İsrail/ABD ile İran arasındaki savaş 24. gününde. Orta Doğu adeta yangın yeri ve bu yangın, başta Türkiye olmak üzere tüm dünyayı etkilemeye devam ediyor. Çoluk çocuk binlerce insan hayatını kaybediyor.Siyonist İsrail ve emperyalist ABD, kanlı ellerini bölgeden çekmiyor.Petrol fiyatları 110 doların üzerine çıktı. Akaryakıt fiyatları artıyor; ulaşım maliyetleri yükseliyor, gıda ürünleri pahalanıyor, elektrik ve doğal gaz gibi enerji giderleri olumsuz etkileniyor.
Devletimizin yetkili kurumları, savaşa yönelik tedbirlerin en üst seviyeye çıkarıldığını açıkladı. Sınır güvenliği artırıldı, hava savunma sistemleri aktif hâle getirildi. Şu ana kadar 4 balistik füze, NATO desteğiyle havada etkisiz hâle getirildi.
Hürmüz Boğazı yeni gelişmelere gebe. Gerilim giderek artıyor. Yanı başımız ateş çemberiyken, içeride birlik ve beraberliği sağlamanın ne kadar önemli olduğu ortada.
Tüm bu gelişmeler yaşanırken yerel siyaset de kendi ekseninde gündemi belirlemeye devam ediyor. Mart ayı, yerel seçimlerin yıl dönümünü hatırlatıyor. 31 Mart 2026 tarihinde CHP’li Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu’nun görevdeki ikinci yılı dolmuş olacak.
İki yıldır görevde olan Bora Başkan’ın performansıyla ilgili bu satırlarda birçok değerlendirme yaptım. Silivri’de vatandaşların hizmet beklentileri büyük bir gerçek olarak önümüzde duruyor. Bora Başkan kulak tıkayan biri değil; ancak bu hizmetlerin hayata geçirilmesi her geçen gün zorlaşıyor.
Yukarıda bahsettiğim savaşın etkileri sizce hissedilmiyor mu? Örneğin Silivri, İstanbul’da yüzölçümü bakımından ikinci sırada. Belediyenin çöp toplama hizmeti bile başlı başına ciddi bir maliyet değil mi? Bu noktada belediye başkanının ne suçu var?
Petrol fiyatlarının artması, asfalt gibi fen işleri hizmetlerini doğrudan etkiliyor. Yol bakım ve yapım maliyetleri yükseliyor, çalışmaların yavaşlaması kaçınılmaz hâle geliyor. Belediye yönetimi de bu nedenle kredilere ve borçlanmaya daha fazla yönelmek zorunda kalıyor.
Bora Başkan’ın “vicdan belediyeciliği” söylemlerinden ben, yapılabilecek en mantıklı işlere yönelindiği sonucunu çıkarıyorum. Yani sosyal projelere ağırlık verilmesi. Muhalefet ise bunu “mazeret” olarak değerlendiriyor.Muhalefet de kendi penceresinden haklı.
Balcıoğlu, vicdan belediyeciliğini şu sözlerle açıklamıştı:
“Makam geçicidir; ben hiçbir zaman bu makamı bir meslek olarak görmedim. Makam geçici, adalet kalıcıdır. Eğer vicdan kaybettirecekse, ben yine vicdanı seçerim.
Çiftçilik yapan, hayvancılıkla uğraşan köylümüzün buğdayı, arpayı ve samanı ücretsiz alabilmesidir vicdan. Vicdan; çocuklarımızın kahvaltısında, bayramlık giyemeyen çocukların ayağına giydiği ayakkabıda vardır. Evinden çıkamayan yaşlılarımıza dokunabilmektir vicdan. Vicdan, Silivri’nin sokaklarında ve doğasındadır.”
Dünyadaki ekonomik gelişmelerin yerel belediyelere etkisini hiçbir belediye “biz etkilenmiyoruz” diyerek inkâr edemez. Aksi hâlde bu, dürüstlükle bağdaşmaz.
23 Mart yanibugün benzin 62 TL, motorin 71 TL. Bu bile birçok hizmetin aksamasına neden olmakta. Öte yandan Silivri Cezaevi’nde görülen İBB davası nedeniyle yaşanan yoğunluğun da Bora Balcıoğlu’nun performansını doğrudan etkilediğini düşünüyorum.
Daha önce de ifade ettim; CHP Genel Başkanı Özgür Özel, genel başkan yardımcıları ve milletvekilleri sık sık Silivri’ye geliyor. Hatta 10 gün önce CHP grup toplantısı burada yapıldı. Belediye başkanı, bu yoğun ziyaret trafiğiyle ilgilenmek zorunda kalıyor. CHP İlçe Başkanı Doruk Bulut’un “Silivri Dayanışma Merkezi” adıyla bir misafirhane hazırlaması, Balcıoğlu’nun yükünü bir nebze hafifletmiş durumda.
CHP üst yönetiminin İmamoğlu gündemi nedeniyle Bora Balcıoğlu’nun asli görevlerine yeterince odaklanamadığını söylemek yanlış olmaz.
CHP içinde Balcıoğlu’nun başarısız olmasını isteyenler yok mu? Elbette var. AK Parti ve MHP muhalefeti kadar, parti içindeki bazı kesimler de zaman zaman eleştirilerini artırıyor. Sorsanız, “Başarılı olması için eleştiriyoruz” diyorlar. Hayır efendim, 2029 yerel seçimlerinde kendi dostlarıadayları gösterilmesi için Balcıoğlu başarısız kalsın beklentisindeler.
Açık konuşmak gerekirse; insanın enerjisi ve gücü sınırsız değildir. Bora Balcıoğlu da bir insan ve yukarıda saydığım nedenlerle bazı projeleri kısa vadede hayata geçirememiş olabilir.
Son günlerde CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in gönündeki aslanınBora Balcıoğlu olduğu konuşuluyor. Bunun nedenleri arasında hem ekonomik koşullar hem de Silivri’deki yoğunluk gösteriliyor. Hatta “Bize vakit ayırmaktan belediyecilik yapamıyor” şeklinde bir değerlendirme yaptığı da ifade ediliyor.
Elbette bu tür değerlendirmeler için henüz erken. Sonuçta “bu köprünün altından daha çok sular akar.”
Ancak asıl soru şu: Adaya kim karar verecek? Genel Başkan mı, yoksa parti örgütü mü?






