AK Parti İstanbul İl Başkanı Sn. Abdullah Özdemir, geçen hafta yani 29 Temmuz 2025 Salı günü Silivri’ye geldi. Balıkçı esnafı, vatandaşlar ve teşkilat mensuplarıyla buluştu.
Özdemir, Silivri’yi uzaktan değil; tam tersi, çok yakından tanıyan bir isim. Kariyerinde Silivri’den görevli olduğu yöneticilik dönemleri var. Siyasette de diyalogları ve ilişkileri, mütevazılığı ve samimiyetiyle meşhur.
Ayrıca Bağcılar Belediye Başkanlığı’nı da son genel seçimlere göre 3.7 puan artırarak kazanma başarısı gösteren çalışkan bir belediye başkanı.
Hal böyle olunca Sayın Özdemir, il başkanlığı görevine geldiği Şubat ayından beri çok farklı bir strateji izliyor. Doğal, samimi, güler yüzlü, dinleyen, sohbet eden, sorunlarla ilgilenen bir duruş sergiliyor.
Ben bu duruşa inanıyorum inanmasına da, acaba siyaseten mi böyle diye bir nevi test edecek hamle yaptım.
Mesleğimizin cilvesi diyelim…
Silivri’de iş insanı olarak bilinen ve de AK Parti ile anılan, geçmişte vekil aday adaylığı yapan, aile ferdinin de gençlik kollarında olduğu bir isim var: İmran Pehlivan.
Kendisinin sahibi olduğu bir aile şirketi var. Beton santralleri, kum ocakları ve inşaat yapı projelerinde faaliyet gösteriyor. Silivri’de bir konut projesi yapmışlar yapmasına ama ev alan insanların memnuniyetsizlikleri var. Olabilir, doğaldır; eksik olur, hata olur, düzelir. En azından ticarette olan şeyler diye normal karşılanır.
Ancak İmran Bey, bu şikayetleri kulak arkası etmiş olmalı ki site sakinleri isyan edecek hale gelmişler.
Düşünün…
Evdeki sıcak suyun akmaması, çatının su kaçırması, bazı dairelerin nem yapması, elektrik ve doğalgazın yüksek tarifeden ödenmesi, sosyal tesislerin tam olarak kullanılamaması, bazı inşaat alanlarının yarım kalması, asansörlerin bozulması, otoparka akan sular, park çizgilerinin olmaması ve daha birçok irili ufaklı sorun yaşanıyor.
Vatandaş mağdur, vatandaş dertli, vatandaş çare arıyor.
Kanunen de ahlaken de bu işin sorumlusu müteahhit. Ancak şikayetlere çözüm üretilmiyor.
Site sakinleri toplanmış, bana geldiler.
Haber yaptım, sesleri oldum.
Oldum olmasına da İmran Bey bu sesi duyup, “Çözeceğiz” diyerek açıklama yapması veya güven vermesi gereken yerde dolaylı tehditler gönderdi.
Bir aracıyla yaptığı konuşmasında:
“Benimle uğraşmasın.”
“20 tane yeğenim var.”
“Bu iş avukatla çözülecek iş değil.”
“Aklını başına alsın.”
“Neyine güveniyor?”
gibi cümleler, laflar edince, savcılığa suç duyurusunda bulunmak zorunda kaldım.
Mesleğimizde onlarca kez böyle durumla karşı karşıya kaldık, devletimize, adaletimize ve Silivri halkının vicdanına sığındık. Yine öyle yapıyoruz.
İşte özetle belirttiğim bu süreci, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir’e anlattım.
Sayın Özdemir’e özellikle şu hususu dikkat çektim:
Vatandaşı mağdur eden kişinin AK Parti ile anılması.
Site sakinleri, “Bizi kimse umursamıyor, verilen sözler tutulmuyor.” diyor. Yani ortada bir güven problemi de var.
Şimdi sormazlar mı:
“Bu kişi AK Parti’yi kendisine koruma kalkanı mı yapıyor?”
“AK Parti’nin gücüyle mi hareket ediyor?”
Çünkü “Ben AK Partiliyim, bana bir şey olmaz” anlamı çıkabilecek tavırlar takınıyor.
Toplumda belli bir kesimde böyle bir algı var. Doğal olarak, kendisini siyaseten dokunulmaz gören insanlar, hangi partide olursa olsun, o partiye zarar verirler.
Sayın İl Başkanı Özdemir beni dinledi…
Hem de gözlerimin içine baka baka dinledi.
Ben o samimiyeti de sıcaklığı da hissettim ve gördüm.
Hemen ilgili bir il başkan yardımcısına talimat verdi.
İşte budur…
Ben Abdullah Özdemir’i gazeteci Ahmet olarak iyi bilirdim,
vatandaş Ahmet olarak da iyi biliyorum artık!
Sağ olsun, var olsun…
Sayın Abdullah Özdemir ile yüz yüz yaptığım görüşmenin videosu





