-Seçim kampanyamızda şov yapmıyoruz
-Silivri'de yolsuzluktan uzak bir belediye olacak
-Silivri Belediyesi'nden kimse memnun değil
-Sadece yol yapıyor, bir de övünüyor
-Dün namaz kılanlara tukaka diyorlardı, bugün oy için birlikteler
-Ana muhalefet neden seçime 2 ay kala suçluyor?
- Özcan Işıklar'ın sözlerinde tutarsızlık var
- AKP'li önceki dönem de başarısızdı
Demokratik Sol Parti (DSP) Silivri Belediye Başkan Adayı Hüseyin Dertop, düzenlediği basın toplantısıyla Silivri'de nasıl bir yönetim anlayışı içinde olacaklarını paylaştı.
Gazetecilerle bir araya gelen Dertop, yolsuzlukların yaşanmadığı ve hesap verebilir bir belediye yönetimi vurgusu yaptı.
"30 Mart’ta DSP’ye vereceğiniz her oy yerel yönetimde daha iyi, daha dürüst, daha şeffaf, daha eşitlikçi hizmetin, saygın ve güçlü bir yerel yönetimin güvencesi olacaktır" diyen Dertop, şöyle konuştu: "Seçim kampanyamıza şov mantığı ile girmiyoruz. İdare etmek için değil, halkla birlikte Silivri'yi yönetmek için geliyoruz. Özlemlerimiz bir olunca, güçlerimizi birleştirince aşamayacağımız güçlük yoktur. Gelin Silivri’miz için güç birliği yapalım. 'Nasıl bir belediye?' sorusuna gelince...
Bazı kişilerin değil, herkesin ve her kesimin belediyesi! Kimsenin kayrılmadığı bir belediye, eşitlikçi bir belediye! Dürüst yönetilen, hesap verebilen, demokratik yönetim anlayışının hakim olduğu, çalışkan güler yüzlü çalışanlarının hizmet verdiği bir belediye! Yolsuzluk ve kayırmanın olmayacağı, yurttaşların ve kamunun denetimine sonuna kadar açık, hesap verebilir şeffaf bir belediye!
Birlik, barış ve kardeşlik anlayış ve düşüncesi ile yönetilen, insanca yaşanabilen bir kent oluşturacak bir belediye...
MEVCUT YÖNETİMDEN KİMSE MEMNUN DEĞİL
Silivri’mizi, gençlerimizin, ana babalarımızın, emeklilerimizin, işçimizin, köylümüzün, engellilerimizin, yaşlılarımızın, sanayicimizin, esnaf ve sanatkârlarımızın Silivri’si yapmak için yola çıktık. Buradan fikirlerimi paylaşıyorum. Bir şeylerin değişmesi gerekiyor. Mevcut olandan memnun olsaydım, ben de mevcut olanlara oy verecektim. Siz durumdan memnun musunuz? Hepinize saygı ve sevgilerimi sunarım. Silivri için söyleyeceklerim var."
OTURMAYA GELMEDİN TABİKİ YAPACAKSIN!
DSP Silivri Belediye Başkan Adayı Hüseyin Dertop, nasıl bir belediye yönetimi anlayışı sergileyeceklerini anlattıktan sonra basın mensuplarının sorularını yanıtladı. "Mevcut Silivri Belediyesi'nden memnun değilim dediniz. Rahatsızlık veren konular nelerdir size göre?" sorusuna cevap veren Dertop, hiçbir şey yapılmadığının altını çizdi.
Belediye Başkanı Özcan Işıklar'ın, ağırlıklı olarak dikkat çeken yol, park ve bahçe işlerine atıfta bulunan Dertop, " Yol yaptık, kaldırım yaptık, meydan yaptık. Tabi ki yapacaksın, orada oturmaya gelmedin" ifadesini kullandı.
ANA MUHALEFETİN SUÇLAMALARINA RAZI DEĞİLİM
Dertop, sözlerinin devamında genel gündemde ana muhalefet partisi CHP'nin de tutumunu eleştirdi. CHP'nin seçim politikasının seçine 2 ay kala sertleşmesini manidar bulan Dertop; "Madem iktidarın bu kadar suçu vardı neden 2 ay kala ana muhalefet suçlayıcı. Ben buna razı değilim" diye konuştu.
Dertop, şöyle devam etti:
"Hem yerel yönetimden, hem de genel yönetimden memnun olmayan dünya kadar insan var. Ben de memnun değilim. Yani kalkıp seçime son 2 ay kala bir ana muhalefetin iktidara bu kadar suçlayıcı ithamda bulunmasına razı değilim. 10 yıldan beri iktidar olan ve on yıldan beri ana muhalefet olan bir parti var. Bunlar bu güne kadar eleştirilmedi de, neden seçime iki ay kala bu eleştiriler ortaya çıktı? Rahatsızım bundan.
SİLİVRİ'NİN HAKKI OLAN BİR YÖNETİM YOK
Yerel anlamda da Silivri’nin iyi yönetilmediği kanaatindeyim. Yani geçmiş dönemde de iyi yönetilmedi, bu dönemde de iyi yönetilmedi. Geçmiş dönemde bazen soruyorlar bana, ‘hiç bir şey olmadı mı?’ Evet, bu dönemde de bir şeyler oldu geçmiş dönemde de. Ama Silivri’nin alması gereken, Silivri’nin hakkı olan bir yönetim anlayışı, bir idare anlayışı olmadı. Ben kendimi Demokratik Sol Partili olarak, mevcut partilerin hepsinin üstünde görüyorum. Bizim onlarla hiçbir ilişkimiz yok.
YOL YAPIYORSUN BİR DE ÖVÜNÜYORSUN
Çünkü hiç birisi ‘yolsuzluk yapmayacağız, şeffaf yönetim yapacağız’ diyorlar ama geldikleri zaman yapmıyorlar. Benim öyle bir şeyim yok, kesinlikle şeffaf olacak. Kesinlikle katılımcı olacak. Halkın yararına, diyelim ki yol veya kaldırım yapacağız. Hangi bölgenin ihalesi yapılacaksa, o mahalle halkının katılımı ile ihale yapılacak. Çünkü paraları yol yaptık, kaldırım yaptık o bölgedeki insanlara dağıtıyor belediye. Ödemediği zaman da tapusuna haciz koyuyor. Benim hiç haberim yok, olup olmaması konusunda bir karar vermemişim, yol yapıyorsun bir de övünüyorsun. Sanki babanın parası ile yapmışsın gibi. Miras yediyi alıp da orada harcamışsın gibi. Yol yaptık, kaldırım yaptık, meydan yaptık. Tabi ki yapacaksın, orada oturmaya gelmedin. Ama ne ile yaptın, kimin katkısıyla yaptın? Bunlar çok önemli.
DSP'DEN HİÇ BİR ZAMAN AYRILMADIM
Ondan dolayı, bunlardan memnun olmadığımdan dolayı, aday olarak kendi partimden çıktım. Başka bir partiye yamamadım. Başka bir partiye de yamayabilirdim. Bana teklifler geldi. Ama baktım şöyle, kendi parti ilkelerime yetişme ve yaşam tarzıma uygun DSP’yi görüyorum. Partimden de hiçbir zaman ayrılmadım. 94’te girip, meclis üyesi seçildim. 99’da meclis üyeliğini bıraktıktan sonra DSP’den ayrılmış değilim. Ben DSP’liyim, DSP’li olarak da giderim.
ÖZCAN IŞIKLAR'IN SÖZLERİNDE TUTARSIZLIK VAR
"Cemaat-AK Parti kavgası herkesçe biliniyor. Cemaat ülke genelinde CHP'yi destekleme kararı aldı ve bu tutumu Silivri'de de hissedildi. Hatta Özcan Işıklar'ın, cemaatle işbirliği içinde olduğu yazıldı. Sosyal demokrat partinin belediye başkanının cemaat oluşumuyla ortak hareket etmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna sert bir cevap veren Hüseyin Dertop, sosyal demokrat çizginin gerçek sahibi olarak DSP'yi işaret etti. CHP adayı Özcan Işıklar'ın geçen senelerdeki söz ve söylemleriyle seçim sürecindeki konuşmaları arasında çelişki olduğunu dile getiren Dertop, şöyle konuştu:
"Kesinlikle şuanda söylemiş olduğunuz mevcut belediye başkanının görüşü, daha önceki konuşmalarıyla şuanda yaptıklarının tamamen tezat olduğunun kanaatlindeyim. Bizim görüşümüzle birebir ölçülüyor şuandaki durum. Niye? Bizim rahmetli genel başkanımız Ecevit’in Demokratik Sol olarak ortaya çıkmasının sebebi, ulusal sol, inançlara saygılı ve laiklik. Bizim tutumumuz inançlara saygılı ve laikliktir. Yani hangi dini inancı olursa olsun, hangi tarikattan olursa olsun, biz hepsine saygı duyuyoruz ve bu insanlarında dini vecibelerini yerine getirebilmesi içinde ne gerekliyse yapılması kanaatindeyiz. Rahmetli Ecevit, hatırlıyor musunuz, cemaat okullarını ziyaret edip 'ne kadar güzel okullar' dediği zaman, kol kola dediğimiz aynı siyasi görüşteki arkadaşlar, Ecevit’i sanki sert sözlerle boğmaya. Ecevit cemaatçiliğin ne kadar iyi olduğunu söylemedi. Atatürk’ün ilkelerine göre eğitim ne diyor? Avrupa eğitimi düzeyinde. Şimdi dışarıda açılmış okullara karşı gelebilir misiniz?
Ama cemaat ayrı bir olay, okul olayı ayrı bir olay. Rahmetli Ecevit bunu söylemek istedi."
DÜN NAMAZ KILANLARA TUKAKA DİYENLER
BUGÜN OY İÇİN BERABER HAREKET EDİYOR
CHP'nin namaz kılanlara yönelik eski tutumuyla şimdiki tutumunun bağdaşmadığını belirten Dertop, Silivri'de de benzer anlayış olduğunu kaydetti. CHP Adayı Özcan Işıklar'ın sırf oy uğruna cemaatle birlikte hareket ettiğini dile getiren Dertop, inançlara saygı anlayışın adresi olarak DSP ve eski Başbakan rahmetli Bülent Ecevit'i örnek gösterdi.
Dertop, Türkiye'de bir oyun oynandığını savunarak şu ifadeleri kullandı:
"Ben de şimdi aday olan arkadaşlarla ilgili kötü bir kelime kullanmak istemiyorum. Allah herkesin yolunu açık etsin. Ama ilkeli davranmak gerekir. Dün ne söylediyseniz, bugünde aynısını söyleyin. Dün tukaka dediğiniz, alnı secdeye değen insanlara, inancı olup da inancını biraz açıklayan insanlara hangi kesimden olursa olsun, hangi tarikattan olursa olsun, tukaka diyorsunuz, bugün sırf oy uğruna, o insanlarla beraber hareket ediyorsunuz. O zaman ben şunu diyorum, burada bir oyun var. Türkiye’de birileri oyun oynuyor. Bu oyuna dikkat etmemiz lazım. Kesinlikle ben hiçbir tarikata karşı değilim ama Atatürk Milliyetçisi, laik anlayışa sahip, demokratik yönetim anlayışını kabul eden, inançlara saygılı laikliği özellikle üstüne basa basa, konuşan ve ilkeleri uygulamaya çalışan bir kişiyim. Benim her kesime mesafem aynı. Ama Türkiye Cumhuriyetinin bir ilkeleri var. Cumhuriyetin ilkelerini oy uğruna, belli bir süre askıya alması kimsenin yetkisi ve hakkı değildir. "










