Ortaköy – Kavaklı – Selimpaşa’nın TEM otoyolu kuzeyi 1/1000’lik imar planları İBB’de onaylandı ve askıya çıktı.
İBB nasıl onayladı?
Önce Silivri Meclisinde görüşüldü ve İBB onayına sunuldu.
Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu, İBB onayından sonra vatandaşı bilgilendirmek için Ortaköy’de bir toplantı yaptı. Askı süreçlerinde, genelde planlardan memnun olmayan mülkiyet sahipleri itiraz ederler ve bu itirazlar tekrar İBB’ye gönderilir.
Toplantıdaki görüşmeleri gazeteci arkadaşların yayınlarından takip ettim. Birkaç dikkatimi çeken söylemleri not aldım.
Bora Başkan’ın o söylemlerine geçmeden önce, kendisinin ne zor şartlar altında belediye başkanlığı yaptığını daha iki gün önce anlatmaya çalıştım. Daha önceden de, bazen haksızlığa uğradığını düşündüğüm konularla ilgili bu satırlarda kendisinden olumlu bahsetmişliğim birçok kez var. Ben demiyorum ki, yaşadığı her olay veya yaptığı her çalışma dosdoğrudur.
Mesela Ortaköy kahve toplantısında şöyle bir laf ediyor:
“Geçmişte yapılmış bir hata var ve ben o hatayı düzeltmek için buradayım. Kibirle, egoyla tepeden bakan anlayış artık bitti. Belediyede bundan sonra sizin dediğiniz olacak. Yüzde 90 itiraz var. Halka karşı plan olmaz.
Vatandaşın mağduriyetinin giderilmesi için buradayız. Giderim İBB’nin kapısına kendimi kilitlerim, bu planı yine de yaptırmam! Hiçbir Allah’ın kulu da karşıma geçemez.”
Bu ne şimdi Allah aşkına?
Çok iddialı, çok havalı eyvallah ama ben bu sözleri tam da kahve toplantısının ortamına uygun popülist bir söylem olarak görüyorum.
Mesela her sorun karşısında kendisine çıkış yolu olarak “eski dönem” kartını ortaya koymak zorunda mı? Daha nereye kadar gidilecek böyle? İnsanlar bir yerden sonra bu söylemi bir bahane olarak iyice kanıksayacak ve Bora Başkan ileriki dönemlerde daha zor durumda kalacak gibime geliyor.
Kaldı ki internette yer alan bilgilerde, bu planların Volkan Yılmaz dönemi değil, Bora Balcıoğlu döneminde İBB’ye onaylatıldığı açıkça görülüyor. O zaman neden eski dönem, önceki dönem, geçmiş dönem diye iddia ediliyor? İşte burada da “siyaset devşirme” devreye girdiği anlaşılıyor.
İmar planı gibi konular teknik detaylar ve teknik bilgi isteyen süreçler olduğu için ben de işi uzmanlarına sordum.
Şöyle bir cevap aldım:
“1/1000’lik planlardan önce 1/5000’lik planlar yapılır ve onaylanır. Yani bu planlar ana hatları çizer. Hangi bölgenin konut, hangi bölgenin sanayi veya yeşil alan olacağını belirler. İBB, 5000’lik planları yapar.
1/1000 plan ise sokaktaki kaldırımın genişliğinden, bir evin kaç kat olacağına, bahçe mesafesine kadar her detayı netleştirir. Onu da ilçe belediyesi yapar. İnşaat ruhsatı da bu plana göre verilir.”
“İBB’nin kapısına kendimi kilitlerim” gibi söylemleri sizin ağzınızdan duymak hiç mi hiç yakışmıyor. Planları Silivri meclisi yapıyor, İBB’ye gidiyor. Yanlış anlamayın lütfen. Tamam teknik konu, herkes mantığını kavrayamaya bilir, ama bu planlar da uzaylılar tarafından yapılmıyor heralde!
Vatandaş bu itirazlarda çok haklı ama bu itirazların geleceğini de sizler önceden hesap ediyor olmalıydınız.
Hep diyorsunuz ya “Ayet değil değiştiriz ne olacak” diye. Kendinizi zincirleme fikrinden çok, eğer atı alan Üsküdar’ı geçmediyse, çocuk doğmuş sadece adı konması kalmadıysa, kendi yerlerine sanayi, konut-ticari alan piyangosu vuran Allah’ın sevgili kulu kişi/kişilerin (!) sevinçleri kursaklarında kaladursun, bu planları değiştiriniz.
Silivri Belediye Meclis Üyeleri Ortaköy’den yükselen sesleri duymalı. Bugün de Kavaklı’da benzer bir manzara yaşanması muhtemeldir.
Bora Başkanın söyleminden yola çıkarak sormak istiyorum: Yüzde 90 itiraz gelen ve Ortaköy’ü hiç tanımayanlar mı yaptı bu planları?
Gerçekten uzaylıların varlığına inanacağım…
Silivri Belediye Meclisi ne iş yapıyor ben anlamadım gitti?
5000’lik planların düzeltmelerinde kendini zincirleme gereği duymuyorsanız, 1000’liklerde nasıl oluyor da yüzde 90 itiraz geliyor arkadaşlar?
Kameralarda gördüm. Vatandaş çok öfkeli. Vatandaşın gözünde, “aldığınız oylar haram olsun” diye beddualarla karşı karşıya kalmanız an meselesi. Sormadan edemiyorum, acaba bu tepki bilinçli bir şekilde Volkan Yılmaz’a mı mal edilmek isteniyor?
Planların iptal edilmesi de kısa vadede bir çözüm yolu değil. İnşaat yok, çivi çakamaz kimse. Altyapı gelmez, okul yapılmaz, sağlık ocağı yapılmaz, yapılmaz oğlu yapılmaz. Vatandaş kendi ihtiyacını karşılama yoluna giderse kaçak yapıların peşinde koşar belediye.
Son olarak “belediyeye para lazım” iken, plansızlık vaat etmek, altın tepsiyi heba etmektir.
Bu da dip not olarak kayda geçsin…






