Silivri’de 2026’nın ilk ayları kongrelerle geçiyor. Silivri Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası da olağan kongresini gerçekleştirdi. Üç dönemdir başkanlık görevini yürüten Recep Akıncı, kamuoyunun pek alışık olmadığı bir tavır sergileyerek yeniden aday olmayacağını açıkladı ve bu dönemin kendisi için son görev olduğunu ilan etti. Bu karar, takdir edilmesi gereken bir duruş olarak kayda geçti.
Türkiye’de “koltuğa yapışmak” diye bir tabir vardır. Görevini sürdürmek, koltuğunu korumak adına her yolu deneyen, hatta kırk takla atan isimlere sıkça rastlarız. Elbette yeniden aday olmak herkesin demokratik hakkıdır; buna kimsenin itirazı olamaz. Ancak zaman zaman yeni isimlerin ve gençlerin önünü açmak da kurumsal yenilenme açısından önemlidir. Şoförler Odası kongresinde Recep Akıncı’nın sergilediği bu yaklaşım, tam da bu açıdan anlamlıdır.
Dört adaylı yarışın sonunda Gürkan Ölçer ve ekibi delegelerin teveccühünü kazanarak başkanlığa seçildi. Kendisine ve yönetimine yeni dönemde başarılar diliyorum.
SANDIKTAN KİM ÇIKARSA…
Son dönemde, sadece Şoförler Odası değil, Cumhuriyet Halk Partisi ilçe kongresi, Silivrispor kongreleri ve esnaf odasının seçimleri derken yoğun bir demokratik süreç yaşandı. Bu tablo bana Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu’nun sıkça dile getirdiği şu sözü hatırlattı:
“Sandıktan kim çıkarsa çıksın, benim mesai arkadaşımdır.”
Belediye başkanının bu vurguyu neredeyse katıldığı her kongrede özellikle yapması dikkat çekici. Zira geçmişte yerel yöneticilerin kongrelere müdahil olduğu dönemler, çeşitli tartışmalara ve kırgınlıklara yol açmıştı. Taraf olmak ayrı bir risk, tarafsız kalmak ayrı bir eleştiri konusu olabiliyor. Başkanın desteklediği aday kaybedince, “Gördünüz mü kaybetti” yorumu yapılıyor. Bu da son derece imaj düşmesi, güç kaybetmesi anlamına geliyor. Oysa her kurumun kendi iradesi, kendi delegesi ve kendi karar mekanizması var. Demokratik süreçlerin doğal akışında sonuç ne olursa olsun birlikte çalışabilme olgunluğunu göstermek en sağlıklı yoldur. Bu noktada Balcıoğlu’nun yaklaşımını doğru bulduğumu ifade etmeliyim.
NİHAN HANIM KADINLAR LİGİNDE!
Silivri’de son dönemde dikkat çeken bir başka gelişme ise kadınların aktif görevlerde daha görünür hale gelmesi. Yeşilay Silivri Şubesi’nin olağanüstü genel kurulunun ardından Nihan Ataalp Umuç başkanlığa seçildi. Kadın platformları, kadın yöneticiler, son zamanlarda öne çıkan projeler yapıyor. Kadınların bugün birçok alanda sorumluluk üstlenmesi, ilçemiz adına sevindirici bir tablo ortaya koyuyor.
Silivri’nin sosyal yapısında kadın emeğinin ve kadın duyarlılığının her zaman özel bir yeri olmuştur. Daha önce önemli hizmetlerde bulunan Ülkenur Büke’nin ardından yeniden bir kadın başkanın göreve gelmesi, bu çizginin devamı niteliğinde. Nihan Ataalp Umuç’un göreve hızlı bir başlangıç yapması da beklentileri artırıyor. Başarılı olacağına inanıyor, kendisine hayırlı olsun dileklerimi iletiyorum.
MEB AKUB
Afetlere hazırlık konusunda çalışmalar devam ediyor. Silivri Belediyesi, Milli Eğitim Bakanlığı Arama Kurtarma Birimi (MEB AKUB) Silivri Ekibi’nin kuruluşundan akreditasyon sürecine kadar her aşamasında destek verdi. Belediyeyle imzalanan resmi protokol sayesinde kurumsal iş birliği güçlendirildi.
Akreditasyon sınav sürecinde Silivri Arama Kurtarma Ekibi (SAK), Tatbikat Kontrol Birimi (TATKON) olarak görev aldı.
Bu önemli çalışmada emeği bulunan ekip lideri Cem Tan’ı ve Silivri Belediyesi Afet Müdürü Uğur Tozlu’yu kutluyorum. Çünkü afet gerçeğini unutmadan, hazırlıklı bir Silivri için atılan her adım büyük değer taşıyor.
Velhasılı… Kongrelerle yenilenen yönetimler, kadınların artan temsili ve afetlere hazırlık yönünde atılan somut adımlar… Tüm bu gelişmeler, Silivri’de kurumsal olgunluğun ve ortak aklın güçlendiğini gösteriyor. Önemli olan, sandıkta ortaya çıkan iradeye saygı duyarak, ilçemiz için birlikte üretmeye devam edebilmek.






