Siyasetinde nasıl iz bıraktığını anlatan Selami Değirmenci, "Siyasette birçok insan sahte görünüşlerle gönül almaya çalışıyor. Sahteciliğe hiç gerek yok. Samimi olursanız, candan yürekten olursanız, insanlar da size gereken değeri veriyor zaten" dedi.Silivri'nin 15 yıllık eski belediye başkanı Selami Değirmenci, geçmiş ve gelecek dönemlere yönelik görüşlerini anlattı. Milletvekili seçimleri başta olmak üzere, Silivri'nin köy mahallelerine hizmet götürmenin zorluklarına değindi.
CHP'li Değirmenci, siyasette iz bırakmanın yöntemini de tarif etti. "Önemli olan insanların gönlünde olabilmek" diyen tecrübeli siyasetçi, şöyle konuştu: "Hiçbir siyasi parti ayırımı olmadan, insanlardan o saygıyı görebiliyorsanız ve hangi partiden olursa olsun o dönemde sokağa çıktığımda her ne kadar bir siyasi rekabet varsa da aramızda, parti taraftarlarıyla son derece saygılı ilişkilerimiz bulunuyordu. Bu asla onun gibi görünmeye çalışarak olmadı. Yani ben bir MHP’li ile MHP’li gibi görünerek, bir AK Partiliyle AK Partili gibi görünerek, ya da DSP’liyle DSP’li gibi davranarak değil, kendi kişiliği, parti kimliğimi ortaya koyarak onların sayesinde kazanıyordum. Siyasette birçok insan onun gibi yaparak, sahte görünüşlerle gönül almaya çalışıyorlar. E bu sahtecilikte de zamanla, 'takke düşüyor kel görünüyor.' Dolayısıyla sahteciliğe hiç gerek yok. Olduğunuz gibi olursanız, samimi olursanız, candan yürekten olursanız, insanlar da size gereken değeri veriyor zaten."MUHTARLARIN İŞİ ZOR
2009 yılından itibaren Silivri Belediyesi hizmet alanına dahil edilen köylerin durumu hakkında konuşan Değirmenci, şunları söyledi:
"Bu dönem (2009'dan sonrası) muhtarların işi zor. Mesela eskiden muhtarlarımız İl Özel İdaresinden İl Genel Meclis Üyeleri sayesinde çok ciddi destekler alıyorlardı. Şimdi onlar kalktı. Onun yerine Büyükşehir destek verecek konumda. Ama tabii ki muhtarlarımızın ilk muhatabı ilçe belediye başkanımız oluyor. İyi geçinmek zorundalar. Belki talep edilen şeyle ilçe belediyesi yetkili değildir ama katkı yapmaz zorundadır. Az önce kendimden de örnek verdim. Benim görev alanım değil ama sorunu gidermek için çok ciddi katkılar vermeye çalıştım.
Elbette ki sizin görev alanınıza girmiş, mahalle olmuş yerlere katkı vermek zorundasınız. Bugün Piri Paşa Muhtarının talebiyle Danamandıra muhtarının talebi arasında çok fark yok. Tabi ki oralarda çok daha fazla hizmete aç bölgeler var. Köy yolları, tarla yolları vs.. hizmet bakımından daha geride kalmış bölgeler. Ama köylerimizden talep geleceği de bir gerçek.
Burada başka sıkıntı daha var. Biz alan olarak çok geniş bir bölgeyiz. Belediyenin bu imkânlarla o hizmetleri gerçek anlamda Köy Hizmetleri ve İl Özel İdaresi dönemindeki gibi verebilme şansı yok. Ancak Büyükşehir Belediyesinin desteği olması gerekiyor. Öyle sanıyorum ki bu 6 yıldır Büyükşehir Belediyesi biraz o konuda ketum davranıyor. İlçe belediyesine yeterli desteği vermiyor. O da vatandaşların mağdur olmasına sebep oluyor. Hiçbir belediye başkanı herhangi bir muhtarla tartışmaya gireceğini tahmin etmiyorum. Ama muhtarın beklentisi zamanında gerçekleşemeyince doğal olarak 'benim işimi yapmıyor' şekline dönebilir o beklentiler. Arada tartışmalar da oluyordur, sinirler geriliyordur ama yine de iyi geçinmek zorundalar. Çünkü birbirlerine muhtaçlar."KÜLTÜR MERKEZİ İTİRAFI
15 yıllık belediye başkanlığı döneminde yaptığı temel yatırımları hatırlatan Değirmenci, "Biz çok temel yatırımlara girdik. Su şebekesinin yeniden yapılması, kanalizasyonun yeniden yapılması, mezarlığın yeniden yapılması, düzenli çöp depolama alanının yeniden yapılması, şehir imar haritalarının dijital hale getirilmesi, Kent Bilgi Sistemine girilmesi, 15 civarında okul yaptırılması, ilk defa kreş ve anaokulu yapılması, engellilerle ilgili ilk defa çalışma yapılması gibi birçok temel konularla çok önemli hizmetler verdik. Bir gün bunları sıralama imkânı olursa, sıralarız. Ama 15 yıla sığdıramadığım eksik ne varsa derseniz, bunların birincisinin Kültür Merkezi olduğunu çok net olarak söylemek isterim. Yani en fazla değer vermiş olmama rağmen, belediyelerde ilk Kültür Evi etkinliğini başlatan bir belediye olmamıza rağmen, ilk özel radyo yayını yapan kurum olmamıza rağmen bir Kültür Merkezinin yapılamamış olması benim için vicdani yönden çok büyük eksiklik. Yine Silivri içinde yeterli otopark ve katlı otoparkların yapılamaması büyük eksiklik. Şimdiki belediye başkanımızın zaman zaman New Center’ı yıkma planları var ya, o New Center’ın yapılma projesi aslında onun altında olan otoparktır. Orası yapılırken 2 yıldan fazla tartışıldı. Gerek kamuoyunda, gerek Cumhuriyet Halk Partisi Örgütünde, gerekse Yerel Gündem bünyesinde. Ondan sonra oranın yapılmasına karar verildi. Proje şekli tam uygulansaydı bugün orda çirkin ve işlevsiz bir bina olmayacaktı. Maalesef tam bitimine yakın görev sürecinde görev değişince farklı bir konuma geldi. Onun altında 200 civarında araba park ediyor, Atatürk caddesinden Piri Paşa Okulunun oraya kadarda 60 civarında araba park ediyor. Sadece New Center’ın altında 200 araba park ediyor. Yani şu yol boyuna park edilen arabaların 3 katından fazlası sadece New Center’a park ediliyor. Onun ne kadar önemli bir işlev gördüğünü bilmek gerekiyor. Mesela Valilik tarafından Silivri’ye bir Özel İdare binası ihale edildiği zaman onun bodrumu yoktu. İhale olduktan sonra müteahhit hafriyat çalışmasına başladığında ben İstanbul Valisine giderek Özel İdare binasının altına otopark yapılmasını istedim. Ve o şekilde de oldu. Dolayısıyla otopark konusu çok büyük bir eksiklik" diye konuştu.PROJELERİMİZ HAZIRDI AMA YAPILMADI
Değirmenci şöyle devam etti: "Ve otopark projelerimiz hazır olduğu halde yapamamanın eksikliğini hissediyorum. Mesela hamamın orada bulunan otopark, bizim otopark projemizdi. Belediye Başkanı Özcan beyin başlattığı yer bizim otopark projemizdi. Yine Öğretmen evinin bulunduğu alan bizim katlı otopark projemizdi. Projeleri de hazırdı. Ve onlar benim eksik bıraktığım işler. Aziz Nektaryus’un evi eğer bitirilmiş olsaydı bugün Silivri çok önemli turistik merkez olacaktı. Sanıyorum başkanımız tekrara o konuda bir girişimde bulundu ve bütün kalbimle de destekliyorum. Eğer öyle bir şey olursa, şu anda karşı çıkan insanlar o projenin Silivri’ye ne kadar yarar sağlayacağını görecek. Yine bizim yaptığımız toplu konutlar var. çokta güzel oldu. Çöl içinde deha yarattık biz. Ama o bölgede ulaşımda büyük sıkıntı olduğunu biliyoruz. Ama eksiklerimin yanı sıra Milli Eğitime çok ciddi destek verdim. Bizim girişimlerimizle arazi tahsisiyle ilçeye birçok okulun yapılmasına vesile olduk. Sağlıkta ta aynı şekilde ciddi katkılarımız oldu."HALK DESTEKLİYOR AMA BİRİLERİ ENGELLİYOR
Milletvekilliği ve belediye başkan adaylığı süreçleriyle ilgili konuşan Değirmenci, "Benim siyasette haksızlığa uğrayıp uğramadığımı herhalde Silivri halkı çok iyi biliyordur. Şimdi hakketmediğiniz bir göreve talip olursunuz, ayak oyunlarıyla falan gelirsiniz, gelemezseniz zaten hakketmiyordum, uyduramadık işimizi dersiniz. Ama benim için 2002’de partiden ihraç edildikten sonra kabus başlıyor. O yaptıklarına ve Mehmet Sevigen ile bir iki arkadaşının yolsuzluklarını ortaya çıkardığına pişman mısın diye sorarsan, hiç pişman değilim. Bugün yine olsa hiç gözümü kırpmadan aynı şeyi yapardım. Eğer gözümün önünde o kadar büyük yolsuzluklar oluyorsa, kimse benim gözümü kapamamı beklemesin. Ondan sonra ki dönemde 2009’daki aday adaylığımın adaylığa dönüşmesinin nasıl engellendiğini zaten biliyorsunuz. Oraya takılıp ta kalmamak gerekiyor. 2011 Milletvekili seçimi listedeyken son gün çıkarıldık listeden. Yani listenin 8. Sırasındayken biz çıkarıldık Faik Tunay yazıldı listeye. Daha iyiyse, daha iyi hizmetler vermişse sorun yok, saygı da duyarım. Ama hizmet verememişse, yararlı işler yapamamışsa kimse benden saygı duymamı beklemesin. 2014’deki olayları zaten söylemeye gerek yok. Siyaset halk için yapılır. Halkla birlikte yapılır. Halktan desteğiniz varken birileri tarafından normal olamayan yollarla engelleniyorsan, bunun mağduru sadece ben olmuyorum, partililer de oluyor. Ben burada Belediye Başkanı olsaydım çok farklı hizmetler yapardım. Orda mütevazi olmaya falan gerek yok. Bir milletvekili olsaydım Silivri’ye de, ülke çevresinde de ses getirecek işlemler yapardım. Bugün koskoca Cumhuriyet Halk Parti gurubunda iki tane Milletvekili konuşuluyor. Çünkü o iki arkadaş toplumsal çalışmaların içerisindeler. Nerde toplumsal çalışma var onlar orada. Dolayısıyla bu insanı yaralamıyor mu? Tabii ki yaralıyor. Ama şunu açıkça söylemek gerekirse, kimse bana ya sen zaten hak etmediğin bir göreve talip olmuştun. Çekil otur yerine falan demiyor. Ben göreve talibim falanda dememe gerek yok. İnsanlar düşünüyor. Bu bizim birilerinin önünü kesmemiz, engel olduğumuz anlamına gelmiyor" şeklinde konuştu.
-Fatma Yıldırım/Gazeteistanbul-
CHP'li Değirmenci, siyasette iz bırakmanın yöntemini de tarif etti. "Önemli olan insanların gönlünde olabilmek" diyen tecrübeli siyasetçi, şöyle konuştu: "Hiçbir siyasi parti ayırımı olmadan, insanlardan o saygıyı görebiliyorsanız ve hangi partiden olursa olsun o dönemde sokağa çıktığımda her ne kadar bir siyasi rekabet varsa da aramızda, parti taraftarlarıyla son derece saygılı ilişkilerimiz bulunuyordu. Bu asla onun gibi görünmeye çalışarak olmadı. Yani ben bir MHP’li ile MHP’li gibi görünerek, bir AK Partiliyle AK Partili gibi görünerek, ya da DSP’liyle DSP’li gibi davranarak değil, kendi kişiliği, parti kimliğimi ortaya koyarak onların sayesinde kazanıyordum. Siyasette birçok insan onun gibi yaparak, sahte görünüşlerle gönül almaya çalışıyorlar. E bu sahtecilikte de zamanla, 'takke düşüyor kel görünüyor.' Dolayısıyla sahteciliğe hiç gerek yok. Olduğunuz gibi olursanız, samimi olursanız, candan yürekten olursanız, insanlar da size gereken değeri veriyor zaten."MUHTARLARIN İŞİ ZOR
2009 yılından itibaren Silivri Belediyesi hizmet alanına dahil edilen köylerin durumu hakkında konuşan Değirmenci, şunları söyledi:
"Bu dönem (2009'dan sonrası) muhtarların işi zor. Mesela eskiden muhtarlarımız İl Özel İdaresinden İl Genel Meclis Üyeleri sayesinde çok ciddi destekler alıyorlardı. Şimdi onlar kalktı. Onun yerine Büyükşehir destek verecek konumda. Ama tabii ki muhtarlarımızın ilk muhatabı ilçe belediye başkanımız oluyor. İyi geçinmek zorundalar. Belki talep edilen şeyle ilçe belediyesi yetkili değildir ama katkı yapmaz zorundadır. Az önce kendimden de örnek verdim. Benim görev alanım değil ama sorunu gidermek için çok ciddi katkılar vermeye çalıştım.
Elbette ki sizin görev alanınıza girmiş, mahalle olmuş yerlere katkı vermek zorundasınız. Bugün Piri Paşa Muhtarının talebiyle Danamandıra muhtarının talebi arasında çok fark yok. Tabi ki oralarda çok daha fazla hizmete aç bölgeler var. Köy yolları, tarla yolları vs.. hizmet bakımından daha geride kalmış bölgeler. Ama köylerimizden talep geleceği de bir gerçek.
Burada başka sıkıntı daha var. Biz alan olarak çok geniş bir bölgeyiz. Belediyenin bu imkânlarla o hizmetleri gerçek anlamda Köy Hizmetleri ve İl Özel İdaresi dönemindeki gibi verebilme şansı yok. Ancak Büyükşehir Belediyesinin desteği olması gerekiyor. Öyle sanıyorum ki bu 6 yıldır Büyükşehir Belediyesi biraz o konuda ketum davranıyor. İlçe belediyesine yeterli desteği vermiyor. O da vatandaşların mağdur olmasına sebep oluyor. Hiçbir belediye başkanı herhangi bir muhtarla tartışmaya gireceğini tahmin etmiyorum. Ama muhtarın beklentisi zamanında gerçekleşemeyince doğal olarak 'benim işimi yapmıyor' şekline dönebilir o beklentiler. Arada tartışmalar da oluyordur, sinirler geriliyordur ama yine de iyi geçinmek zorundalar. Çünkü birbirlerine muhtaçlar."KÜLTÜR MERKEZİ İTİRAFI
15 yıllık belediye başkanlığı döneminde yaptığı temel yatırımları hatırlatan Değirmenci, "Biz çok temel yatırımlara girdik. Su şebekesinin yeniden yapılması, kanalizasyonun yeniden yapılması, mezarlığın yeniden yapılması, düzenli çöp depolama alanının yeniden yapılması, şehir imar haritalarının dijital hale getirilmesi, Kent Bilgi Sistemine girilmesi, 15 civarında okul yaptırılması, ilk defa kreş ve anaokulu yapılması, engellilerle ilgili ilk defa çalışma yapılması gibi birçok temel konularla çok önemli hizmetler verdik. Bir gün bunları sıralama imkânı olursa, sıralarız. Ama 15 yıla sığdıramadığım eksik ne varsa derseniz, bunların birincisinin Kültür Merkezi olduğunu çok net olarak söylemek isterim. Yani en fazla değer vermiş olmama rağmen, belediyelerde ilk Kültür Evi etkinliğini başlatan bir belediye olmamıza rağmen, ilk özel radyo yayını yapan kurum olmamıza rağmen bir Kültür Merkezinin yapılamamış olması benim için vicdani yönden çok büyük eksiklik. Yine Silivri içinde yeterli otopark ve katlı otoparkların yapılamaması büyük eksiklik. Şimdiki belediye başkanımızın zaman zaman New Center’ı yıkma planları var ya, o New Center’ın yapılma projesi aslında onun altında olan otoparktır. Orası yapılırken 2 yıldan fazla tartışıldı. Gerek kamuoyunda, gerek Cumhuriyet Halk Partisi Örgütünde, gerekse Yerel Gündem bünyesinde. Ondan sonra oranın yapılmasına karar verildi. Proje şekli tam uygulansaydı bugün orda çirkin ve işlevsiz bir bina olmayacaktı. Maalesef tam bitimine yakın görev sürecinde görev değişince farklı bir konuma geldi. Onun altında 200 civarında araba park ediyor, Atatürk caddesinden Piri Paşa Okulunun oraya kadarda 60 civarında araba park ediyor. Sadece New Center’ın altında 200 araba park ediyor. Yani şu yol boyuna park edilen arabaların 3 katından fazlası sadece New Center’a park ediliyor. Onun ne kadar önemli bir işlev gördüğünü bilmek gerekiyor. Mesela Valilik tarafından Silivri’ye bir Özel İdare binası ihale edildiği zaman onun bodrumu yoktu. İhale olduktan sonra müteahhit hafriyat çalışmasına başladığında ben İstanbul Valisine giderek Özel İdare binasının altına otopark yapılmasını istedim. Ve o şekilde de oldu. Dolayısıyla otopark konusu çok büyük bir eksiklik" diye konuştu.PROJELERİMİZ HAZIRDI AMA YAPILMADI
Değirmenci şöyle devam etti: "Ve otopark projelerimiz hazır olduğu halde yapamamanın eksikliğini hissediyorum. Mesela hamamın orada bulunan otopark, bizim otopark projemizdi. Belediye Başkanı Özcan beyin başlattığı yer bizim otopark projemizdi. Yine Öğretmen evinin bulunduğu alan bizim katlı otopark projemizdi. Projeleri de hazırdı. Ve onlar benim eksik bıraktığım işler. Aziz Nektaryus’un evi eğer bitirilmiş olsaydı bugün Silivri çok önemli turistik merkez olacaktı. Sanıyorum başkanımız tekrara o konuda bir girişimde bulundu ve bütün kalbimle de destekliyorum. Eğer öyle bir şey olursa, şu anda karşı çıkan insanlar o projenin Silivri’ye ne kadar yarar sağlayacağını görecek. Yine bizim yaptığımız toplu konutlar var. çokta güzel oldu. Çöl içinde deha yarattık biz. Ama o bölgede ulaşımda büyük sıkıntı olduğunu biliyoruz. Ama eksiklerimin yanı sıra Milli Eğitime çok ciddi destek verdim. Bizim girişimlerimizle arazi tahsisiyle ilçeye birçok okulun yapılmasına vesile olduk. Sağlıkta ta aynı şekilde ciddi katkılarımız oldu."HALK DESTEKLİYOR AMA BİRİLERİ ENGELLİYOR
Milletvekilliği ve belediye başkan adaylığı süreçleriyle ilgili konuşan Değirmenci, "Benim siyasette haksızlığa uğrayıp uğramadığımı herhalde Silivri halkı çok iyi biliyordur. Şimdi hakketmediğiniz bir göreve talip olursunuz, ayak oyunlarıyla falan gelirsiniz, gelemezseniz zaten hakketmiyordum, uyduramadık işimizi dersiniz. Ama benim için 2002’de partiden ihraç edildikten sonra kabus başlıyor. O yaptıklarına ve Mehmet Sevigen ile bir iki arkadaşının yolsuzluklarını ortaya çıkardığına pişman mısın diye sorarsan, hiç pişman değilim. Bugün yine olsa hiç gözümü kırpmadan aynı şeyi yapardım. Eğer gözümün önünde o kadar büyük yolsuzluklar oluyorsa, kimse benim gözümü kapamamı beklemesin. Ondan sonra ki dönemde 2009’daki aday adaylığımın adaylığa dönüşmesinin nasıl engellendiğini zaten biliyorsunuz. Oraya takılıp ta kalmamak gerekiyor. 2011 Milletvekili seçimi listedeyken son gün çıkarıldık listeden. Yani listenin 8. Sırasındayken biz çıkarıldık Faik Tunay yazıldı listeye. Daha iyiyse, daha iyi hizmetler vermişse sorun yok, saygı da duyarım. Ama hizmet verememişse, yararlı işler yapamamışsa kimse benden saygı duymamı beklemesin. 2014’deki olayları zaten söylemeye gerek yok. Siyaset halk için yapılır. Halkla birlikte yapılır. Halktan desteğiniz varken birileri tarafından normal olamayan yollarla engelleniyorsan, bunun mağduru sadece ben olmuyorum, partililer de oluyor. Ben burada Belediye Başkanı olsaydım çok farklı hizmetler yapardım. Orda mütevazi olmaya falan gerek yok. Bir milletvekili olsaydım Silivri’ye de, ülke çevresinde de ses getirecek işlemler yapardım. Bugün koskoca Cumhuriyet Halk Parti gurubunda iki tane Milletvekili konuşuluyor. Çünkü o iki arkadaş toplumsal çalışmaların içerisindeler. Nerde toplumsal çalışma var onlar orada. Dolayısıyla bu insanı yaralamıyor mu? Tabii ki yaralıyor. Ama şunu açıkça söylemek gerekirse, kimse bana ya sen zaten hak etmediğin bir göreve talip olmuştun. Çekil otur yerine falan demiyor. Ben göreve talibim falanda dememe gerek yok. İnsanlar düşünüyor. Bu bizim birilerinin önünü kesmemiz, engel olduğumuz anlamına gelmiyor" şeklinde konuştu.
-Fatma Yıldırım/Gazeteistanbul-










