Silivri Birleşik Esnaf ve Sanatkârlar Odası’nın başkanlık seçimine sayılı günler kaldı. 18 Ocak 2026 tarihinde yapılacak.
Yani yaklaşık 45 gün sonra Silivri esnafı yeni bir tercihte bulunacak. Oda seçimlerinin eski tadı kalmadı bu bir gerçek ama önemli bir kurum olduğunu söylemeliyim. Bu yüzden ilçe kamuoyunda bir kesim yakından ilgileniyor.
Şuanda üç aday var:
Mevcut başkan Nuray Koçer, Mehmet Noyan Öpçin ve Ferhat Çetin.
Elbette süreç ilerledikçe yeni isimler de çıkabilir.
Fakat bu seçimi aday sayısı belirlemeyecek; Silivri esnafının beklentileri, biriken sorunları ve değişim isteği belirleyecek.
Silivri’de odaya kayıtlı 4 bin civarı esnaf bulunuyor.
Bu rakam bazılarına göre ciddi bir potansiyel gibi görünebilir.
Ama sahadaki karşılığı başka…
Sokakta dolaştığınızda, dükkânlara uğradığınızda, iş yapmaya çalışan insanların yüzündeki yorgunluğu gördüğünüzde fark ediyorsunuz.
Odaya kayıtlı olmayan ama Silivri ekonomisinin sırtını dayadığı kocaman bir kitle var.
Soruyorum o zaman:
Oda bu insanlara neden ulaşamıyor?
Neden kayıt dışı kalmayı tercih ediyorlar?
Odaya kayıt olmak esnafa ne kazandırıyor ki insanlar gelsin?
Bu soruların cevabı, aslında yıllardır anlatmak istediğim bir duruma işaret ediyor:
Silivri’de odanın sahadaki etkisi zayıf.
Bugün esnaflığın ruhunu taşıyan insanlar hâlâ var. Ama ahilik kültürü dediğimiz, dayanışmayı, dürüstlük ilkesini, meslek ahlakını yaşatan o büyük geleneğin gölgesi giderek küçülüyor. Oda dediğimiz kurum sadece seçim zamanı hatırlanan bir tabeladan ibaret olmamalı.
Doğru soru şu:
Esnafın sesi kim?
Kim dertleri dinliyor, kim çözüm üretmeye çalışıyor, kim sahaya iniyor?
Bazen en çok konuşan değil, en çok dinleyen kazanır. Ama Silivri’de uzun zamandır kimse kimseyi duymuyor gibi.
Mevcut başkan Nuray Koçer tam 12 yıldır görevde.
Bu süre bir kurum için kısa değildir; aksine, bir dönemi ve bir zihniyeti temsil eder.
O zaman sormadan geçemeyiz:
12 yılda Silivri esnafı için hangi önemli proje hayata geçirildi?
Esnafın kriz dönemlerindeki en büyük destekleri ne oldu?
Eğitim, dijitalleşme, teşvik, hukuki destek, toplumsal dayanışma…
Bu başlıklardan hangisinde bir iz bıraktık?
Eğer bugün Silivri’de “Esnaf Odası ne iş yapar?” sorusu hala ciddi şekilde soruluyorsa, bazı şeyler eksik gidiyor demektir. Yavaşlayan, yıpranan, durağanlaşan, belki de yorgunlaşan bedenlerdendir. Ve yorulan koltuklar yenilenmek ister.
Bu seçimde iki yeni isim yarışta:
Ferhat Çetin…
Silivri’nin içinden yetişmiş, gençliğinden itibaren esnaf kültürünün içinde olan, sahada karşılığı olan bir isim.
İnsanların tanıdığı, bildiği, kapısını çalınca cevap aldığı biri.
Enerjisi yüksek, “yenilik” diyen bir profil.
Mehmet Noyan Öpçin…
Daha teknik, daha kurumsal, odanın yapısal dönüşüme ihtiyaç duyduğunu savunan bir duruş sergiliyor. Sistemi değiştirmek, kurumsallaştırmak isteyen bir yaklaşımı var.
Seçimde bu iki ismin ana söylemi net:
“Değişim şart.”
Mevcut başkanın söylemi ise:
“Deneyim.”
Biri “Artık böyle gitmez” diyor, diğeri “Bugüne kadar yaptıklarım ortada” diyor.
Bu aslında bir tercih değil, bir yol ayrımı.
Bugün Silivri’de bir esnafın en temel derdi:
Artan maliyetler, kira baskısı, stok maliyetleri, personel bulamamak, rekabetin kontrolsüz hale gelmesi, denetimsizlik, aidat verdiği hâlde karşılığını alamamak...
Bu tablo değişmeden, kim gelirse gelsin kazanmış sayılmaz!
Oda artık sadece “olağan işleyişi sürdüren” bir kurum olmaktan çıkmalı; sahada nefes olan bir yapıya dönüşmeli.
Çözüm ne mi?
Kayıt dışını kayıt altına alacak teşvikler, mesleki eğitim programları, dijital ticaret eğitimleri, krizlerde esnafa destek paketleri, belediyeyle ortak yapılar, usta–çırak programlarının yeniden canlandırılması, esnafın sorunlarına 48 saat içinde yanıt verecek bir kriz masası...
Bunların hiçbiri hayal değil. Doğru yönetimle mümkün.
Silivri esnafı yıllardır konuşuyor, ama sesi çok duyulmuyor. Bu seçim belki de ilk kez bir fırsat doğuruyor:
Gerçek anlamda çözüm isteyenlerle, mevcut düzeni sürdürmek isteyenler karşı karşıya.
Peki bu kararı kim verecek?
Dükkanında sabahın köründe kepenk açan, akşam geç saate kadar ışığı söndürmeyen esnaf.
Ve şunu unutmayalım:
Silivri esnafı isterse değişim olur.
İstemezse, 12 yıl daha aynı soruları konuşuruz.




