Silivri Belediyesi Aralık Ayı Meclis Toplantısının ilk oturumu dün gerçekleştirildi. Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu, 1 buçuk yıllık dönemde yapılan projelerden bazılarını anlattı, yenilerinin müjdesini verdi.
Bu müjdelerden biri de gençlerin sabırsızlıkla beklediği E-Spor Merkezi’ydi. Balcıoğlu, projenin yapımının sürdüğünü ve en kısa sürece açılışının yapılacağını belirtti.
MHP Grup Başkanvekili Sultan Aşkın, gündem dışı konuşma yaptığı sırada muhalefet olarak Balcıoğlu yönetimine eleştirilerini sıraladı. E-Spor Merkezi eleştirisine meclis üyeleri ve izleyenler çok anlam veremedi ama ben kahkaha atarak izledim.
Aşkın bunu hep yapıyor ama daha öncede sadece bizi değil, tüm ülkeyi güldürmüştü.
Siz de hatırlarsınız unutmak mümkün mü, nasıl gülünç durumuna düşmüştü. Ömer Seyfettin Kütüphanesi’nin Pazartesi günleri kapalı olduğunu ifade etmişti…
“Gerçekten çok şaşırtıcı. Kütüphanenin kapatılma mantığını anlamış değilim. Yönetemiyorsunuz orası açık” demişti Aşkın.
Oysa gerçek bambaşkaydı. Volkan Yılmaz döneminde açılan kütüphane, açıldığı günden bu yana Pazartesi günleri kapalıydı. MHP döneminde yapılan projenin sadece adını bildiği, işlevinden haberi olmadığı için çok güldürmüştü Aşkın.
Şimdi bir kez daha güldürdü. E-Spor Merkezi’nin ne olduğunu bilmediğini, Balcıoğlu’nun da ne olduğunu açıklamadığını belirtti ve “internetten bir baktım” dedi.
Sultan Hanım, internetten şöyle bir baktığı E-Spor Merkezi’nin dünya çapında etkili bir alan olduğunu, Türkiye’de Bakanlığa bağlı bir federasyonunun olduğunu ve ülkemizin bu spor dalında çok başarılı olduğunu görememiş sanırım.
Ve daha kötüsü Aşkın, E-Spor Merkezi’ni “Sanal Bağımlılık” olarak nitelendirdi. E-Spor’u bilmiyor, sanal bağımlılığında ne olduğundan haberi yok sanırım. Vallahi sokakta hiçbir gence “E-Spor yapmayın, sanal bağımlılıktır” demeyin yine gülünecek durumuna düşersiniz.
Sultan Aşkın’ı ben uyarmaktan bıktım, ama ona akıl verenlerinde bir uyarılması lazım.
Bir başka konuda Sultan Aşkın’ın, gazeteci Mehmet Mert ile ilgili söyledikleriydi…
Aşkın, Mehmet Mert’in belediyeden salon talebinin olduğunu, ilk önce tarih verildiğini ardından iptal edildiğini ifade etti.
Mehmet Mert, şu ekonomik şartlarda İstanbul’da günlük bir gazete çıkararak zor bir iş üstleniyor. Kendisini her fırsatta takdir ediyorum. Benim de değer verdiğim bir ağabeyim. Sayar, severim. Sultan Aşkın’ı arayıp, şöyle oldu, böyle oldu diyeceğini zannetmiyorum. Velevki dedi. Durumdan çok üzüntü duyduğunu söyleyen Aşkın’ın, şahısların salon tahsislerini meclis gündemine taşıması “muhalefet sorununun” bir göstergesi gibi.
Mehmet ağabeyin kendi kitabı mı çıktı bilmiyorum, başkasını mı yönlendirdi onu da bilmiyorum. Her ikisi de olabilir. Belediye, tamam deyip iptal edildiyse de, pardon tarihler karıştı denildiyse de, meclis gündemine taşınacak konu muydu?
“Belki gazetede yer alırım” diye düşünülmediyse (bunu başardı), daha ciddi muhalefet üretilmesi MHP’ye daha çok yakışır.
Aşkın’ın bu eleştirisinden sonra da Başkan Balcıoğlu, Mehmet Mert olayını kast ederek, “Basına saygım sonsuz. İftiraya, yalana kapımız kapalıdır. Belediyedeki arkadaşımızı arayıp, ‘benden bin tane kitap alacaksın’ diyen bir anlayışa karşıyım ben. Kimse kusura bakmasın” dedi.
SIKINTILAR ELBET ÇÖZÜLÜR…
Dünya, Türkiye, iller, ilçeler…
Sanayicisi esnafı, memuru işçisi herkes ekonomik sıkıntıda…
5 sene önce 1’e alabildiğimiz ürün 10’a çıkmış, alınamaz hale gelmiş, alım gücü düşmüş.
İnsanlar artık hiçbir şeyden keyif alamaz duruma gelmiş, kredi ve kredi kartı batağına batmış, tencerenin kaynaması derdine düşmüş…
Şimdi bu ekonomik krizde vatandaşa sabır dileyen bazı siyasilere bakıyorsunuz, milyonluk arabalara biniyor, yüzbinlerce liralık takımlar giyiyorlar. Lüks restoranlarda günlerini gün edip, yurt dışında milyonları savuruyorlar.
Kimse kimsenin kazancına, parasına ortak değil, ancak göze soka soka da bazı konumdaki kişiler bazı şeyleri yapmamalı.
***
Ekonomiden sıkıntıdan bahsetmişken, Silivri Belediyesi işçilerinin ikramiyeleri halen ödenmemiş. Maaşlarından bir hayli yüksek zam alan işçiler, ikramiyelerinin de ödenmesini istiyor haklı olarak. Mecliste de bu konu dile getirildi ve ben Balcıoğlu’nun bu konuyla dertlendiğini konuşmasının tonundan, yüzündeki ifadeden net bir şekilde anladım. “Paramız olsun ilk işim” diyen Balcıoğlu, gelirlerden SGK vs. gibi kurum borçları nedeniyle 400 Milyon TL kesinti yapıldığını da ifade etti.
En kısa sürede ikramiye probleminin çözülmesi gerekiyor. Nitekim hükümeti baz alırsanız, dağı da delseniz, uzaya da çıksanız milletimizin derdi şuan geçimdir.
Kalın sağlıcakla…






