Her ölüm üzüntü verir insana.
Hele ki senden biriyse, canından öteyse bambaşka.
Acının tarifi için “yaşamak lazım” demek bile istemiyorum. Kaybedenler anlar…
Derinden sarsılmanın, çaresiz kalmanın ne demek olduğunu…
Bazı ölümler vardır, canından ve kanından olmasa bile, meydana gelişi nedeniyle acıtır, üzer, hüzün verir.
Amasra’daki maden faciasında yitip giden 41 can gibi.
Hepimizin yüreği yanıyor.
Dedik ya duygu yüklüyüz bugünlerde.
Silivri’de henüz ömrünün baharında, soyadı gibi Güzelbahar’ında bir isim ayrıldı aramızdan; Zeren Sarıbekir Güzelbahar…
45 yaşında bir anne, 45 yaşında iş kadınıydı.
Silivrili Sarıbekir ailesinin güzide bir ferdi, çevresinde sevilen ve saygı duyulan bir insandı.
Sarten Ambalaj Sanayi Fabrikası’nın yönetim kurulu üyesiydi. Yani Yusuf Sarıbekir’in kızı, Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Sarıbekir’in kardeşiydi.
Silivri başta olmak üzere 6 ülke 20 fabrikanın yönetim merkezinde yer alan aktif bir iş kadını.
Sosyal sorumluluk projelerinden geri durmamış ve yardım eli uzatılacak ne gerekiyorsa yapmış. Sevenleri işte böyle bir insanı uğurladı Cumartesi günü Piri Mehmet Paşa Camiinden.
Öğle vaktinden önce cami bahçesi çiçeklerle çelenklerle süslenmiş. Ellerde mendil, yüzlerde göz yaşı sel oluyor…
Yusuf Sarıbekir, güzel evladına son vazifesini yapıyor her zamanki gibi dimdik, güçlü durarak…
Zeren Hanımın da öyle görmek istediğini hissedercesine…
Güzel insanlar bu fani dünyadan ayrılırken bir başta hüzün veriyor insana. İşte Zeren hanım da böyle biriydi.
Allah’ın takdiriyle, bir cuma sabahı son nefesini vererek göç etti bu fani dünyadan.
Yüzlerce seveni haklarını helal etti uğurlarken…
Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun.
Sarıbekir ailesinin, Sarten ailesinin başı sağolsun…






