Bir insanın dostları arasında sevilip sevilmediğini veya anlaşıp anlaşamadığını nasıl anlarız?
İlişkisiyle…
Yani:
Dostane tavırlarıyla, güvenilirliğiyle, yardımseverliğiyle, muhabbetiyle, samimiyetiyle vs vs…
Eğer bunların hiçbiri yoksa ne düşünürüz o adam hakkında? “Bir gariplik var, bir terslik var!”
Öyle ya, bir insanda insanlık adına hiçbir özellik yoksa, O’nu olduğu gibi kabullenemeyiz.
***
Bunu hep söylüyorum değerli okurlarım. Sonuna kadar da söyleyeceğim. O son ne zaman olur bilemiyorum ama bu tez’imi çürütecek tek hareket; insanın, insani ilişkilerini tekrar geri kazanmasıdır.
Bakın Silivri Belediye Başkanı ve CHP Silivri Belediye Başkan Aday Adayı Özcan Işıklar’ın “geçimsizliğinden” dem vurup durdum haftalardır. Kötü mü ettim? Elbette hayır, çünkü doğru söylediğimi herkes onaylıyor. Şimdi diyeceksiniz ki bu herkes kim? İşte o herkes, 2009’da Özcan Işıklar’a oy verenler…
***
Selami Değirmenci, Yılmaz Kandemir, Abdullah Yıldırım, Hüseyin Şahin, Gürcan Albayrak ve İsmet Kirazpınar…
Ve sıkı durun; beldelerdeki isimleri de tek tek buradan paylaşacağım sizlerle.
Hadi bir iki kişiyi anlarsın da, “Yav arkadaş sen kiminle anlaşabiliyorsun” diye sormazlar mı adama?
Sorarlar sorarlar. Hem de çok fena sorarlar.
Özcan Bey, biliyorsunuz son olarak Selami Değirmenci hakkında zehir gibi konuştu önceki günlerde. “Neden böyle yapıyor bana. Onun yanında çalıştım, emeğim hakkım var, hakkımı helal etmiyorum” dedi.
Değirmenci de çıktı dedi ki; “Hakkını helal etmeyecek biri varsa o da benim. Çünkü benim sayemde bugünlere geldi.”
Allah aşkına, elinizi vicdanınıza koyun en çok kim haklı? Bu diyaloglar “Besle kargayı oysun gözünü” atasözünün tam da örneği değil mi?
Mutlaka ikisinin de birbirine hakkı geçmiştir de, Özcan Işıklar durduk yere neden Selami Değirmenci’ye ateş açtı?
“Bayram değil seyran değil, dünürüm beni niye öptü” misali, meclis üyesi aday adaylarının ve ilçe örgütünün bulunduğu bir toplantıda verdi veriştirdi.
Neden biliyor musunuz?
***
Çünkü Özcan Bey iyi bir planlamacı. Şehri planlayamıyor o ayrı mesele, ama olabilecek ihtimalleri bugünden görebiliyor. 2014 yerel seçimlerini kaybedebilme olasılığı üzerine kurguladığı planı şu:
Selami Değirmenci başta olmak üzere diğer kavgalı olduğu isimlerle kapışma içine girecek. Bunu yapmasının nedeni seçimi kaybedebilme varsayımı. Eğer seçimi kaybederse, ‘Sizlerin yüzünden kaybettim, yanımda durmadınız, cephe aldınız, aleyhimde çalıştınız. CHP’ye ihanet ettiniz’ deyip kendini masum ve suçsuz göstermek.
Eğer muhalifleriyle açık açık kavga yapmadan seçimi kaybederse, seçmenine verecek bir cevabı kalmayacak. Böylelikle ‘onlar yüzünden’ diyebilmenin planını yapıyor. Uygulaması başladı.
***
Düşünsenize, ‘Gel arkadaş bütün sorunlarımızı çözelim. Senden özür diliyorum, biz kardeşiz. Her şeyi bir kenara bırakalım CHP’dir aslolan’ neden diyemiyor bir insan?
Çünkü ters düştüğü isimler, belediyeciliği çok iyi bildikleri için Özcan Işıklar’ın katakullilerine göz yumamıyor. Bu açıdan hepsini uzaklaştırma politikasını başarıyla sonuçlandırdı.
Bakalım seçimleri başarıyla sonuçlandıracak mı.
Ha bu arada…
AK Parti Silivri Belediye Başkan Adayı’nın Çanta’da 3 dönem belediye başkanlığı yapan Tahir Sert’in açıklanmasıyla birlikte “Keşke Tahir Sert aday olmasaydı” diyerek “panikleyen” meclis üyelerinin olduğunu da biliyorum. Onlar da ayyuka çıkacak hiç merak etmeyin…




