Silivri Belediye Meclisi'nin Nisan ayı oturumunda öne çıkan konuları www.yorungehaber.com da duyurduk. Herkesin atladığı "detayları" biz gündeme getirdik, tartışmaya açtık ve Silivri kamuoyuna sunduk. Siyasiler tartıştı, vatandaş duydu, bizler de mesleki hassasiyetimizi gösterdik.
Belediye Başkanı Özcan Işıklar'ın, Bulgaristan'daki bir kumarhanenin önüne park ettiği şahsi otomobilinin haberini, yine ilk bizler haber yaptık. İnanın, bu fotoğraf sadece bize ulaştırılsaydı "özel"e girdiği için haber yapmazdım ama yayımlayan kendi partisinin (CHP'nin) Meclis Üyesi olunca haber değeri taşıyordu artık...
İnternet haber sitemizde gündemi belirledik, herkesin dikkatini çekti. Son Meclis toplantısına geri dönelim...
***
Encümen seçimi sırasındaki yöntem "gizli oylama" şeklindeydi. Bunun önergesini veren de AK Parti gurubu. Sadece encümen için değil, Plan-Bütçe Komisyonu ve İmar Komisyonu seçimleri için de aynı talepleri vardı: 'gizli olsun.'
Başkan Işıklar, senelerdir mecliste olduğunu ve komisyon seçimlerinin genelde açık yapıldığını belirterek, mantıklı olanın açık oylama yöntemi olduğunu söyledi. Yani sadece Encümen seçimleri kapalı oyla gerçekleştirildi.
CHP'lilerin önerdiği adaylar Hakan Sefa, Semih Ayeş ve Figen Yıldız, belediyenin yeni meclis üyeleri seçilirken, AK Parti hem aday göstermedi.
Bu sırada oylama yapıldı ve her CHP'li meclis üyesi 22'şer oy aldı. CHP'nin Meclis'teki sandalye sayısı 19'ken 22 oy çıktı, 9 da boş... Kimse fark etmedi ama AK Parti'den CHP'ye oy verilmişti. 9 boş kullananlar ise AK Parti gurubuydu.
***
Şimdi... "Verseler ne olur vermeseler ne olur?" diye sorabilirsiniz...
Öncelikle belirteyim ki, AK Parti'den Encümen seçimi sırasında CHP'ye oy veren Meclis üyeleri şu isimlerden oluşuyor: Lütfü Vardar, Yusuf Köroğlu ve Mustafa Zorlu...
Encümen'e aday sunmamak ve boş oy kullanmak için herhangi bir gurup kararı alınmadığı öğrenilirken, bu meclis üyelerinin hadiseyi normal karşıladıkları belirtiliyor.
Diğer AK Partililer ise hiç öyle düşünmüyor bana kalırsa.
"Aday göstermeyip CHP'yi desteklemek ne kadar mantıklı? Adayımız yoksa, oyumuz da boş olmalı" diyorlar.
Oy verilse de verilmese de, CHP gurubunun sandalye fazlasıyla zaten Encümen onların istediği gibi seçilecek. Eğer AK Parti aday gösterseydi, ve gizli oylama yapılsaydı, belki de CHP meclis üyeleri arasında AK Parti'ye de destek çıkacaktı. Bunun adı ne olurdu? "CHP'de çatlak, başkana tavır, Işıklar'a rest vs..."
Aynı durum AK Parti için de geçerli. Bunun başka bir anlamı var!..
***
Ayrıca, AK Partili Lütfü Vardar'ın ilçe yönetimiyle arasının limoni olduğunu sık sık duyuyoruz. Ortaköy arsa satışıyla ilgili Mart ayındaki Meclis toplantısına katılmamasından sonra ipler koptu. "AK Parti'den istifa" iddiaları bile konuşuluyordu. 1 ay sonra sular duruldu ama limonilik devam ediyor anlaşılan.
Vardar'ın, İlçe Başkanlığı tarafından "disipline verilmesi" ihtimaline karşılık bu 3 Meclis Üyesi'nin "Encümen seçiminde CHP'ye oy vermesi" bir hamle olarak görülebilir mi dersiniz?
Belki bir Vardar'dan vazgeçilebilir, ama 2 tane meclis üyesini daha partiden atmayı göze almak zor...





