Geçtiğimiz hafta Silivri’de görev yapan öğretmenlerin çeşitli okullara müdür ve müdür yardımcısı olarak atamaları gerçekleştirildi. Bu atamalar sırasında bazı öğretmenlerin bilinçli ya da art niyetli olarak düşük puan verilerek atanmalarına engel olunduğu iddiaları tazeliğini koruyor. Beklenti içerisinde olan kimi öğretmenlerin haklı serzenişleri İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünden öteye gitmedi. Bazı siyasilerin bu konunun takibi içerisinde olduğunu biliyorum ama yeterli mi? Hep deriz ya, “söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı”
Özcan Işıklar aday olmak istiyormuş!
Belediye Başkanı Özcan Işıklar, geçtiğimiz günlerde başkanlık için bir dönem daha istediğini söylemiş. Bazı hizmetleri ilçeye kazandırmak ve yarım kalan projelerini de bitirmek istediğini beyan etmiş. Yani 2019 seçim beyannamesini açıklamış. Bundan tam 10 yıl evvelde aynen böyle sahaya çıkarak üniversiteler, kültür merkezi, tekno park, katlı otoparklar vs. şeklinde dev projeleri kitapçıklara sıralayarak şans istemişti. Ne şanslı birisi ki, iki dönemdir boş vaatlerle belediye başkanı seçilebiliyor. Mesela ben kendisine hiç oy vermedim ama verenlere özellikle sorarım, “Yahu neden Özcan Bey’e oy veriyorsunuz” diye?
“İyi satıcı” yanıtını alıyorum. “Satıcı derken?” diyorum? Kendini iyi satıyor diyorlar. ‘Bana bir şans daha verin bu sefer halledeceğim’ diyerek işi bitirmesini iyi beceriyor diyorlar. İşte buna sebep, seçildiği 2009’dan beri ilçenin vizyonuna kattığı tüm değerlerin yanına şimdi yenilerini yani ‘boş vaatlerini’ koyarak tekrar niyetini erkenden duyurmuş oldu. Ama ‘iki dönemden sonrası haramdır’ diyordu ne olacak?
***
Ya kardeşim dönemin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’dan sonra koltuğa oturan Kemal Kılıçdaroğlu, ‘ben aday değilim’ demedi mi? Dedi.
Ertesi gün çıktı ‘ben adayım’ demedi mi? Dedi.
Sonra koltuğa oturdu mu? Oturdu.
Şimdi de Genel Başkanlığa aday olan Muharrem İnce, ‘Genel başkanın karşısına asla aday olmam. Ben vefalı bir insanım’ demiyor muydu? Diyordu.
Şimdilerde verdiği mücadeleyi hayretler içerisinde seyrediyor ve takip etmiyor muyuz?
Yani anlayacağınız, CHP’de yalan ve riya yukarıdan başlıyor.
Şimdi Özcan Bey’in iki dönem kuralına pek takılmayalım.
Şöyle özetleyelim, “Haram helal ver Allah’ım, garip kulun yer Allah’ım.”
***
Seymen Kokuyor!
İlçemiz Seymen Mahallesinde bulunan Atık Bertaraf Tesisi, o bölgede yaşayan tüm sakinleri çileden çıkardı. Yayında ve yapımında emeği geçenlerin sürekli kulaklarının çınlatıldığı tesisin etrafa yaydığı pis koku, şehir merkezine kadar ulaşmaya başlamış. Tesis yaklaşık 3 yıldır o bölgede faaliyet gösteriyor. İstanbul’un Avrupa yakasından toplanan tüm evsel atıklar oraya getiriliyor. Şöyle ki, aslında bu tesisin ilçemize gelmesi biraz piyango oldu. Normalde Arnavutköy taraflarında yapılması öngörülen bu projenin, sonradan ilçemize kaydırılması 3. Havalimanı projesinin de aynı yerde onaylanmasından kaynaklıdır. Uçakların iniş ve kalkışları sırasında etrafta kuş ya da benzeri kanatlı hayvanların yaşatacağı tehlikeden dolayı proje Silivri’ye kaydırıldı. Bu bölgede Fizibilite çalışmaları neye göre onaylandı bilemiyorum ama başından beri yanlış olduğunu düşündüğüm bir projedir. Bakınız aynı tesisten İstanbul Şile’de de bulunuyor. Orada yaşayan halktan koku ya herhangi bir rahatsızlık duyulan şikayet yok. Neden? En yakın yerleşim yerine 30 Km uzaklıkta ve ormanın içerisinde bir yerde. Haliyle ne kokusunu duyan ne de varlığını hisseden herhangi birileri var. Buradaki öyle mi?
Neyse konuyu dağıtmadan diyeceğim, koskoca tesisi başka bir yere götürmeyeceklerine göre en azından koku sorununa çözüm bulmak lazım. Malum mağdur edebiyatını iyi oynayan yerel bir idarecimizin olduğu Silivri’de, el âleme malzeme vermemek lazım…
AK Parti Silivri İlçe Başkanı Mutlu Bozoğlu’nun gelen şikayetlerin ardından yetkililere ciddi bir baskısı oldu. Bozoğlu’nun bazı hassasiyetleri var. Özellikle köylü, çiftçi ve tarımla uğraşanların yakınında durmayı çok seviyor. Dilek ve temennilerinin yanında sitemlerine asla kayıtsız kalmıyor. Birileri bu konuyu farklı şekillerde gündeme getirmeye çalışsa da Mutlu Bozoğlu’nun uzun süredir yetkililerle bu sorunu çözme gayreti olduğunu biliyorum. Belki bugünlerde yeni gündeme gelmiş olabilir ama oluşan kokunun önüne geçmek için yaklaşık 80 Milyon(Trilyon) yatırım yapılarak 3 ayrı yere koku bariyer hattı kuruluyor. Seymen ve Büyükkılıçlı arasında yapılacak olan bu bariyer hattı bittiğinde tamamen olmasa da ciddi bir rahatlama olacak. Zaten bu koku işi yüzde yüz bitirilemez. Şartlar zorlanırsa minimize edilebilir. Hep birlikte göreceğiz…





