Ege Denizi'nde, geçtiğimiz hafta 6.5 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Bu depremin ardından Çanakkale’de de artçı sarsıntılar yaşandı. Merkez üssü Saros Körfezi olan ve Richter ölçeğine göre 4,8 ve 4,5 şiddetindeki iki sarsıntı sırasında, binalarda bulunanlar panikle dışarı kaçıp açık alanlara çıktı. Silivri-Kumburgaz-Büyükçekmece güzergahında da fay hattı bulunuyor.Silivri halkı arasında çeşitli spekülasyonlar da oluşmaya başladı. "Deprem fay hattı Silivri'den geçiyor" söylemleri sık sık dillerde. Olası depremde ilçenin büyük ölçüde zarar göreceği ve merkezi noktalarından biri olduğu söylentileri konuşuluyor.Uzmanlar ise öyle demiyor. İşte Jeoloji Mühendisi Prof.Dr.Şener Üşümezsoy'un ajanshaber röportajında bölgemizle ilgili düşünceleri:SİLİVRİ'NİN POZİSYONU"Gökçeada’nın batısında, 13 Mayıs'ta deprem gerçekleşti. Doğu-batı yönlü uzanarak Semadirek ve Midilli Adası arasındaki fayda 6,9 büyüklüğünde bir deprem. Gökçeada açıklarında olan bir dizi depremler vardı. 1912’de kırılan ve bir ucu Silivri çukurunda, bir ucu Gökçeada açıklarında olan bir fay hattının, iki ucunda depremler oluyordu. Bunların anlamı, 1912’de kırılmış bu fay hattı, Bafa üzerinde bir büyük deprem olması riskini taşıyordu. Bu fay; Gökçeada açıklarından başlıyor, Gelibolu yarımadasının hemen kuzey kıyısı boyunca direkt uzanıyor. Oradan, Gazi Köy’den Marmara denizine girip Marmara açıklarından Silivri çukuruna kadar uzanan bir fay. Bu fayın 1912’de kırılmış olması, Batı Marmara’da böyle bir büyük deprem bekleme riskini ortadan kaldırmış oluyor."SİLİVRİ FAY'I 1912'DE KIRILDI"Öncelikle; 1509’da bir deprem olmuş Marmara’da, 1766’da bir başka büyük deprem olmuş. 250 yılda bir deprem oluyor, teziyle 1999 depreminden sonra, ‘Marmara boydan boya kırılacak’ tezinin bilinçaltımızda bıraktığı izi taşıyoruz aslında. Oysa profesörlerin söylediklerine tabiat uymuyor, kendi gerçeğine uyuyor" ifadesinde bulunan Üşümezsoy, şöyle devam ediyor:"Marmara’da 1999 depremi öncesi, Çınarcık çukurunda 50-60 kmbir kırılmayla, 1894 depremi olmuştur. Bu da doğu Marmara’daki ilişkiyi izole etmiştir. En azından bu yüzyıl için. 1912’de ise Silivri çukurundan başlayarak, Gazi Köy’e kadar gelen oradan da Saros körfezinden Gökçeada’ya giden fay kırılmıştır. Dolayısıyla bunun, Marmara’ya kalan 60 kilometresi de Marmara’daki ilişkiyi izole etmiştir. Kumburgaz çukurunda kalan 35-40 km’lik bir fay vardır. O fayda aktiviteyi net görmüyoruz. 6,5-7,0'lık bir deprem yapar ama bu fayda henüz bir etkinlik görmemekteyiz."FAYIN AKTİVİTESİ ZAYIFJeoloji Mühendisi Prof.Dr.Şener Üşümezsoy, fayda herhangi bir aktivite görülmediğini ifade ederek şöyle diyor: "Burada gördüğümüz, Ereğli açıklarındaki Silivri çukuru ve Tekirdağ çukurundaki fayın 1912’de kırıldığı için aktivitesi zayıf olduğudur. Bu faydan, kuzeydeki Kumburgaz açıklarında Büyükçekmece ile Silivri arasında gelen fay hattında bir aktivite görmüyoruz. 1999 depreminden sonra, ‘Marmara boydan boya kırılacak, 180 km’de 7,8’lik deprem olacak’ spekülasyonu gerçek değildir. Bu bahsettiğimiz fayların, 1766’dan beri kırılmadığı varsayılıyordu. Oysa 1912’de batı kesimi, 1894’te de doğu kesiminde 35-40 km bir fay kırılmıştır. Daha çok Ege’ye doğru uzanan fayda stresler söz konusudur. Ege’deki depremler, kendi içinde aktif olan yapının ürünüdür. Ama Marmara Denizi’ne doğru bir ilerleme göstermez."
GÜNDEM
Yayınlanma: 04 Haziran 2014 - 09:52
Silivri fay hattı 1912'de kırıldı
Ege depremi büyük Marmara depreminin habercisi mi? Depremlere Silivri fay hattının etkisi nedir? İşte uzmanların yorumu:
GÜNDEM
04 Haziran 2014 - 09:52











