Silivri’de günlerdir konuşulan meseleye bakınca insan ister istemez “Gerçekten daha önemli bir derdimiz yok mu?” diye soruyor.
Konu malum. Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu’nun sabah saatlerinde bazı okul önlerinde, öğrencilere çorba ikram etmesi…
Yaklaşık bir yıldır var ama birileri an kollamış, okul önündeki dağıtımların okul bahçesine ne zaman gireceğini beklemiş.
Yağmurda çocuklar ıslanmasın diye okul bahçesinde verilen küçük bir sosyal destek faaliyeti, büyük bir siyasi tartışmaya dönüştü.
En baştan söyleyelim, okul bahçeleriyle ilgili kurallar vardır, olmalıdır da. Kim, hangi yetkiyle, nerede bulunabilir; bunların mevzuatta karşılığı bellidir. Belediyeler de bu kurallardan muaf değildir. Buraya kadar bir itiraz yok.
Ancak asıl mesele, söz konusu CHP’li Bora Balcıoğlu olunca devreye alınması.
Bu konu gerçekten soruşturma açılacak, kamuoyunu ayağa kaldıracak, insanları taraflara bölecek kadar büyük mü?
Bir bardak çorba üzerinden “siyasi propaganda” tartışması başlatmak, ölçüyü biraz kaçırmak değil midir? Eğer ortada kasıtlı, organize, açık bir siyasi kampanya yoksa; ki yok, mesele gençlerin sabah okula giderken bir bardak çorba içmesi kimin zoruna gitti?
Okul idarecilerine soruşturma açacak kadar ne oldu?
Bugün Silivri’de konuşulanlar, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün neden bu kadar hızlı ve sert bir tutum aldığı sorusunu beraberinde getiriyor. Daha sakin bir uyarı, daha yapıcı bir diyalog mümkün değil miydi? Okul yöneticilerini soruşturma atmosferine sokmak, sorunu çözmekten çok büyütmedi mi?
Kem küm etmenin anlamı yok. Bora Balcıoğlu’nun siyaset yaptığını düşünenler, iktidar gücüyle bürokratik engellemeler yaparak asıl siyaseti kendileri yapmaktadır.
Oysa Balcıoğlu’nun çorbasını içmedikleri gibi, çocuklara ikram edilmesini de çok görmüşler belli ki!
Şimdi çok mu iyi oldu, gençler alkışlıyor mu sizi!
Eğitim alanı, siyasi hesapların en az bulaşması gereken alanlardan biri olmalı. Burada atılan her adımın, verilen her tepkinin toplumda nasıl yankı bulacağı iyi hesaplanmalı.
Ne belediyeler her adımında alkışlanmalı, ne de bürokrasi her inisiyatifi potansiyel tehdit gibi görmeli.
Silivri’de bugün yaşanan tam olarak bu dengenin bozulmak istenmesidir. Küçük bir mesele, gereksiz bir sertlikle büyütülmüş; sonuçta da kimse kazanmamıştır. Ne eğitim camiası, ne öğrenciler, ne de Silivri.
Gençlerin sabah ne içtiği mi daha önemli, yoksa gelecekte nasıl bir memleket ile karşılaşacakları mı?
Bir çorbayı mesele etmek kolay. Asıl zor olan, meseleleri büyütmeden samimiyetle yönetebilmek.
Dua edin, Bora Başkan değil bir bardak çorba vermeyi, bir şişe su vermese bu engeli koyanlara yeridir.






