Bugün, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün “Efendiler, yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz” diyerek Türk milletine bu büyük müjdeyi verdiği o tarihi günün arifesindeyiz.
Bu kutlu günleri görmenin, hür ve bağımsız bir vatanda yaşamanın sevinci içerisindeyiz.
102 yıl önce atalarımızın ödediği bedelleri, gösterdiği fedakârlıkları ne kadar ansak, ne kadar şükretsek azdır. Vatanımızın bağımsızlığı, milletimizin geleceği için canını ortaya koyan tüm kahramanlarımızdan, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, Allah razı olsun.
Cumhuriyetin kazanımlarını kalbinde, yüreğinde taşıyan, bu değerlere gönülden sahip çıkan, onları koruyup, yüceltecek olan tüm yurttaşlarımıza selam olsun!
Değerli dostlar… Bu topraklardan başka gidecek bir yurdumuz, sığınacak bir diyarımız yok. Var diyen, halt etmiştir. Silivri'den, İstanbul'dan, Türkiye'den başka bir vatanımız yok!
Bizden önceki nesiller, bu ülkenin kuruluş ve varoluş mücadelesinde sevgiyi de saygıyı da düşmanlığı da yaşadı; kimileri anladı, kimileri anlamadı.
Şimdi de durum farklı değil. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesinden ve temel değerlerinden farklı bir yönetim şekli hayal edenler var! Türkiye’nin Araplaştırılmasını, yönünün akıl ve bilimden uzak, Ortadoğu anlayışına hapsedilmesini bekleyenler var!
2025'in dünyasında, yapay zekâ teknolojilerinin hızla ilerlediği, uzay çağının araştırıldığı ve tartışıldığı bir dönemde, bu çağın gereklerini yok sayarak başka hayaller kurmak, Türk milletini yok etmek olur. Çağdaş uygarlık yolunda geri kalmak, bu millete yapılabilecek en büyük kötülüktür.
Bizim ve bizden sonraki nesillerin en temel sorumluluğu, Cumhuriyet değerlerini bilen, anlayan ve yaşayan bireyler olarak yetişmesidir. En azından, 1071'de Anadolu'yu yurt edindiğimiz günden, yani Alparslan'dan Atatürk’e, 1923 ruhundan da bugüne kadar uzanan şanlı tarihimizi bilen; geçmişle gelecek arasındaki o zorlu mücadele ve değişim yıllarını öğrenip anlayabilen; Cumhuriyetin ve Atatürk'ün ne anlama geldiğini idrak eden bir bilinçle yetişmek zorundayız. Başka yol yok, başka çare yok!
HARİKALAR DİYARI HARİKA MIYDI?
27 Ekim günü akşam 19.00’da Harikalar Diyarı Anaokullarının sahibi CHP Meclis Üyesi Ebru Akgün Pakel’in “Cumhuriyet Balosu” davetine katıldım. Ebru hanım, Silivri siyasetinde kendini göstermeyi başarabilen, tarzıyla ve temposuyla dikkatleri üzerine çeken bir isim. “Eğitimci ve siyasetçi” olarak iki kimlikle kamuoyu karşısına çıktığını düşünürsek, dün akşamki Cumhuriyet vurgulu Balo’da ailesi ve ekibiyle yaptıkları çalışmalardan dolayı hakkını teslim edelim. Harikalar Diyarı balosu harikaydı!
Ayrıca siyaseten de kendisini takip ediyorum. Siyaset sahnesinde bir tık daha alacağı sorumluluklar hem Silivri’ye hem de kendi kariyerine artı sağlar.
SAMSUN DEMEK ATATÜRK DEMEK!
Türkiye Samsun Dernekler Konfederasyonu (SAMKON) Genel Başkan Yardımcısı İrfan Doğan, Silivri Samsunlular Derneği Başkanı Bilhan Ahçıoğlu, MHP Meclis Üyesi Deniz Edis ile birlikte, Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu’nu ziyaret ettik.
Bora Başkan, “Cumhuriyetçi - Atatürkçü” bir siyasetçi ve belediye başkanı. Samsun demek Atatürk demek olunca, ziyaret baştan sona Samsun ve Atatürk üzerine oluyor. Samsunluların neredeyse her programına katılan, katıldığında da övgü üstüne övgü yağdıran, “Silivri’de Samsunlular sıradan bir dernek gibi değil, yaptıkları sosyal çalışmalarla takdiri hak ediyor” diyen, adeta fahri Samsunlu gibi davranan Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu’na, bir Samsunlu olarak gösterdiği ilgilerden dolayı teşekkür ediyorum.
(Bu arada Bora Başkan’ın Atatürkçülüğünü tartışmaya açmaya çalışanlar, havanda su dövmekten başka bir şey yapmıyorlar farkında değiller. Bizim oralarda bir söz var, bu kişiler ayaza yatıyor. Bilsinler!)




