Silivri’de çok siyasetçi gördük, son 25 yıla bakarsak, 5’inci belediye başkanına tanık oluyoruz. 25 yıl önce şartlar nasıl farklıysa, 2025 yılı Türkiye’si ve Silivri’sinde şartlar yine bambaşka!
O gün öyle işler yapılıyordu, dün başka işlerle meşguldüler, bugün de farklı çalışmalar yapılıyor.
Mesela, Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu’nun elinde sihirli değnekle dolaşıp, dokunduğunu şakkıdana değiştirip, düzenleyip, sorunların çözülmesini bekleyen bir zümre var.
Bilmem hangi sokaktaki kaldırımların otlandığını, falanca çöp konteynerinin dolduğunu, belediyenin bunları yapmadığını söyleyen ama Silivri’yi İstanbul’un ikinci büyük ilçesi ve nüfusa göre aldığı bütçe ile yönetildiğini bilmeyen bir kitle var.
Üstelik eskiden de yaz aylarında yazlıklarda çekyat koltuk manzaralarının hunharca dolaştığı bilindiği halde. Çünkü bizim insanımız çöpünü, insana yakışan şekilde oluştursa hiç veryansın etmeyecek ama yok, ille kırıp döktüğü banyo, tuvalet, balkon molozlarını, değiştirdiği yatak odası takımını dolaplarını çöp konteynerinin yanına atacak, sonra belediyeyi aradık almadılar diyecekler… Çünkü ahlakımız buna müsait. Birileri de bunu doğal olarak siyaset malzemesi yapacaklar. Eh, bu işler böyle ne yazık ki. İnsan düşmeye görsün derler ya, o çöp kovası da dolmaya görsün! Ey Bora Balcıoğlu, sen misin bu çöpü aldırmayan…
Otu da biçsen, asfalt da döksen, çöpü de şak diye toplasan, bilmem kaç bin tane çöp kovası başına adam da koysan, yine söyleyecek şey bulunacak. Öyle değil mi? Nelerini gördük Silivri’de nelerini! Siyaset bu işte. Çöp kirli, siyaset temiz...
Aslında çok fazla takmamak lazım. Burada dostane bir dil kullandığım için de kusura bakmayın, insan; insan olmanın gereğiyle hayat sürmeli. Bize düşen görev her zaman eleştirmek değilken, muhalefete düşen de her zaman muhalefet değil, Silivri’nin sorunları karşısında iktidara destek vermektir.
Mecliste oy veriyoruz demesinler şimdi, ne demek istediğimi muhatapları anladılar.
Bu arada kimse eleştirilmez demiyorum. Hele hele belediye gibi bir kurumun başındaki ya da yetkisi eleştirilmez de demiyorum, ama Bora Balcıoğlu’nun hiçbir şey yapmıyormuş, hiçbir çalışması yokmuş gibi algı çalışması yürütüldüğünün de çok net göründüğünü söylüyorum. Eğer muhalefet sadece böyle bir strateji üzerine siyaset planlıyorsa hata olur çünkü karşılığında proje üretmeli.
Kaldı ki Bora Balcıoğlu’nun en büyük avantajı sokakta olması. Düğünde, cenazede, açılışta görünmesi. Bana göre tüm dedikoduları ve algı çalışmalarını en iyi püskürtmedir. İnsanların beklentisi eğer binalar, inşaatlar, devasa yapılar olsaydı bugün seçim sonuçları da çok farklı olurdu. Balcıoğlu konuşmalarında hep vicdan vurgusu yapıyor, gönül vurgusu yapıyor.
Ben ne yaptığının da, ne yapmadığının da, neyin olacağı neyin olmayacağının da farkında bir belediye başkanı görüyorum. Vakti sırası gelince her şey olur, hem de bal gibi olur…





