Dikkat ettiniz mi, seçim hareketliliği başlayınca bir takım "eylemler" de başladı. Bu eylemi nasıl göreceğinizle ilgili durum şu:
Eylemin söylemi...
Eylemin mesajı...
Eylemin niyeti...
Eylemin eylemi...
Seçim bahane çalışmak şahane (!) Seçim bahane niyetler şahane (!) Seçim bahane 2019'a hazırlık şahane (!)
Silivrililerin yakından tanıdığı siyasetçi Metin Karakaş, biliyorsunuz bir süre önce siyasete geri döndü. 2014 yerel seçimleri öncesinde "belediye başkan adaylığı" için oldukça iddialı konuşarak, "Aday gösterilmezsem siyaseti bırakırım" diyen Karakaş, arzu ve hırslarına yenik düştüğü için tekrar siyasete döndü ve şuanda AK Parti İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyesi görevinde.
Siyaseti bıraktım derken siyasete geri dönmek, oldukça düşündürücü.
Karakaş'ın düşündürdüğü ve düşündürmeye çalıştığı bu hareketleri son zamanlarda arttı.
Gördüklerimizi anlamaya çalışalım, anladıklarımızı da bu satırlardan ifade edelim.
"Siyasette görev istenmez, görev verilir" diyorlar. Bu tabiri genelde AK Partililer kullanıyor. Karakaş istifa ettikten sonra işine gücüne baksa, kim arayıp da bulacak ve diyecek ki: "Nerelerdesin yahu. Sana ihtiyacımız var. Sen olmazsan millete hizmet edemeyiz. Sen ve senin gibilerle güçlerimiz bir olmalı. Gel şu küsmüşlükten vazgeç. Yerel seçimlerde Silivri'den aday olamadın ama, gel İl'de birlikte çalışalım, İstanbul'a hizmet etmen gerekiyor."
Demişler midir sizce. Valla hiç zannetmiyorum. Siyaseti bırakırım diyen kişi, kenara çekilir ve herkese siyaseti bıraktığını söyler. Karakaş hiçbir zaman kenarda durmadı ki...
Genel Merkez'de ne kadar hısım akraba dost varsa gün aşırı ziyaret ederek kendini unutturmadı ve sonrasında AK Parti İl Yönetimi'ndeki süreci başladı.
Karakaş'ın İl'de görev almasındaki amaç İstanbul mu? Elbette hayır. Çünkü Sayın Karakaş'ta bir Silivri hırsı var ki sormayın.
AK Parti Silivri İlçe Başkanıyken, ilçe yönetim kurulu üyelerinden bazı isimler vardı hatırlayın:
Şehabettin Hayta, Elif Koryürek, İsmail Taşkın ve Alparslan Çalış...
İşte bu kişiler, şuanda Metin Karakaş'ın peşi sıra giderek o ilçe senin bu ilçe benim seçim çalışmalarına katılıyor. Ve bu çalışmaları da sosyal medyada paylaşarak, "Hamdoslun Avcılar'da coşkuyla karşılandık", "Çatalca'da esnaf ziyareti yaptık, hayırlısıyla birinci çıkacağız inşallah" mesajları veriyorlar. Ee bir bakıyoruz bizim Silivrililer, Çatalcalı olmuş, Esenyurtlu olmuş, Avcılarlı olmuş.
AK Parti İstanbul İl Yönetim Kurulu 3.Bölge bilmem ne komisyon üyesi Metin Karakaş'ın yapması gereken seçim programlarına, Silivri'den arkadaşlarını da götürmesi bana göre saçma olurken, Silivri'ye yansıttıkları mesaj şu: "Anlaşıldı Karakaş 2019'un hazırlığını yapıyor."
Acaba merak ediyorum, İl yönetim kurulu üyesi herkes kendine böyle bir ekip kuruyor mudur!?
Ya da kurma yetkisi veriliyor mudur!? Her neyse, dönelim konuya.
Karakaş ve arkadaşlarının Silivri kamuoyunda ve Dilek Demiral'ın ilçe başkanı olduğu AK Parti Silivri İlçe Teşkilatı'nda vermek istedikleri mesaj, "2019 yerel seçimlerine tekrar geliyoruz. Metin Karakaş adayımızdır."
O ilçe-bu ilçe ziyaretlerini yapmaları AK Parti açısından genel anlamda gayet güzel. Particilik gereğidir. Nerede görev veriliyorsa, gidilir orada çalışılır. Fakat bu gurubun yapmak istediği partiye oy kazandırmak değil, Silivri'de belediyeyi kazanmaya çalışmanın alt yapısını oluşturmaktır. Peki kötü mü yapıyorlar. Kesinlikle hayır. Ama seçtikleri yöntem ve usul, siyasi racona ters. Mesela bugün, hatta siz bu yazıyı okuduğunuz dakikalarda (14.00) AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şentop Silivri'de teşkilat ziyareti yapıyor. Partiden yayınlanan fotoğraflar baktığımda dikkatimi çeken detay, yine Karakaş gurubu oldu. Metin Karakaş'ın diğer ilçelerdeki programlarına eşlik eden arkadaşlarını bugünkü Mustafa Şentop ziyaretinde göremedim. Dilek Demiral şahsına bir tepki olarak yorumlamakta sanki haklıyım. (Bu arada Demiral'ın, Karakaş'ın ekibindeki isimlere genel seçim sürecinde birlikte çalışmak için teklifte bulunduğunun bizzat şahidiyim)
AK Parti Silivri İlçe Başkanı Dilek Demiral yok sayılıyor, teşkilat içerisindeki bazı gurupların da Metin Karakaş güdümünde hareket etmesi, paralel anlayışı ortaya koyuyor. Hatta yapılmak istenen şu gibi: Genel seçimlerde Silivri'de başarısız olmak için gayret gösteriliyor.
Kötü bir seçim sonucu elde eden teşkilatın faturası şüphesiz ki ilçe başkanı Dilek Demiral'a kesilecektir. Seçimlerden sonra Demiral'ın bu yöntemle görevden alınması, Metin Karakaş'ın güdümünde olacağı bir ismin ilçe başkanlığı görevine getirilmesi hedefleniyor. Böylelikle 2019'un tohumlarını şimdiden atıp, Metin Karakaş yerel seçimlerde adaylığı garantilemek istiyor.
Tüm çabası ve hırsı bana göre bu. 5 kişi ile algı oluşturmakta başarılılar, ama inandırıcılıkta sıfır!.. Ama Karakaş'ın, Karakaşçıların ve Karakaş şakşaçılarının bilmedikleri bir şey var! Yani teşkilat iradesi bu 5'ten büyüktür.
Karakaş'ın siyasi hayatı çoktan bitti!..
2014 yerel seçimlerinde "kesin adayım" diyerek ilçe başkanlığı görevinden istifa etmesi.. 2014 yerel seçimlerinde başkan adayı Tahir Sert'e destek vermediğine yönelik kamuoyunda algı oluşması.. Tahir Sert'in yanlızlaştırma politikasına maruz kalması ve bundan Karakaş'ın sorumlu tutulması..
"Aday olmazsam siyaseti bırakırım" demesine rağmen siyasete döndüğü için akıllara çeşitli soru işaretleri getirmesi...
Şimdilerde ise AK Parti İlçe Başkanı Dilek Demiral ve teşkilatına zarar verici eylemlerle bulunması..
METİN KARAKAŞ'IN SİYASİ HAYATININ BİTTİĞİNİN GÖSTERGESİDİR...
Değil 2019, 2119'da bile Silivri'ye aday olamaz, Silivri'den belediye başkanı seçilemez..
Yazın bir kenara.





