumuz için 1 Kasım sürecinde hayal kırıklığı oldu. Bizzat içinde kendimde sahada yaşadığım için bunun en iyi yöntemi de tekrar genel kurula gidip, güven oyu almak ve burada değişimin işareti olarak da kamuoyunun sesini duymak, tabanın sesini duymak, ülkücüler ne istiyor bunu dinlemek adına da tarafım ben Meral Akşener'den yana. Çok ciddi anlamda insanların hem bizim tabanımızın insanları hem de bir çok Milliyetçi Hareket Partisi'ne daha önce oy vermemiş diğer partilere oy vermiş insanlardan Meral Akşener olursa oy veririz düşüncesinde. İşin bu cephesi var bir de. Yaşadığımız 14 yıllık 15 yıllık iktidar süreci içerisinde yaşanan devletin bütün kademelerindeki erozyonu ve teşkilatlanan devletin bütün yapısındaki yaşanmış olan problemi ortadan kaldırmak için iktidar olma ihtiyacı var. Hep şunu söylerler, "Milliyetçi Hareket Partisi iktidar olmasa da iktidardır" bu cümle rahmetli Başbuğumuzun döneminde böyledir. O zamanlar biz bürokraside hem eğitim camiasında hem sağlık camiasında bürokrasimiz çok yerindeydi. Ülküdaşlarımız görev yapmıştı. Devletin kurumlarında görev yaparken ülküdaşlarımız o hassasiyetlerini ülke menfaatleri doğrusunda kullanmışlardır. Asla partizan hareket etmemişlerdir.'GENEL BAŞKAN ELİ İLE İTTİ'2009'dan beri camianın içindesiniz. Resmen belediye meclis üyeliği ile birlikte genel merkezle ilişkileriniz var. Genel merkeze gidişlerin, il yönetimine gidişlerin aksayan yanları neydi? Bu mevcut yapıyla gitmeyeceğini, nasıl gördünüz nasıl anladınız?
Tabana inmeyen bir teşkilat yapılanması oluşmuş. Tabanla tamamen zıt bir yapı var. Bu yapıda kesinlikle ve tamamen herkes bulunduğu yeri pozisyonu korumak için kurgulanmıştır. Genel başkan bu süreci yönetirken 19 yıllık süreçte çok değişken insanlar gelip gitmiş. Bir kısmı zamanında terk etmiş, muhalefet olmuş. Tekrar iktidara yakın olmuş vs. Bu şunun işareti, evet Milliyetçi Hareket Partisi de siyaset yapmak belli şeyleri kabul etmek süreç içerisinde Başbuğ'dan sonra yaşanan siyasetle ilgili o yerleşim o yerleşke, bir şekilde siyasette Milliyetçi Hareket Partisi'nin pozisyon almasını biz pek hissedemedik. Buradaki yaşanan hadise, iktidar olmamak üzere bir kurgu yapılmış gibi mevcut yapı maalesef kesinlikle bu yönetim anlayışı ile biz, iktidarı taşıyamayız. Halkta 7 Haziran da bize bir prim verdi, biz bu pirimi iyi kullanamadık ve 1 Kasım da bizi sandığa gömdü. Çünkü biz pirimi kullanamadık. Biz inanılmaz başarısız olduk. Türkiye de siyaset, genel başkan üzerinden yapılıyor. Siyasetin önceliği genel başkan sonra aşağı doğru bir model var. Yani siz genel başkan tercihi genel başkanın ağzından çıkacak şey, daha sonrada yönetim kadroları milletvekili adayları sahaya bunu yansıtmaya çalışıyoruz ama siz ne yaparsanız yapın, genel başkanın ağzından sizden farklı yöntemde bir ses çıktığında, siz o beklediğiniz iktidar heyecanını hissetmediğiniz taktirde, bunun başarılı olma şansı yok. Halk bunu gördü 7 Haziran da Milliyetçi Hareket Partisi'ni iktidarda görmek istiyoruz dedi. Genel başkanımız bunu elinin tersiyle terk etti. Bizde bunun cezasını 1 kasımda gördük.'KADIN GENEL BAŞKAN ÇOK ŞEYİ DEĞİŞTİRECEK'Meral Akşener Hanımla aşağı yukarı bir çok toplantıya etkinliklere katılıyorsunuz, gittiğiniz yerlerde karşılamalar vatandaşın ilgisi nasıl oluyor?
Ben üç tane nabız tutmaya çalışıyorum; birincisi Milliyetçi hareket partisinin siyasi nabzı, ikincisi iş dünyasının nabzı ve üçüncüsü Hemşeri dünyasındaki yaşadıklarım, oradaki nabızı tutuyorum. Üçünde de Meral Akşener'e inanılmaz bir teveccüh var. Bu şunun işareti; Meral Hanımla biz milletvekilliği adaylığı sürecinde, bizim bölgede kendimizde adayımızdı. Beraber çalışma fırsatında bulunmuştum. Emin olun Meral Hanım içi dışı neyse o halk dilini kullanan, sizden benden biri gibi hareket eden bir siyasetçi. Halkın özlediği bir siyasetçi figürü. Çünkü biz kendimiz gibi insanları görmek istiyoruz. Bizim gibi konuşan, bizim gibi kızan. Meral Hanım bu dili iyi yakaladı. Tabi bu bir uyum sürecidir. Bu uyumda onunla örtüştü kendisine de yakıştı. Kadın olması münasebetiyle Asenalarımızın sesi ve sözcüsü oldu. Evet olması gereken Türk kadını modelini, evet ayakları üzerinde duran aynı zamanda kadın olmanın getirdiği o gücü, erkek gibi kadın diye tabir ederiz ya gerçekten nezaketiyle koruyan kollayan ve karşılık bulan bir noktada. Kadınlar siyasetin içine ülkenin yönetiminde aktif görev alarak olacak ki, almak zorundayız. Yüzde 50 kadını yok görerek siyaset yapılmaz. Bu zamana kadar yapılmış en büyük eksiklerden bir tanesi. Tabi kadının genel başkan olması bir çok şeyi değiştirecek.Meral Hanım'ın Ülkücü tabana hükmedemeyeceği ve Ülkücülerin o tipik bildiğimiz beyaz çoraplı ülkücülerin, bir kadının sözüne gitmeyeceği söyleniyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Şimdi bu algı yönetilmeye çalışıyor aslında. Meral Hanım televizyon programında bunla ilgili çok güzel bir şey söyledi. Hani kadın liderin biz arkasından gitmeyiz diye. Türk Milliyetçiliğinin en önemli özelliğinde Başbuğumuzunda olduğu süreçte, kadın-erkek eşitliği üzerinden kadında bu ülkede yönetim şekli içerisinde pozisyon alıp, onunda sözü dinlenmeli, onunla beraber hareket edilmesi konusunda bizim töremizin getirdiğidir. Siz eğer bu siyaseti güdüyorsanız, Türk Milliyetçiliğini savunuyorsanız bunun zaten özünde eşitlik ilkesi vardır ama siz erkek egemen bir toplum yaratmaya çalışıyorsanız burada yanılgıya düşüyorsanız zaten bizimde arzu ettiğimiz şey, Milliyetçi Hareket Partisi'nin gerçekleştirmesi, önünü kesmek için konulan setlerdir. Bu setler ne kadar konulursa konulsun büyük bir teveccühü var. Halkın karşılaması bir çok beldede beraber gezdiğimizde şunu görüyorum. İnanılmaz bir teveccühü var. Milliyetçi Hareket Partisi bu zamana kadar gücünü test edemedi. İlk defa belki biz Meral Akşener ile beraber gerçek Milliyetçi Hareket Partisi'nin gücünü test edeceğiz. Şunu ifade ediyorum, MHP'ye oy veren, vermeyi düşünen yüzde 70'lik bir kesim var. Vatandaşlara sorduğunuzda AKP seçmeni içerisinde yüzde 70'in ikinci tercihi MHP. Toplumun yüzde 70 oyunu alacak bir MHP var. O zaman nerede eksiklik yapıyoruz. Liderde eksiklik var. Lafını şu anlamda doğru bulmam. Evet zamanlama açısında herkesin görevini inşa ederken görev sürecinde çok doğru şeylere imza atmış, bugün ki Sayın Genel Başkanımızın yaptığı gibi misyonu tamamlamış, bu bir misyondur. Zamanlama çok önemlidir. O zaman o süreç içerisinde yapması gerekenleri, Sayın Devlet Bahçeli yapmıştır ve görevi bitmiştir. Bundan sonra onun yerine gelecek insanlar, bunu devam ettirecektir. Bayrağı daha farklı yerlere taşımak için eğer bu yarış hizmet yarışıysa hizmetin olmasında da halkın teveccühü gelecek liderlere ihtiyaç vardır. Ben bunu Meral Hanımda görüyorum ve umut ediyorum ve çok ciddide bir karşılık bulacağını temenni ediyorum.İstanbul teşkilatındasınız, Sivaslılar Dernek Başkanısınız, İstanbul da aday oldunuz. Burada İstanbul'un tavrı nedir?
İstanbul'un tabi bazı ilçelerinde Meral Hanım'a yedi ilçemiz başlangıçta imza verdi. Toplam 143 delegenin bir çoğu şuan Meral Akşener'den tarafa pozisyon almaya çalışıyor. İmza verenler var, imza vermeyi düşünenler var, yeni ilçe başkanlarımız var. Meral Hanımla gelen aslında, mesele içinde bulunduğumuz durum, o kadar sıkıntılı ki mevcut üst kurul delegeler, genel başkanı tercih ederlerdi. Şuan ki kurul delegeleri her şeyi yapabiliyorlar. Partiyi kapatabilirler ama genel başkan seçemiyorlar. Bu sistemde anti demokratik bir maddenin değişmesi gerekiyor imza veren delegelere büyük bir saygısızlık var. Onun içinde 15 Mayıs'ta öncelikle tüzük kurultayımızı yapacağız. Daha sonra genel başkan kurultayımız yapılacak. Önce genel başkan kurultayını oluşturmamız için tüzük kurultayından sonuç almamız lazım. 15 Mayıs ta tüzük kurultayımız olarak Anakara da bütün delegelerimiz toplanacak ve alınan sonuca herkes razı olması lazım. Önce demokratik hareketi gerçekleştirmemiz gerekli. Bir de şunu ifade etmek istiyorum; Sivaslılar Derneği dediniz. Belediye meclis üyeliği yaptım ama benim iş dünyasında değişik görevlerim oldu. Merter iş adamları dernek başkanı olarak görev yaptım. Tekstil camiasında 25 senelik bir tecrübem var. Sadece tekstil camiasında değil bir çok iş camiyasindan iş adamları arkadaşlarım emin olun işaret bekliyorlar sürekli beni arayıp Ne olursunuz artık Milliyetçi Hareket Partisi'nin meselesi değil, bu ülke meselesidir. Bu meseleyi çözmek için Meral Akşener'in liderliğine ihtiyaç var. Çünkü Meral Akşener, lider olduğunda şuan ki dengelerin hepsi değişiyor. Milliyetçi Hareket partisinin oyunu %25 diyorlar ama onun çok üzerinde olacağını düşünüyorum.
Olağanüstü olaylara karşı tepki veremez olduk. İnsanlar sokağa çıkıp, tepki verdimi ille gaz, tutuklanacak noktaya geliyor. Demokratik fikirlerini söyleyemez duruma geliyor. Bunu değiştirmenin tek yolu da Sayın Meral Aksener'in Başkanlığında Milliyetçi Hareket Partisi'nin derhal bu değişimi gerçekleştirip, önüne bakıp, ciddi bir muhalefet olamalı.Peki Meral Hanıma 'paralelci' diyorlar. Bu durum da sizde paralel misiniz?
Zaten mesele şuanda Meral Hanım 2001'den beri Milliyetçi Hareket Partisi'nde. 15 senedir hanımefendi bizimle beraber hareket ediyor. 15 senedir eğer, paralelse biz niye yanımıza aldık. Paralelin iki tane ortaya çıktığı süreç vardı. Bir tanesi 2010 referandumudur. Hoca Efendi, bir söylem geliştirdi. Mezarlıktan çıkarın diye. Sayın Meral Akşener ve bizler o hayır oyu kullanmak için bizzat bütün Anadolu'yu gezen milletvekillerimizden. Eğer paralelse Meral Akşener, Hoca Efendi'nin evet dediği bir şey için hayır neden desin. Bu kadar Anadolu'yu gezer miydi? İkinci Meral Hanım'a biliyorsunuz AKP'den bakanlık teklifi yapıldı. Meral Akşener paralelse, paralelle kavga eden hükümet nasıl bakanlık teklifi yaptı. İki tane somut şeyden bahsediyoruz. İnsanların kafasında algı oluşturmaya çalışıyorlar. Meral Akşener, tertemiz bir sicile sahiptir. Çünkü kendisi 28 Şubat kararında dimdik ayakları üzerinde duran İç İşleri Bakanıydı. Hatta sonrasında bir sürü şey çıktı. Erkeğin bile yapamayacağı şeylerin önünde durmuştur.Devlet Bey'in ifadesi, 'Ben partiyi kimseye kaptırmam. Paralel partiyi ele geçirmeye çalışıyor.' 500 delege imza veriyor. Bu zamana kadar delegeleri kendi seçmişti. O zaman bütün teşkilattaki delegeler paralel miydi?
Çok güzel bir şeye temas ettiniz. Biz atama yapmıyoruz. Seçim yapacağız. Bu seçimde 1260 kusur üst kurul delegemiz var. Bunlar seçecek dolayısıyla burada. 1260 kişinin iradesiyle partinin, daha önce üst kurul delegeler yine seçime gidecek. Biz Meral Hanımı atama yapmıyoruz. Diğer adaylar içinde bu geçerli. Kim burada demokratik olarak, kim üst kurul delegelerden oy alırsa o genel başkanımız olur. Biz Meral Akşener'in başkanlığında daha iyi şeyler yapılacağına inandığımız için böyle diyoruz. Bizim her zaman demokrasiye saygımız vardır. Genel başkanımız her zaman demokrasiyi savunur. Bugün biz eğer üst kurul delegemize güvenmiyorsak, üst kurul delegemiz noter üzerinden 548 imzayı vermiş ve biz üst kurul delegelerimizin bu genel kurulla ilgili çağrısını göz ardı ediyorsak o zaman Genel Başkanımızın demokrasiyle bakış açısıyla ilgili soru işaretleri olur. Bırakın 548 tüzük gereği yüzde 20 oranındaki imza bile sizi değişime çağırır. Burada yüzde 40 oranında bir imza var ve noter üzerinden imza verilmiştir. Sadece Fatih İlçe Başkanımız değil, 7 tane ilçe başkanı Eyüp, Ataşehir, Başakşehir, Tuzla ve Pendik bu ilçe başkanlarımız beraber hareket etti. Yedisi birden ama Fatih İlçe Başkanımız daha öne çıkmıştır. Değişimin hızlı ilerlemesi için ciddi şeylere imza attılar.
Bizim meselemiz artık parti meselesi değil, ülke meselesi oldu. Mesele Milliyetçi Hareket Partisi ve Meral Akşener'dir.Siyasi bir oyun olursa?
Bu konu üzerinde siyasi oyun yapamazlar anca geciktirebilirler.Yargıtay kararı kesindir çünkü imzalar noter üzerinden yapılmıştır.
Genel merkezimiz karar alsın, tüzük kurultayı karar versin. Genel kurultayı biz stadyumda kongre yapacak duruma geldik. Otuz bin kişilik kongre yaparız. Milliyetçi Hareket Partisi'nin gücünü bütün Türkiye'ye gösterelim. sonra bütün Dünya'ya gösterelim.
Ben herkesin Allah rızası için Genel merkezi duyarlı olmaya çağırıyorum. 15 Mayıs'ta sosyal medyada Genel kurultayı demesini arzu ediyorum.










