Haber: Alparslan ERMİŞ & Batuhan GÜÇLÜGeçtiğimiz Çarşamba günü saat 15.00’da Küpe FM’de Kamil Bilici’nin sunduğu ‘Gündemdekiler’ programına katılan Cumhuriyet Halk Partisi Silivri İlçe Başkanı Mümin Tuğlu, Silivri ve ülke gündemine dair konulara değindi. Bilici’nin sorularını yanıtlayan ve iptal edilen Hıristiyan ayini ile ilgili olarak Tuğlu, “Ortodokslar duasını yapıyorsa, yapsınlar. Biz gittiğimiz yerlerde nerede kutsal bir yer görsek veya bir yatır görsek kendi dini geleneklerimizde bir mezar görsek, hemen başında durup dua okuruz. Sonuç itibariyle buraya gelecek olan Ortodoksların veya da diğer turizm olarak gelecekleri din turizmi olarak değerlendirmemiz gerekiyor. Onun altında başka amaçlar aramamızın da doğru olmadığı düşüncesindeyim” dedi. ‘SÜREÇ SONLANDIRILMALI’Programın başında Hakkari’de şehit edilen üç askerimize başsağlığı dileyen Tuğlu, “Geçtiğimiz günlerde Hakkari’de 3 askerimiz şehit edildi. Haince, elinde silah olmadan ve saf ihtiyaç içinde sivil giysiyle, sokağa çıkıp da ihtiyaçlarını gidermek için arkadan vurularak şehit edildiler. Ben bu şehitlerimize rahmet, ailelerine de başsağlığı diliyorum. Bu sürecinde bir an önce sonlanmasını, artık insanlarımızın ve askerlerimizin daha şehit edilmemesini, rahat bir ortamda görevlerini yapmalarını diliyorum” dedi.‘GEREKLİ ÖNLEMLER
ALINMADIĞI İÇİN’Karaman’daki maden kazasına da değinen Tuğlu, “Yine madencilerimize değinmek istiyorum. Biliyorsunuz geçtiğimiz aylarda Soma’da bir maden faciası yaşadık. Burada 301 madencimizi şehit ettik. Bunlar kendiliğinden şehit olmadı. Burada bazı sözcüklere dikkat ederek konuşmak istiyorum ama orada adeta bu 301 madencimiz ölüme gönderildi. Gelişmiş ülkelerde hiçbir şekilde maden kazası olmaz iken, maalesef Türkiye’de gerekli önlemler alınmadığı için, buna neden olanlarda belli kişiler tarafından veya da yetkililer tarafından gözetildiği için bu ölümler oluyor. Bu 301 madencimizin acısı daha geçmeden Karaman’da 18 madencimiz hala toprak altında. Allah onlara yardımcı olsun” şeklinde konuştu.‘GENEL BAŞKAN GÜVEN TAZELEDİ’Geçtiğimiz aylardaki yerel seçim, Cumhurbaşkanlığı seçimi ve CHP kurultayını değerlendiren Tuğlu, “Biz kurultayla beraber iki de seçim atlattık. Hem yerel seçim geçirdik, hemen akabinde Cumhurbaşkanlığı seçimi geçirdik. Biz yerel seçimde Cumhuriyet Halk Partisi olarak başarı sağladık. Belediye başkanımızı tekrar görevde kalmasını sağlayarak hem Silivri’de yaşayan halkımız, hem mahallelerde yaşayan halkımız Silivri Belediye Başkanımıza ve bir daha Cumhuriyet Halk Partisi’ne güven gösterdi. Ve yüzde 49, yüzde 50 gibi bir oyla, belediye başkanımızı tekrar göreve getirdi. Bizde artık başkanımızla ve meclis üyelerimizle halkımızın yararları doğrultusunda hizmetler bekliyoruz. Onun akabinde bir Cumhurbaşkanlığı seçimi yaşadık. Yine her ne kadar desteklediğimiz adayımız Cumhurbaşkanı olamadığı ise de oldukça ciddi bir oy aldı. Biz Silivri’de yine başarılı olduk. Yüzde 55 gibi bir oranla Cumhurbaşkanlığı seçimini gerçekleştirdik. Tabi bunun akabinde de şimdi partilerin asıl temelinde seçim yatmalı. Böyle de bir olağanüstü kurultay gerçekleştirdik. Bu olağanüstü kurultayda Cumhurbaşkanlığı seçimindeki oyu yeterli görmeyen delegeler, milletvekillerimiz ve bunu değerlendirmek bir daha gözden geçirmek isteyenlerin talebi doğrultusunda, Sayın Genel Başkanımız bizzat kendisi kurultay kararı aldı. Burada da genel başkanımıza güven tazelendi ve genel başkanımız devam etti” dedi.‘İNCE’Yİ YETKİLİ YERLERDE
GÖRMEK İSTİYORUM’Değerlendirmesine devam eden Tuğlu, şu şekilde konuştu;
“Tabi Muharrem İnce de aday olarak çıkan Yalova’nın çok saygı değer bir evladı. Ben oradan il başkanlığı döneminden de biliyorum kendisini, öğretmen kökenli. Ayrıca kendisiyle bizim ilçe yemeğini yapmıştık, ilçe yemeğimizde saatler öncesinden gelerek bize onur ve gurur verdi. Bu nedenle de kendisiyle konuşuyoruz, görüşüyoruz ve oldukça da ciddi bir oy aldı, oldukça da başarılı oldu. Şuandan sonra da Muharrem İnce, gerek yurt içinde ve yurt dışında oy veren delegeleri ziyaret ediyor. Onun dışında da yurt dışında ciddi konuşma talepleri alıyor. Kendisi de tabi yurt dışı taleplerinde özellikle en kişiselden ziyade, Cumhuriyet Halk Partisi’ni anlatıyor ve oradaki gelişmelerle halkımızın sorunlarını alıyor ve şuanda son derece sorumlu bir partili olarak görevini sürdürüyor. Bundan sonra bir genel seçim sürecimiz var. Bu genel seçimden sonra ne olur, ne gider ve ne yaşarız onu da şuanda kestirmek mümkün değil, ama ben kendilerine bu vesileyle saygılarımı sunuyorum. İnşallah iktidarda Cumhuriyet Halk Partisi’ni ve kendilerini yetkili yerlerde görmek istediğimi de belirtmek istiyorum.”‘3 BİN YILLIK BİR GEÇMİŞ’Aziz Nektaryus’un evinin tekrar yapılması ve ayin ile ilgili de konuşan Tuğlu, “Silivri 3 bin yıllık tarihi olan bir kent. 3 bin yıldan beri Silivri’de insanlar yaşıyor. Bu dönemde Bizans yaşarmış, Orhan Gazi’nin düğünü Silivri’de yapılmış, daha sonra Osmanlı gelmiş ve Osmanlı’nın hakimiyetinde her dinden, her ülkeden demeyeceğim ama insanlar yaşamış. O dönemde işte Türkler, Rumlar, Yahudiler ve Ermeniler var. Yani bu süreç içerisinde yaşamışlar. Osmanlı’da da her kavim, her insanlık tarihinde olan şeyler. Herkes burada dinini yaşamış. Dinini yaşarken de işte camisi, havrası ve mescidi tümü yaşanmış. Şimdi Silivri’nin özellikle Kale Mahallesi dediğimiz Fatih Mahallesi, Orhan Gazi’mizden aslen kalan surları ile oradaki tarihi eserleriyle, dini eserleriyle hala gündemde. Değirmenköy'de benim öğrencilik yaptığım, 60 ya da 55 yıl önce öğrencilik olarak yaptığım okul idi. Daha öncede kilise 1868 de yapılmış. Daha sonra okula çevrilmiş, şimdide köy terk edildiği içinde orası da o vaziyette, definecilerin uğrak yeri haline gelmiş” diyerek sözlerine şu şekilde devam etti;‘AVRUPA BİRLİĞİ’NE GİRECEĞİZ’“İşte bu açıdan baktığınızda Sayın Başkanımızı, Bartholomeos ziyaret ediyor. Bizim bu bölgede de, Protestanların işte dini vecibelerini yerine getirdiği yerler var. Bunları da dünya din yaşamına baktığınızda 300 Milyonun üzerinde Protestan var. Protestanlara da sadece Rum olarak da bakmamamız lazım. Mesela Bulgaristan'da, Rusya’da da Protestanlar var. Sonuçta burada da, hele hele bu gelişen son yıllardaki ortamda işte Avrupa Birliği’ne girme yolunda ve Avrupa Birliği talebi doğrultusunda da buradaki dini, okullar ve dini tesislere de izin verilmesi gibi talepler de var. Biz Avrupa Birliğine gireceğiz. Bu doğrultuda son yıllardaki ortam daha böyle Avrupa ile entegre olan bir ortam.‘ESKİDEN ÖZGÜRLÜK ORTAMI YOKTU’Şimdi buradaki olaya da baktığınızda bizim yüzde 99’unun Müslüman olduğu bir ülkede, Aziz Nektaryus’un evinin yapılması gibi, pek o kadar da üzerine gidilecek bir durum olmasa gerekir, ev sonuçta diye düşünüyorum. Başkanımızın da buraya bakış açısı, Silivri İstanbul’un şuanda ilçesi. Hemen bitişiğinde İstanbul buraya kadar gelmiş işte Bulgaristan’dan, Yunanistan’dan Rumların geçiş yolu üzerinde olaya dini açıdan değil, daha çok ticari açıdan ve bir de hoşgörü açısından bakmak gerekir. Yani bizim her konuda hoşgörüyü en üst düzeye çıkarmamız gerekiyor. Burada da bir hoşgörü söz konusu. Hiç kimsenin dininin değiştirilmesi gibi bir çaba bir çalışma yok. Geçmiş belediye başkanlarımız döneminde de Aziz Nektaryus’un evinin yapılması konusunda bir çabalar gösterilmişti ama o dönemde tabi bu kadar özgürlük ortamı yoktu. Avrupa Birliği yolunda da bir ilerleme yoktu ama bizzat devletin belli kurumlarından engel çıkarttılar. Ama şimdi günümüzde böyle bir şey yok.‘AYİN SÖZ KONUSU DEĞİL’9 Kasım’da basında da okuduk, burada Bartholomeos’un veya onların gelip bir ayin yapması gibi bir konu söz konusu değil. Kale Mahallesi’nde bir özveri ortamı içinde, dini ön plana çıkarmadan ve karşılıklı hoşgörü ortamında, Silivri’de geçmiş dönemde dedelerinin, atalarının yaşadığı yerlerde bir ziyaret gerçekleştirilecek ve bu da hoşgörü ortamında bir ziyaret gibi olacak. Bir kardeşlik havası içinde gidilecek, bizim bu olaya da bu açıdan bakmamız gerekiyor. Çok fazlada olayın yani aksi yönüne de görüş belirtmemizi doğru bulmuyorum. Çünkü herkes kendi dinini yaşıyor. Biz çeşitli vesilelerle yurt dışına gittiğimizde, özellikle balkanlarda cami arıyoruz. Oralardaki özellikle balkanlardan açık olan camilerde, çok rahat bir şekilde gidip, dinimizin gerekliliğini yerine getiriyoruz. Kaldı ki burada dini açıdan bakmamak lazım, bir ev olarak bakmak lazım. Yine Aziz Nektaryus’un Avrupa’da da Ortodoksların bilindiği şekilde “Silivrili Aziz” diye tanımlanan bir kişi. Evinin yapılmasında bu hoşgörü ortamında değerlendirmek gerekir.‘TURİZM OLARAK DEĞERLENDİRECEĞİZ’Biz bunu din turizm olarak değerlendireceğiz. Yoksa burada gelip Ortodokslar duasını yapıyorsa, yapsınlar. Biz gittiğimiz yerlerde nerede kutsal bir yer görsek veya bir yatır görsek kendi dini geleneklerimizde bir mezar görsek, hemen başında durup dua okuruz. Sonuç itibariyle buraya gelecek olan Protestanların veya da diğer turizm olarak gelecekleri ‘din turizmi’ olarak değerlendirmemiz gerekiyor. Onun altında başka amaçlar aramamızın da doğru olmadığı düşüncesindeyim.”‘BAŞKAN YARARLI İŞLER YAPIYOR’Silivri’nin kimliği konusunda da konuşan Tuğlu, “Silivri’ye genel anlamda baktığımızda, turizm, sanayi ve tarım beldesi mi? Bu konuyla ilgili bir takım panellerde yapıldı. Bunu tek yönde değerlendirmek doğru olmaz. Her üçü de Silivri’de var. Sanayi diyorsanız, ciddi boyutta sanayi var. Tarım diyorsanız, ciddi boyutta tarım var. Turizm diyorsanız, 42 Km’lik sahilinde denizi, kumsalı var son derece mükemmele yakın bir şekilde. Bunun üçünün de değerlendirilmesi gerekiyor ve şuanda da tüm bu görevler tek belediye, Silivri Belediyesi olduğu içinde Silivri Belediyesi’nin öncülüğüne gelip dayanıyor. Nitekim tarıma verdiği önemden dolayı Silivri Belediye Başkanımız, Gümüşyaka'da 250 dönümlük bir arazide de çiftçiye yol göstermek konularında, bu işin uzmanlarıyla 5 yıldır ziraat yapılıyor. Silivri’de geçtiğimiz yaz boyunca da bunlar etkinliklerimizin başında yer aldı. Merkezinde de daha çok turizme dönük olan festival gerçekleştirildi. Silivri merkezinde ne var? Lokantaları, denizi ve günü birlik insanların gelip zamanını değerlendireceği mekanlar var. Bununda tanıtılmasını son derece önemsiyorum. Başkanımızda bunun bilincinde. Kendisinin belediyecilik deneyimi de var, tarihsel alanda da bir bilgisi birikimi var. Son derece yararlı işler yapıyor.”
ALINMADIĞI İÇİN’Karaman’daki maden kazasına da değinen Tuğlu, “Yine madencilerimize değinmek istiyorum. Biliyorsunuz geçtiğimiz aylarda Soma’da bir maden faciası yaşadık. Burada 301 madencimizi şehit ettik. Bunlar kendiliğinden şehit olmadı. Burada bazı sözcüklere dikkat ederek konuşmak istiyorum ama orada adeta bu 301 madencimiz ölüme gönderildi. Gelişmiş ülkelerde hiçbir şekilde maden kazası olmaz iken, maalesef Türkiye’de gerekli önlemler alınmadığı için, buna neden olanlarda belli kişiler tarafından veya da yetkililer tarafından gözetildiği için bu ölümler oluyor. Bu 301 madencimizin acısı daha geçmeden Karaman’da 18 madencimiz hala toprak altında. Allah onlara yardımcı olsun” şeklinde konuştu.‘GENEL BAŞKAN GÜVEN TAZELEDİ’Geçtiğimiz aylardaki yerel seçim, Cumhurbaşkanlığı seçimi ve CHP kurultayını değerlendiren Tuğlu, “Biz kurultayla beraber iki de seçim atlattık. Hem yerel seçim geçirdik, hemen akabinde Cumhurbaşkanlığı seçimi geçirdik. Biz yerel seçimde Cumhuriyet Halk Partisi olarak başarı sağladık. Belediye başkanımızı tekrar görevde kalmasını sağlayarak hem Silivri’de yaşayan halkımız, hem mahallelerde yaşayan halkımız Silivri Belediye Başkanımıza ve bir daha Cumhuriyet Halk Partisi’ne güven gösterdi. Ve yüzde 49, yüzde 50 gibi bir oyla, belediye başkanımızı tekrar göreve getirdi. Bizde artık başkanımızla ve meclis üyelerimizle halkımızın yararları doğrultusunda hizmetler bekliyoruz. Onun akabinde bir Cumhurbaşkanlığı seçimi yaşadık. Yine her ne kadar desteklediğimiz adayımız Cumhurbaşkanı olamadığı ise de oldukça ciddi bir oy aldı. Biz Silivri’de yine başarılı olduk. Yüzde 55 gibi bir oranla Cumhurbaşkanlığı seçimini gerçekleştirdik. Tabi bunun akabinde de şimdi partilerin asıl temelinde seçim yatmalı. Böyle de bir olağanüstü kurultay gerçekleştirdik. Bu olağanüstü kurultayda Cumhurbaşkanlığı seçimindeki oyu yeterli görmeyen delegeler, milletvekillerimiz ve bunu değerlendirmek bir daha gözden geçirmek isteyenlerin talebi doğrultusunda, Sayın Genel Başkanımız bizzat kendisi kurultay kararı aldı. Burada da genel başkanımıza güven tazelendi ve genel başkanımız devam etti” dedi.‘İNCE’Yİ YETKİLİ YERLERDE
GÖRMEK İSTİYORUM’Değerlendirmesine devam eden Tuğlu, şu şekilde konuştu;
“Tabi Muharrem İnce de aday olarak çıkan Yalova’nın çok saygı değer bir evladı. Ben oradan il başkanlığı döneminden de biliyorum kendisini, öğretmen kökenli. Ayrıca kendisiyle bizim ilçe yemeğini yapmıştık, ilçe yemeğimizde saatler öncesinden gelerek bize onur ve gurur verdi. Bu nedenle de kendisiyle konuşuyoruz, görüşüyoruz ve oldukça da ciddi bir oy aldı, oldukça da başarılı oldu. Şuandan sonra da Muharrem İnce, gerek yurt içinde ve yurt dışında oy veren delegeleri ziyaret ediyor. Onun dışında da yurt dışında ciddi konuşma talepleri alıyor. Kendisi de tabi yurt dışı taleplerinde özellikle en kişiselden ziyade, Cumhuriyet Halk Partisi’ni anlatıyor ve oradaki gelişmelerle halkımızın sorunlarını alıyor ve şuanda son derece sorumlu bir partili olarak görevini sürdürüyor. Bundan sonra bir genel seçim sürecimiz var. Bu genel seçimden sonra ne olur, ne gider ve ne yaşarız onu da şuanda kestirmek mümkün değil, ama ben kendilerine bu vesileyle saygılarımı sunuyorum. İnşallah iktidarda Cumhuriyet Halk Partisi’ni ve kendilerini yetkili yerlerde görmek istediğimi de belirtmek istiyorum.”‘3 BİN YILLIK BİR GEÇMİŞ’Aziz Nektaryus’un evinin tekrar yapılması ve ayin ile ilgili de konuşan Tuğlu, “Silivri 3 bin yıllık tarihi olan bir kent. 3 bin yıldan beri Silivri’de insanlar yaşıyor. Bu dönemde Bizans yaşarmış, Orhan Gazi’nin düğünü Silivri’de yapılmış, daha sonra Osmanlı gelmiş ve Osmanlı’nın hakimiyetinde her dinden, her ülkeden demeyeceğim ama insanlar yaşamış. O dönemde işte Türkler, Rumlar, Yahudiler ve Ermeniler var. Yani bu süreç içerisinde yaşamışlar. Osmanlı’da da her kavim, her insanlık tarihinde olan şeyler. Herkes burada dinini yaşamış. Dinini yaşarken de işte camisi, havrası ve mescidi tümü yaşanmış. Şimdi Silivri’nin özellikle Kale Mahallesi dediğimiz Fatih Mahallesi, Orhan Gazi’mizden aslen kalan surları ile oradaki tarihi eserleriyle, dini eserleriyle hala gündemde. Değirmenköy'de benim öğrencilik yaptığım, 60 ya da 55 yıl önce öğrencilik olarak yaptığım okul idi. Daha öncede kilise 1868 de yapılmış. Daha sonra okula çevrilmiş, şimdide köy terk edildiği içinde orası da o vaziyette, definecilerin uğrak yeri haline gelmiş” diyerek sözlerine şu şekilde devam etti;‘AVRUPA BİRLİĞİ’NE GİRECEĞİZ’“İşte bu açıdan baktığınızda Sayın Başkanımızı, Bartholomeos ziyaret ediyor. Bizim bu bölgede de, Protestanların işte dini vecibelerini yerine getirdiği yerler var. Bunları da dünya din yaşamına baktığınızda 300 Milyonun üzerinde Protestan var. Protestanlara da sadece Rum olarak da bakmamamız lazım. Mesela Bulgaristan'da, Rusya’da da Protestanlar var. Sonuçta burada da, hele hele bu gelişen son yıllardaki ortamda işte Avrupa Birliği’ne girme yolunda ve Avrupa Birliği talebi doğrultusunda da buradaki dini, okullar ve dini tesislere de izin verilmesi gibi talepler de var. Biz Avrupa Birliğine gireceğiz. Bu doğrultuda son yıllardaki ortam daha böyle Avrupa ile entegre olan bir ortam.‘ESKİDEN ÖZGÜRLÜK ORTAMI YOKTU’Şimdi buradaki olaya da baktığınızda bizim yüzde 99’unun Müslüman olduğu bir ülkede, Aziz Nektaryus’un evinin yapılması gibi, pek o kadar da üzerine gidilecek bir durum olmasa gerekir, ev sonuçta diye düşünüyorum. Başkanımızın da buraya bakış açısı, Silivri İstanbul’un şuanda ilçesi. Hemen bitişiğinde İstanbul buraya kadar gelmiş işte Bulgaristan’dan, Yunanistan’dan Rumların geçiş yolu üzerinde olaya dini açıdan değil, daha çok ticari açıdan ve bir de hoşgörü açısından bakmak gerekir. Yani bizim her konuda hoşgörüyü en üst düzeye çıkarmamız gerekiyor. Burada da bir hoşgörü söz konusu. Hiç kimsenin dininin değiştirilmesi gibi bir çaba bir çalışma yok. Geçmiş belediye başkanlarımız döneminde de Aziz Nektaryus’un evinin yapılması konusunda bir çabalar gösterilmişti ama o dönemde tabi bu kadar özgürlük ortamı yoktu. Avrupa Birliği yolunda da bir ilerleme yoktu ama bizzat devletin belli kurumlarından engel çıkarttılar. Ama şimdi günümüzde böyle bir şey yok.‘AYİN SÖZ KONUSU DEĞİL’9 Kasım’da basında da okuduk, burada Bartholomeos’un veya onların gelip bir ayin yapması gibi bir konu söz konusu değil. Kale Mahallesi’nde bir özveri ortamı içinde, dini ön plana çıkarmadan ve karşılıklı hoşgörü ortamında, Silivri’de geçmiş dönemde dedelerinin, atalarının yaşadığı yerlerde bir ziyaret gerçekleştirilecek ve bu da hoşgörü ortamında bir ziyaret gibi olacak. Bir kardeşlik havası içinde gidilecek, bizim bu olaya da bu açıdan bakmamız gerekiyor. Çok fazlada olayın yani aksi yönüne de görüş belirtmemizi doğru bulmuyorum. Çünkü herkes kendi dinini yaşıyor. Biz çeşitli vesilelerle yurt dışına gittiğimizde, özellikle balkanlarda cami arıyoruz. Oralardaki özellikle balkanlardan açık olan camilerde, çok rahat bir şekilde gidip, dinimizin gerekliliğini yerine getiriyoruz. Kaldı ki burada dini açıdan bakmamak lazım, bir ev olarak bakmak lazım. Yine Aziz Nektaryus’un Avrupa’da da Ortodoksların bilindiği şekilde “Silivrili Aziz” diye tanımlanan bir kişi. Evinin yapılmasında bu hoşgörü ortamında değerlendirmek gerekir.‘TURİZM OLARAK DEĞERLENDİRECEĞİZ’Biz bunu din turizm olarak değerlendireceğiz. Yoksa burada gelip Ortodokslar duasını yapıyorsa, yapsınlar. Biz gittiğimiz yerlerde nerede kutsal bir yer görsek veya bir yatır görsek kendi dini geleneklerimizde bir mezar görsek, hemen başında durup dua okuruz. Sonuç itibariyle buraya gelecek olan Protestanların veya da diğer turizm olarak gelecekleri ‘din turizmi’ olarak değerlendirmemiz gerekiyor. Onun altında başka amaçlar aramamızın da doğru olmadığı düşüncesindeyim.”‘BAŞKAN YARARLI İŞLER YAPIYOR’Silivri’nin kimliği konusunda da konuşan Tuğlu, “Silivri’ye genel anlamda baktığımızda, turizm, sanayi ve tarım beldesi mi? Bu konuyla ilgili bir takım panellerde yapıldı. Bunu tek yönde değerlendirmek doğru olmaz. Her üçü de Silivri’de var. Sanayi diyorsanız, ciddi boyutta sanayi var. Tarım diyorsanız, ciddi boyutta tarım var. Turizm diyorsanız, 42 Km’lik sahilinde denizi, kumsalı var son derece mükemmele yakın bir şekilde. Bunun üçünün de değerlendirilmesi gerekiyor ve şuanda da tüm bu görevler tek belediye, Silivri Belediyesi olduğu içinde Silivri Belediyesi’nin öncülüğüne gelip dayanıyor. Nitekim tarıma verdiği önemden dolayı Silivri Belediye Başkanımız, Gümüşyaka'da 250 dönümlük bir arazide de çiftçiye yol göstermek konularında, bu işin uzmanlarıyla 5 yıldır ziraat yapılıyor. Silivri’de geçtiğimiz yaz boyunca da bunlar etkinliklerimizin başında yer aldı. Merkezinde de daha çok turizme dönük olan festival gerçekleştirildi. Silivri merkezinde ne var? Lokantaları, denizi ve günü birlik insanların gelip zamanını değerlendireceği mekanlar var. Bununda tanıtılmasını son derece önemsiyorum. Başkanımızda bunun bilincinde. Kendisinin belediyecilik deneyimi de var, tarihsel alanda da bir bilgisi birikimi var. Son derece yararlı işler yapıyor.”










