CHP’de malumun ilanı diyebileceğimiz adaylık sancısı nihayet gerçekleşti. Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, Silivri adayı olarak mevcut Başkan Özcan Işıklar ile yola devam dedi.
Şahsen beklediğim bu karar beni pek şaşırtmadı ama farklı temenniler içerisindeki olan kısmi cenahın moralini ciddi şekilde bozdu. Bunları gayet normal karşılamakla beraber, her doğumun sancılı olduğu gerçeğini de kenara eklemek gerekiyor diye düşünüyorum. Yerel de belediyeyi elinde bulunduran CHP’nin tüm imkanlarına sahip olmak, o partideki herkesin hakkıdır. Kaldı ki aday adayı olan 6 isimde farklı düşünmüyordur değil mi?
Bakınız sürecin başından itibaren AK Parti’yi eleştirerek “kriz var” naraları atanlar, iş kendilerine geldiğinde krizin dibini yaşadıklarına hepimiz şahit olduk.
Cumhurbaşkanı Erdoğan için “diktatör” yakıştırması yapanların, bugün kendi parti başkanları olan Kılıçdaroğlu’na ağız dolusu küfürleri reva görmeleri, demokrasinin neresi ile bağdaşıyor?
Ortada tezat bir durum yok mu?
Hâlbuki AK Parti’de muazzam işleyen bir sistem var. Lider ne derse istisnasız ve tartışmasız kabul edilir. Bunun adı da kısaca sadakat ya da biat şeklinde yorumlanır. Beni yanlış anlamayın, amacım Özcan Işıklar’ı savunmak değil de Silivri’de 10 yıldır yani 2 dönem seçimi kazanmış bir adama böylesine tepki göstermek niye?
Üstelik bunu yapanlar da hayatları boyunca bu ilçede CHP’nin sembolleşmiş isimleri yani… 2014’te de aynı senaryolar ortaya çıkmış ve tüm parti içi muhalefete rağmen Özcan Bey aday olmuş, seçimi kazanmıştı. Şimdi kazanabilir mi?
Kimse kaybetmek için yarışa girmiyor zaten. Elbette bu yarıştan birileri kazanarak, birileri de kaybetmiş şekilde ayrılacak! İşin tabiatında bu var. Ama sorunun temelinde sadece bunun olmadığını bal gibi biliyoruz zaten. Hani derler ya “Şapkası dar gelen, başım büyük sanırmış…”
İşin özeti bu işte!
Varsayalım aday Bora Balcıoğlu olmuş olsa idi sonuç ne olacaktı? Ya da aday Selami Değirmenci olsaydı iş çantada keklik miydi?
Sevgili meslektaşım Cem Güner’in de açık ara bu senfonide rol aldığını gördüğüm için, arada kendine takılırım ve derim ki: “Özcan Bey sende saplantı olmuş hocam!”
Oda açık yüreklilikle bana nedenlerini bir bir sıralar ve ben de her zamanki dinlerim. Ama benim bu konu ile alakalı düşündüğüm asıl gerçeği değiştiremez…
Biliyorum bu yazıyı okuduğunuzda yan yatırdığım bazı fikirleriniz olacak ama inanın gün içerisinde öylesine hızlı cereyan eden olaylara şahit oldum ki, yazdığım en hızlı yazı ödülünü bile alabilirim. Velhasıl CHP’nin Silivri Belediye Başkan Adayı Özcan Işıklar oldu.
Rakibi olan Cumhur İttifakı Adayı Volkan Yılmaz ile son 53 gün içerisinde nasıl bir rekabet yaşayacak göreceğiz. Benim temennim seviyeli ve saygı çerçevesinde yaşanacak seçim sürecinin merkezimizde olmasıdır.
Yeteri kadar gerginliği olan vatandaşı, bir de ideolojik bulantılarla baskı altına almamakta fayda var. Projeler konuşmalı, vaatler tartışılmalı ama asla kavga ortamının oluşmasına müsaade edilmemelidir. Bu önemli ilkeye dikkat edildiği taktirde, kimse üzülmeden hayırlısı ne ise onu yaşamak olsun gayretimiz.
Tekrar Cumhur İttifakı Belediye Başkan Adayı Volkan Yılmaz ve CHP Belediye Başkan Adayı Özcan Işıklar’a başarılar diliyorum.
Bu akşam saatlerinde ise 9 Şubat Cumartesi Günü Saat 20.00’de CHP’nin aday adaylarından eski Belediye Başkanı Selami Değirmenci’nin Ünsal Düğün Salonu'nda bir program tertip edeceği bilgisi paylaşıldı.
Diğer aday adaylarından olan Bora Balcıoğlu, Özgün Deniz, Abdullah Yıldırım, Mümün Koçoğlu bu oluşumun neresinde bilinmez ama zannediyorum 'Sol’da oylar bölünecek…



