Bu yıl Ramazan ayında okullar ayrı bir güzel. Size de öyle gelmiyor mu?
Tiyatro gösterileri, skeçler, ilahiler…
Özellikle sosyal medyada en çok paylaşılan ve öğrencilerin büyük bir heyecanla seslendirdiği “Kabe’de Hacılar Hu der Allah” ilahisi, okul bahçelerinde yankılanıyor.
Ama gelin görün ki, bu doğal, içten ve kültürel etkinlikler bazı kesimlerin eleştirisine maruz kalıyor.
Neden?
Çünkü bazılarına göre, toplumun gündelik hayatında dini ritüellerin yer alması hâlâ garip bir görüntü!
Oysa yeni yıl geldiğinde şehirler çam ağaçlarıyla süsleniyor; Noel Baba kılığında hediyeler dağıtılıyor; alkollü kutlamalarda ellerinde bayraklarla, dillerde marşlarla, sabahlara kadar eğlenenler oluyor!
Buradan bir tartışma çıkarmak niyetinde değil ama Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün fikirlerini ve hedeflerini anlamak yerine, ona olan bağlılığın ilginç bir manzara ile suistimal edilmesine Silivri’de şahit olmadık mı?
Bunlara kimsenin sesi çıkmıyor ama Ramazan gibi, binlerce yıldır örf ve adetlerimizde kök salmış, inancımızın önemli bir zaman dilimi söz konusu olunca, birileri rahatsız oluyor.
Çocuklarımızın manevi değerlerle büyümesine engel olmak kimsenin hakkı değil.
Ramazan etkinlikleri paylaşmayı, bir arada olmayı ve kültürümüzü yaşatmayı öğreten bir eğitim alanı olarak görülmeli.
Milli bayramlardaki etkinlikler, manevi günlerdeki faaliyetler, çocukların yüzündeki gülümseme, okunan ilahiler ve sahnelenen küçük skeçler, bir toplumun gelecekteki ahlaki yapısını, milli ve manevi değerlere olan bağlılığını da şekillendiriyor.
“Dağ başını duman almış” ve “Sevinin çocuklar övünün büyükler” gibi marşlarımız, “Kabe’de Hacılar Hu der Allah” ve “Ey Sevgili” gibi ilahiler dinletiler yankılanmaya devam ettiği sürece geçmişin mirası geleceğe taşınmaya devam edecektir evelallah..






