Eveeet...
Geldik yine bir "AK Parti İlçe Başkanı" arayış polemiklerine. Hatırlayın, geçen sene Aralık ayındaki kongre öncesinde günlerce yazmıştım. Yeni seçilecek şunu yapmalı, bunu demeli, şöyle konuşmalı, böyle yönetim oluşturmalı demiştim.
Dilek Demiral seçimleri kazandı, Yusuf Köroğlu kaybetti. Daha Aralık'ı görmeden, Demiral da "gerekçeli" bir durumla görevini bıraktı.
Şimdi...
Yeniden bir ilçe başkanı atanacak, yönetimini oluşturacak ve olağan kongreye kadar bu şekilde devam edecek. Eli kulağında bu atama mevzusu. Ha atandı, ha atanacak. Öncelikle AK Parti'deki kuşlarımın bilgisi böyle. Biliyorsunuz yakından takip ederim. Bizzat görüşmelerim oldu. Demiral'ın istifasından sonra yazı yazmamamın nedeni taşların yerine oturmasıydı. Çoğu oturdu azı kaldı. Ama siyaset işte...
Bir bakıyorsun değişiveriyor her şey!.. Olmaz denilen oluyor, tutmaz denilen tutuyor. Tombaladan "Ahmet çıkar" diye beklerken, Mehmet zıplıyor. Bu işler böyle.
***
Bakıyorum da etrafa, yine ilçe başkanlığı kulisleri başlamış. Atanmak isteyenler genel merkez yada il yöneticileri arasında kuyruğa girmiş haberimiz yok. Geçen sefer ki gibi, memleketçilikten fırsat belleyip, AK Parti'de kanaat önderi olduğunu iddia ettikleri kişilerin kapılarını çalıp "Ağabey, ben ilçe başkanı olmak istiyorum. Desteğini bekliyorum" diyenler girişimlerini sürdürüyor.
Heveslerini kesmeyeyim ama bu işler onları eğlendirmekten öteye gitmez. Çünkü süreç farklı. Zaman değişti, şartlar tersine gelişti. Oy kaybeden bir AK Parti, yani yaklaşık 5 bin oyunu Silivri'de HDP'ye kaçıran bir parti var.
Tuhaf olan şu, hala 2019'da belediye başkan adayı olmak isteyen eski kafadakiler "istemem yan cebime koy" tarzında havaya girmiş. 2009'dan beri çöküşte olan AK Parti, sadece 2014 yerel seçimlerinde tarihi bir oy aldı. Onun dışında, "bu kişi" veya kişiler ile olmayacağını cümle âlem anladı. Genel Merkez bile. O bakımdan ne yapsalar boş.
Kulis yapanlar kendi siyasi ikballerinden ötesini düşünmüyor. "2019'da belediyeyi AK Partili yapacağız" demektense, "Yerel seçimlerde ben aday olurum" yahut "Benim gösterdiğim aday olur" mantığında. Ne kadar garip sizce de öyle değil mi?
Vizyon ve hedef koymadan, basit planlar içine girip, bir takım rantın hayalindeler, reklamın peşindeler!..
Yahu bakıyorum da, kimse Silivri Belediyesi'ni AK Partili yapmanın derdinde değil de, adayın kimin olacağı derdinde! Yerel seçimlere daha 3,5 yıla yakın bir süreç varken, bazı kafaların "derin stratejileri" sinsice teşkilatı babasının malıymış gibi ele geçirme hevesi.. Oraya gelene kadar önümüzde gerçekleşmesi yüksek bir "tekrar seçim" var. Teşkilat Silivri'de ölmüş bitmiş adamların derdi ney? Siyaseti farklı niyetler içinde yapıyorlar. AK Parti'nin önce bu tiplerden kurtarılması lazım. Belediyeyi nasıl kazanırız derdine girilirse, "aday" kişi otomatikman ortaya çıkacaktır. Ama yok, bunların tarzı bu. Babaları dan böyle görmüşler, böyle devam ediyorlar. Eski bakışı silmek lazım. Silinmezse, ikinci partiden öteye gidilmez Silivri'de.
Seçim öncesi yaptıkları hataları yazınca "beni şerefsiz" ilan edenler, 9 puanlık kayıptan sonra Genel Merkezce titreyip kendilerine getiriliyor. AK Parti'nin teşkilatlara gönderdiği deklarasyonu görünce "utanmışlar mıdır" merak bile etmiyorum.
Yolda yürüyüşünden, kılık kıyafetine, konuşmasına ve yaşamına dikkat etmeyenlerin hatasını çekiyor parti...
İSKİ, İĞDAŞ, İSTAÇ ve İSPARK gibi iştiraklerde çalışanların "keyif sürmesi" nedeniyle, çilekeş particilikten kopanların zararını çekiyor parti...
Kadın kollarından gençlik kollarına herkes sil baştan onarılmalı. "Bir fırsat tanıyalım" dönemi kapanmalı. "Seçime hazır olun" diyen genel merkez, kimlerle nasıl hazır olacak? Büyükşehir'in çeşitli iştiraklerinde parti kanalıyla çalışanlar uyarılmalı, gerekirse gözdağı verilmeli. "Nasıl olsa çalışıyorum, paramı kazanıyorum, banane partiden" deyip kenara çekilenlere, "ayar" çekilmeli.
Yeni atanacak bir ilçe başkanı, oluşturacağı yönetimle birlikte her şeyden önce korkmayacak! Korkarsa bu iş yine olmaz. Ve bir an önce teşkilat içindeki dedikoduların, gıybetlerin ve kişisel tartışmaların son bulması sağlanmalı.
Rahmetli Kemal Sunal'ın "Korkusu korkak" filmindeki gibi, "boş adamlardan" dolulara geçme zamanıdır. İşte AK Parti ilçe başkanı kim olacak sorusunun cevabı, ancak bu dolulukla açıklanır. Yoksa biri oturmuş, kime ne?
Birde bir dip not düşmekte fayda var... El altından üzerine vazife olmadığı halde, özellikle "isim" yönlendirmesi yaparak akıl bulandırmaya çalışan şahsiyetleri tek tek biliyorum. Beni tanıyan iyi bilir ki "sessizliğimin altında fırtına kopartacak bir rüzgâr beslerim". Size de tavsiyem öyle kuru sıkı söylemler ile beni de karalamaya çalışmayın sizin mürekkebiniz bende tutmaz akar gider. Endişelenmeyin her şey güzel olacak. İyimser düşünmeye çalışın :)





