Geçen gün sevdiğim bir büyüğüm; "Ahmet, Bora Başkan AK Parti’ye geliyormuş” dedi. Bora Başkandan kastı, Silivri Belediye Başkan Yardımcısı CHP’li Bora Balcıoğlu...
Valla Belediye Başkanı Özcan Işıklar içinde yıllardır geldi gelecek şeklinde bir sürü dedikodular ortalıkta geziyor. Özcan Bey için bir şey söyleyemem ama Bora Balcıoğlu konusunda her zaman savunduğum bir vaziyet var. Yanlış yerde siyaset yapıyor.
Hakikaten ilçede çok sevilen ve sempatik bir karizması var Balcıoğlu’nun. Şöyle ki 2009 yerel seçimlerine kadar MHP’li, daha sonra CHP’li olarak siyasete devam etmesi bile kimliğinden hiçbir şey kaybettirmedi. İki dönemdir belediyeyi elinde bulunduran CHP’nin, aktif siyaseti içerisinde leke almamış belki de birkaç isimlerinden birisi olduğunu da özellikle belirmemiz lazım. 2019 yerel seçimlerinde mevcut Belediye Başkanı Özcan Işıklar’ın karşısına kendi meclisinden en güçlü rakibi olarak gösterilmesi de sadece ‘leke almamış’ olması değildir. Toplumda ciddi bir karşılığının olması da büyük etkendir. AK Parti’ye geçecek mi konusunda kim ne der bilemiyorum ama halen şu tezim geçerlidir. Bora Balcıoğlu yanlış yerde siyaset yapıyor.
***
Bakınız çok önemli başka bir konuyu da beraberinde getirdi bu yazımın devamı... Silivri’nin en büyük sorunları arasında ‘siyasetçi yetiştiremiyoruz’ var. Biraz filizlenenince kafası kopartılıyor. Neden? Kişiye göre sistemin devam ettirilmesi, saltanatın sürdürülebilmesi için. Ben bu anlayışı yıllardır kınadım ve kınamaya da devam edeceğim. Bu sadece CHP için geçerli bir konu değil. AK Parti’nin de, MHP’nin de, diğer partilerinde büyük bir sorunu haline dönüşmüştür. Siyaset yerelde başlar derken, genele yayacağımız isimleri kısıtlama konusunda çok daha gayretli anlayışımız var. Bundan kurtulmamız lazım.
İTTİFAK
Yerel Seçimlerde AK Parti ile MHP arasında anlaşmaya varılan ittifak konusunda henüz bir yol haritası belirlenmedi. Bunun için Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin bir araya gelmesi bekleniyor. Zannediyorum bu görüşmede bu hafta içerisinde gerçekleşecek. Ben bu ittifak konusunu 24 Haziran seçimlerinde de bir kaç kez dile getirmiş, yukarıda liderlerin sergilediği cesareti, aşağıda sağlıklı şekilde yürüten bir anlayış olmadığını savunmuştum. Zannediyorum yerel seçimlerde de bu yazımı yine tekrar edeceğim. Haziran seçimlerinden sonra ‘öküz öldü ortaklık bitti’ durumu net bir şekilde ortadadır. Yüzeysel siyaseti, güncel konuları tartışarak gündeme getirmek çok kolaydır. Ama asıl mevzunun derin siyaset anlayışından geçtiğini kabullenmekte en etkili silahtır. Rakiplerini er meydanında alaşağı etmek için bilek gücünün yeterli olmadığını bilmek, gerektiğinde zayıf noktalarına hafifçe temasta bulunmanın da doğal olduğunu akıl edebilmektir kazanmanın diğer bir adı. AK Parti için söylüyorum. Silivri’de seçim kazanmanın yolu sadece tabandaki oyları almak değil, her kesimden teveccüh almanın peşine düşmesi birinci önceliği olmalıdır. Artık öyle bir döneme girildi ki, diğer rakiplerini de kontrol altında tutabiliyorsan güçlüsün. Zafiyet gösterilecek zaman değildir. Bunun için "İttifak" neyi gerektiriyor ise yapmak, yaparken de derin siyaseti öncelik kabul etmek şarttır.
Tutamadığın el senin değildir. Bilmem anlatabildim mi?





