Silivri Belediyesi ve Ahenk Sanat tarafından düzenlenen “Kentin Şahitleri” adlı söyleşi programına katıldım. Programın konuğu, Silivri siyasetinin duayen isimlerinden Metin Karakaş’tı.
Karakaş’ın siyasi kimliği bir kenara bırakıldığında, Silivri’de yüzlerce, belki de binlerce insanın gönlüne dokunmuş bir isim olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu, sadece siyasi ikbal ya da beklentiyle yapılabilecek bir durum değildir; bu, onun karakteriyle ilgilidir. Ermiş ailesi olarak düğünlerimizde, cenazelerimizde, acılı ve mutlu günlerimizde Metin Karakaş’ı hep yanımızda görmüşüzdür. Üstelik kendisine mesleki anlamda en sert eleştirileri yaptığımız dönemlerde bile bu durum değişmemiştir. Kendi adımıza verdiğimiz bu örneğin, Silivri’de yüzlerce kişi tarafından da tasdik edileceğinden adım gibi eminim.
Bu sebeple, Metin Karakaş’ın anlatacağı çok güzel ve çok önemli şeyler olduğunu düşünerek söyleşi programını özellikle takip ettim.
Altını çizerek belirtmeliyim ki; geçmişte belediye başkanlığı yapmış olan CHP’li Selami Değirmenci, AK Parti’li Hüseyin Turan, CHP’li Özcan Işıklar salondaydı. Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu’nu temsilen Başkan Yardımcısı Tan Kıroğlu da programa katılmıştı. CHP Silivri Belediyesi Grup Sözcüsü Önder Çolak, CHP Meclis Üyesi Fatih Çepni ve AK Parti İstanbul 3. Bölge Teşkilat Başkanı Rıfat Kutlu da katılımcılar arasındaydı.
Davetin Silivri Belediyesi ve Ahenk Sanat tarafından yapılmış olmasından mı kaynaklandı bilmiyorum; ancak AK Parti Silivri İlçe Başkanı Sami Barlas, AK Parti Meclis Üyeleri, MHP İlçe Başkanı Hakan Bakmaz ve MHP Meclis Üyeleri salonda yoktu. Yani mevcut AK Parti ve MHP ilçe yönetimlerinden temsilci göremedim. (Özellikle AK Partililerin, aynı saatlerde Gümüşyaka’daki parti ofisi açılışında olduklarını da belirtmek gerekir.)
Programa ilgi oldukça yoğundu. Kamil Bilici’nin moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşide Metin Karakaş, çocukken Silivri’ye gelişinden bugüne kadar olan siyasi süreci son derece kibar, mütevazı ve objektif bir dille anlattı.
Yaklaşık bir buçuk saat boyunca Silivri’nin son 40 yılda yaşadığı siyasi atmosferi aktarmaya çalıştı. Anlatımındaki heyecan dikkat çekiciydi; bilgisi, donanımı ve Silivri’ye olan sevgisi hem gözlerinden hem de sözlerinden açıkça anlaşılıyordu.
Fazilet Partisi ile başlayan siyasi yolculuğunda, Silivri’nin “altın çağı” olarak anılan 2004–2009 döneminde, Hüseyin Turan ile birlikte muhteşem bir ikili oluşturdular. Silivri Belediye Başkan Yardımcılığı, AK Parti Silivri İlçe Başkanlığı, AK Parti İl Başkan Yardımcılığı, İBB Meclis Üyeliği, İmar Komisyonu Başkan Vekilliği ve Dünya Belediyeler Birliği Yönetim Kurulu Üyeliği gibi son derece kapsamlı görevlerde bulundu.
Gelecek Partisi ile yaşadığı kısa süreli siyasi serüvenin ardından, merhum İBB Başkanı Kadir Topbaş’ın vefatından sonra (kendi ifadesiyle) siyasi hayatını noktaladı ve geçtiğimiz aylarda AK Parti’ye, yani yuvasına yeniden katıldı. Kongre salonunda Metin Karakaş ismi zikredildiğinde yükselen alkışı bir kez daha hatırladım.
Bazı siyasetçiler zamanla yok olup gider, bazıları ise reklam üstüne reklam yapsa bile bir anda söner. Ancak Metin Karakaş, hiç beklenmedik bir şekilde unutulmadı.
Programın sonunda mikrofon konuklara uzatıldı. Hüseyin Turan, Yavuz Kaynarca, Rıfat Kutlu ve Can Dağaşan söz aldı. Herkes Karakaş’ın çalışkanlığından ve yardımseverliğinden bahsetti. Örneğin Yavuz Kaynarca, “Tarla olan, dümdüz bakir bir şehri baştan sona imar edip güzel bir şehir haline getirebilir” diyerek onun uzmanlığına vurgu yaptı. Genel olarak “her şey kader, kısmet” mesajı verildi. Rıfat Kutlu ise Karakaş’ın hâlâ genç olduğunu belirterek, “Neyin ne zaman yaşanacağı belli olmaz” dedi. Bunun üzerine Metin başkan hemen söz alarak, “Yanlış anlaşılmasın, siyaseti noktaladık” açıklamasında bulundu.
Şimdi gelelim asıl konuşmamız gereken meseleye.
Lafı fazla evirip çevirmeye gerek yok. Bu tamamen benim şahsi fikrimdir; kimse kusura bakmasın. Metin Karakaş, Silivri’nin bir efsanesidir. Kendisi siyaseti bıraktığını söylüyor ve uzun süredir aktif bir siyasi görevi yok. Eğer mesele koltuk olsaydı, Sayın Karakaş bunu çok rahat bir şekilde bulabilir ve değerlendirebilirdi. Geçmişte kendisine birçok teklif yapıldığını ve bunları kabul etmediğini biliyorum. Bu karara elbette saygı duymak gerekir.
Ancak siyasetin içinde, aktif olmasa bile güçlü bir şekilde varlığını sürdürmelidir. Ne mi olmalı? Eğer AK Parti Silivri’de seçim kazanmak istiyorsa ve MHP ortaklığında Cumhur İttifakı’nın 2029’da bir galibiyet hedefi varsa, Metin Karakaş’a ciddi sorumluluklar yüklemelidir.
Karakaş faktörü, AK Parti’ye Silivri’de seçim kazandırabilecek birkaç isimden biridir.
Bilmem anlatabildim mi?




