Bazen bir yapıdan fazlasını inşa edersiniz. Temelini attığınız şey yalnızca betonla örülmüş bir binadan daha farklı anlamlar yükler; bir duygudur, bir duruştur. Selimpaşa Taziye Evi tam da böyle bir proje. Dün temeli atıldı…
4 bin 200 metrekarelik bir alanda, 620 metrekarelik inşaat alanıyla yükseleceği bildirilen taziye evi; kadın ve erkek mescitlerinden toplu ikram alanlarına, kabul salonlarına kadar düşünülmüş.
Taziyenin, misafir ağırlamanın, acıya ortak olmanın kültürümüzde önemli bir yeri var. Silivri’de bir eksiklikti. İnşallah kısa sürede tamamlanır ve diğer mahallelere de yayılır.
Başkan Balcıoğlu’nun vurguladığı gibi bu sadece bir yapı değil, bir vicdan meselesi. Çünkü kent dediğimiz şey, sadece yollarla, parklarla, binalarla örülmez. Kent, içinde yaşayan insanların birbirine gösterdiği saygıyla, merhametle, dayanışmayla şekillenir. Beton soğuktur; ama o betonu vicdanla yoğurursanız, ortaya sıcak bir mekan çıkar.
“Kimse geride kalmayacak” anlayışıyla yola çıkan bir belediyecilik modeli için bu proje önemli.
Çünkü hayat sadece düğünlerle, açılışlarla, kutlamalarla ilerlemiyor. Acı da var, kayıp da var. Ve işte tam da o anlarda, belediyeciliğin insani yüzü devreye giriyor. Yas tutanın elini tutacak bir omuz, dua edecek bir mekan, yalnız olmadığını hissettirecek bir dayanışma alanı…
Balcıoğlu, sosyal belediyecilik anlayışını “insan sevgisi” ve “vicdan” üzerinden tanımlıyor. Ama arkasında daha derin bir felsefe var: “Kent sadece yaşanacak değil, paylaşılacak bir yerdir.”
Yakında açılışı yapılacak parklar, süren yol projeleri, yükselen kültür merkezleri ve sağlık yatırımlarıyla bu bütünün parçaları olduğunu ifade eden Bora Başkan, bir kenti kent yapanın, binaların olmadığını; insanlar arasındaki bağların olduğunu vurguluyor.
Bu anlayışın günden güne tam olarak anlatılabildiğini, Bora başkanın daha fazla anlaşıldığını, toplumdaki beklentilerle Bora başkanın vizyonunun örtüştüğünü söyleyebilirim.
Emeği geçenlerden Allah razı olsun.






