Silivri Belediyesi’nin Ekim ayı meclis toplantısının 3.oturumu yapıldı. Bu kez gündem “bütçe görüşmeleri” üzerine oldu. Yani Bora Başkan ve ekibinin 2026 yılında hedeflediği projeleri yaparken, gider ve gelir toplamını açıkladı. 5 milyar 549 milyon TL, Silivri Belediyesi’nin bütçesi oldu. Bu para hem Silivrililerden hem de Bora Başkanın öngörüsüyle oluşacak kaynaklardan elde edilecek. Rakamlardan çok fazla anlayan biri değilim. Silivri halkının da çok anlayacağını zannetmiyorum. Zaten geçmişte o sandalyelerde oturup rakamlardan çok anlayanlar olduğunu da düşünmüyorum. Şimdi kalkıp bana ev ve işyeri hesabı yapmayınız. “Bir ev ya da işletmenin gelirleri giderlerini karşılamıyorsa her gün zarar eder.”
Bu mantıkla bile saatlerce, sabahlarca, konuşulur. Bence Türkiye’yi yönetmenin, Silivri’yi yönetmenin kendi evini ve işini yönetmenin meziyetleri farklı.
Bu açıdan yerel ve genel siyaset, insan beklentilerinin fark edilip karşılanmasıdır bana göre.
Meclis salonunda iktidar ve yerel siyaset temsilcileri yapmaları gereken görevlerini yapıyorlar. Bu onlar için müthiş bir fırsat. AK Parti Sözcüsü Salim Çavdar, milletin verdiği sorumluluğun farkında olarak çok ciddi çalışmış ve hazırlıklar yaparak Belediye Başkanını eleştirdi.
Eleştirilerini yaparken “yahu bu kadar mı olur” diye içimden geçirdim. Çünkü belediye başkanının sosyal medyadaki paylaşımları veya açıkladığı projeler, muhalefetin radarına mutlaka takılır. Hele ki böyle bütçe ve faaliyet raporu toplantılarında gözden çok kaçmaz. Belediye başkanı Bora Balcıoğlu, yaptıklarını sıralıyor ama “olmayan bir projenin olmuş gibi” lanse edildiğini Salim Çavdar yalanlıyor. Şimdi burada başkanın ve ekibinin daha dikkatli olması gerektiği anlaşılıyor. Bir kelime, bir görsel, bir söylem nerelere gidiyor görüyoruz.
MHP Sözcüsü Sultan Aşkın bildik tarzında değişiklik gösteremese de eleştiri görevini yerine getirdi. AK Parti Grup Başkanvekili Celalettin Yazıcı, toparlayan üslup ve yol gösteren bir duruş sergiledi bu mecliste. Zaten Celalettin bey, teknik anlamdaki açıklamalarıyla Silivri’nin geleceğine dair siyaset söylemleriyle dikkatleri üzerine çekmeyi başarabiliyor.
CHP Sözcüsü Önder Çolak, yerel iktidar temsilcisi olarak Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu’na yönelik kararlı destek vurgularını ifade etti. Zaten olması gereken buydu. CHP ilçe yönetiminin, hangi şart ve ortamda olursa olsun, AK Parti ve MHP gibi güçlü siyasi muhalefet karşısında “sahiplenmek” anlayışından başka bir durumu yoktur.
Bora Balcıoğlu, artık tüm eleştirilere rahatlıkla cevap verebilen bir görüntü sergiliyor. 2026 yılında daha kendinden emin ve her şeye hakim bir Balcıoğlu karşımıza çıkacağı kesin. Yani eleştiri ne olursa olsun son derece rahat tavırlar içerisinde. Kendisine bir rota çizmiş, bir hedef koymuş, o hedefe doğru ilerlerken “kimden ne gelirse gelsin beni durduramaz, kızdıramaz, yolumdan döndüremez” diyor adeta. Belki de, konuşmasında dikkatimi çeken “2026 yılını hazırlık ve projelendirme yılı olarak kurguladık. 2027 ve 2028 yıllarında ise yatırımlarımızı planlıyoruz” söyleminden olsa gerek.
Balcıoğlu, “ben hizmet yapsam da eleştirecekler yapmasam da eleştirecekler” diye düşünüyor. Haklı olarak hedeflediği projeleri seçim dönemine kadar (2029) yayarken eleştiri oklarının ne kadarını göğüsleyebilir kendisini hesabını yapmıştır.
Meclisin son bölümüne girildiğinde herkesin yüzü gülüyordu. Bu ayrıntının altını çizmek istiyorum. Muhalefet ve iktidar temsilcilerinin Silivri’ye yakışan manzarası böyle olmalı. “Kürsülerden mikrofonlardan atışırız ama en sonunda hoşgörü altında buluşuruz” anlamı taşıyordu.





