Dikkat ettiyseniz, Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar'ın muhalefet (AK Parti) tarafından köşeye sıkıştırıldığı her zaman Silivri'de gündem değişiyor.
Geçen aylarda olduğu gibi..
Geçen ay olduğu gibi..
Geçen hafta olduğu gibi..
Geçtiğimiz gün olduğu gibi..
Sadece muhalefet derken, parti için muhalefeti de ekleyelim buna.
Hizmet yapamadığı için köşe sıkışıyor, "Büyükşehir engelliyor, Büyükşehir cezalandırıyor, Anıtlar Kurulu engelliyor" diyor, topu başka yere sallıyor.
Arsa satışlarıyla ilgili kendi meclis üyeleri karşı çıkıyor, "Selami Değirmenci yaptırıyor" bunları diyerek yine başkalarını suçluyor. Oysa meclis üyeleri satış yapmanın doğru olmadığına yönelik görüş bildirirken..
Sonrasında "Meclisimizde kimler ihanet edecekti onu tespit etmek için satışı gündeme getirdik" diyerek komik bir açıklamayla gündemi geçişlemeye çalışıyor. Tabi bu arada muhalefet yakasını bırakmıyor.
Bulgaristan sefalarında alemdeyken aracının fotoğrafları yayımlanıyor, üstelik kendi meclis üyesi bunu ifşa ediyor, "Halkım istemezse oynamam" diyerek yine komedi yaratıyor. "Para benim, hayat benim" misali, seyfi sefasını süreceğini belirtiyor. Oysaki belediye borç batağındayken keyif yapmasına anlam verilmiyor...
Özcan Işıklar'ın savunma refleksi hep ilçede gündem yaratmak için rakip parti üzerine oynamasıdır. Yani iç işlerine karışıp, nifak tohumu ekmeye çalışmasıdır.
Eski AK Partili Meclis Üyesi Lütfü Vardar'da olduğu gibi. Herkes Vardar'ı Özcan Işıklar'ın ayarttığını ve bu nedenle parti içindeki huzursuzluk ortamı yaratma girişimleriyle Vardar'ın istifa ettiğini düşünüyor.
17 Nisan'da istifa ettiği sürecin 1 hafta öncesini hatırlayın. Ortaköy'deki arsa satışıyla ilgili sırtından soğuk ter boşanan Özcan Işıklar, kamuoyunda "Satıcı, yiyici başkan" konumuna düştü. Kendi meclis üyeleri bile, arsa satmanın doğru olmadığını belirtti ve "Hayır, halkın malını sattırmayız" dedi.
Hemen kumar hadisesi ayyuka çıktı. Bulgaristan'da alem yaptı, Silivri'de hatta Türkiye'de el aleme rezil rüsva oldu. Çok geçmeden gündem değişti. AK Parti Meclis Üyesi Lütfü Vardar istifa etti, herkes gözleri oraya çevirdi. Özcan Işıklar'ın karanlık ve darlık zamanlardan aydınlık günlere geçmesinin tek kaynağı Lütfü Vardar'dır.
Vardar'ın istifasının arkasında, gündemi değiştirmek için düğmeye basan Belediye Başkanı Özcan Işıklar'ı akla getirmek doğru mu olur yanlış mı? Çünkü her şey amacına ulaşıyor...
Bugün ise seçim arifesindeyiz... AK Parti ciddi anlamda bir muhalefet üretti. Oğlu ile birlikte belediye kasasından, yani "halkın parasıyla" kendi araçlarının depolarını doldurup, bedavaya gezdikleri haber oldu. Halen konuşuluyordu ki, pat.. yine gündem değiştirecek bir hadise!..
Hedefte AK Parti, adres ise Gümüşyaka! Tanıdık bir isim yine karşımıza çıkıyor; eski AK Partili şimdiki Bağımsız Meclis Üyesi Lütfü Vardar. Gümüşyakalı Vardar, belediye başkanını geçtiğimiz aylarda da istifa ederek gündemden kurtarmıştı, kendisini hedef tahtası yapmıştı. Özcan Işıklar'a sıkılan kurşunların önüne geçmişti sanki.. Ve şimdi yine Gümüşyaka, bana göre yine Lütfü Vardar!
Seçimler öncesinde algı operasyonuyla "AK Parti dağılıyor" dedirtmek için kurguladığı bir işlemle Gümüşyaka teşkilatını istifa ettirme girişiminde bulundu. Aslında bu stratejinin bugün değil de seçime bir kaç gün kala uygulanacağını herkes biliyordu. Biraz erkene almışlar o kadar. Birkaç istifa dilekçesi "102 taneymiş" denilerek basına servis edildi.
Hop.. gündem AK Parti'de istifa haberleriyle çalkalanmaya çalışıldı!
Ama tutmadı. Atladığı bir şey vardı. İstifa listesinde adı geçen isimlere AK Parti İlçe yöneticileri tarafından hemen ulaşıldı, "Haberimiz yok, istifa etmedik" yanıtları alındı.
Yani, gündem değiştirmek için yapılan bir işlem ters tepti. Böylelikle köşeye sıkışan Özcan Işıklar amacına ulaşamadı. Hatta Lütfü Vardar bile!..





