İnsanlar henüz insanların zihninden geçenleri okuyamıyor. O yüzden anlatmalısın içinden geçenleri; ruhunu sıkan, hayallerinin umutlarının yerle bir olmasına sebep olanları, gönlünü kasvete boğan nedenleri...
Haykır!
Kimseden daha değerli değilsin.
Bu senin hayatın ve tek bir hakkın var. İyi değerlendir.
Yanlış yapma demeyeceğim. Yap. Hatta çokça yap. Ne kadar çok yapabiliyorsan o kadar çok yap.
Güzeldir hatalar. Cesurdur, çünkü toydur.
İlktir.
Özgürdür.
Heyecanlıdır.
Hayat gibidir.
Hayatın kadardır.
Boşver insanları. Ne derlerse desinler. Zaten herkesin kendine ait yaşayabileceği bir hayatı varken seninkine de karışmalarına izin verme. Bu yüzden kendin gibi yaşa. Senin kendi tavsiyelerin olsun , kendi kuralların, kendi sınırların ve sırların... Sen karar ver. Yanlış da yap, doğruda.
Usanma!
Korkma!
Çabala!
Böyle böyle öğreneceksin yaşamayı. O yüzden yüzleş kendinle. Neyi seversin? Nasıl istersin?
Hayatın....
Mesela nasıl koksa?
Baharı mı hatırlarsın taze çiçek kokusu, köydeki pişen ekmeği mi, deniz gibi koksun uzaklarımı anımsatsın, kahve gibi ağırlaşsın mı?
Sonra...
Hangi renk olsa hayatın?
Siyah kadar asil mi durmalı, beyaz kadar temiz mi? Pembe kadar çocuk mu ya da mavi gibi huzur dolu ve ben gibi kararsız kalıp, gri mi olsun.
Ya da şey,
küçükken hani tüm boya kalemlerini alıp aynı anda çizdiğimiz daireler gibi mi olsun?
Yere bastığında ayakların ne hsin?
Güvende mi tutsunlar seni? Kurumuş yaprak seslerini mi duymak istersin, yoksa yer olmasın mı?
Mesela oraya ne hayat versin? Yağmur mu, güneş mi, su mu?
Hangi mevsim en çok oraya yakışsın?
Ağaca uzattığında elini, hangi meyve gelsin avuçlarına?
Akşam olup, insanlar eve döndüğünde ne olsun poşetlerin içinde?
Hangi hastalığa orada illet denilsin?
Hangi günler orada özel günler olsun?
Bir hafta kaç gün olsun?
Gökyüzünde kuşlardan başka neler olsa mesela?
Hangi şarkılar çalsın her gün caddelere?
Kim ses getirse yollara?
Herkes neyi mırıldansa?
Kimler yaşasa mesela orda?
Yaşayanlar hep tebessüm etseler.
Peki ya bu tebessüm neyden olsa?
Oradakiler ısınmak için neyi kullansalar?
Neyi yeseler mesela?
Hangi duygular olmasa içlerinde?
Hangi saat diliminde yaşasalar?
Hangi mevsim ziyaret etsin sonsuzluğa?
Nasıl bir dili konuşsunlar?
İletişim için neyi kullansalar?
Kimleri özleseler?
Hayat amaçları ne olsun?
Ne için çalışsınlar?
Kim için ağlasınlar?
Kimler için yas tutulsun orda? Alışılmamış olsun. Daha önce yaşanmamış olsun. Keşfedilmemiş olsun. Başka bir şey olmalı.
Peki sınırları neresi olsun? Olsun mu? Neyle kısıtlansa özgürlükleri? Neye hakları olsa?
Ya sınırları kabul etmezlerse? Ya karışıklık çıkarsa?
O zaman biz onlara, "burası özgür bir yerdir, düşündüğünüzü söyleyebilirsiniz, emniyettesiniz" diyelim.
Onlar anlarlar zaten...
Yorumlar
Kalan Karakter: