An olur düşeriz.
Parçalanmış hayallerimizin kırıntılarına takılırız ancak aydınlanan loş caddelerde bir yerlerde gizlenen benliğimizi ararken, bir de bakarız çıkmaz sokak...
Belki gidecek yerimiz kalmayınca kendimize gelmeyi deneriz.
Kim bilir?
Hayat beklentimizi karşılamadığında, hayaller gerçeğe dönüşmeyince, suçlamaya başlarız kendimizi ve aciz kaldığımız yerde kaçmaya başlarız.
Hayat her zaman müdahale etmemize fırsat vermez. İşte bu yüzden değiştirmediğimiz zaman güzelleştirmeye çalışmalıyız, zira insanın kendiyle olan savaşın kazananı yoktur.
Hayatı zindan etmemek lazım, altı üstü bir ömür.
Unutmamak lazım, felaket geldiği gibi geri de gider, bulutlar dağılır, belki çöller bile yeşerir. İşte aşağı yukarı böyle bir şeydir yaşamak.
Bittim dediğin an, bitiverirsin;
çorak toprakları yarmaya başlarsın.
Yandım dersin, yanarsın;
ısıtırsın duygusuzluğa hapsolmuş gönülleri...
Düştüm dersin, düşersin;
düşkünleri anlarsın...
Hayat bir miktar da böyle. Şefkatli bir tokat indirir insanın yüzüne. İşte bu yüzden, sert rüzgarlara gücenmemek gerekir.
Belki de bizim için esiyorlardır.
Kim bilir?
Yorumlar
Kalan Karakter: