Siyaset pazara indi, meydanlar hareketlendi.
Aradığımız manzaralar bunlar.
Kimi "racon kesiyor", kimi "meydan okuyor", kimi "çağrı yapıyor".
CHP Silivri İlçe Başkanı Doruk Bulut’un zaten standart bir ilçe başkanı çalışması içinde olmayacağını söylemiştik. Temposuyla siyasetin doruklarına, eleştiri bombardımanıyla da bulutlarına uçuracak milleti!
Pazartesi pazarına daldı, köşe bucak esnafla görüştü, vatandaşla sohbet etti. Umduğunu da buldu, sürprizlerle de karşılaştı! Ha bu arada, şu pazar ortamı o kadar riskli ki, "Dimyat’a pirince giderken, evdeki bulgurdan olmak" deyimi tam ne demek istediğimi anlatıyor.
Belediye başkanını eleştiren bir vatandaşın görüntüsü, Sevgili Cem Güner’in kamerasına yansımıştı çoktan! Bulut’un durumu kurtarma çabaları dikkat çekti. Türkiye’nin genel durumunu ifade ederken, hükümet temsilcilerini pazara davet etti! Açıkçası Doruk Bey’in siyasi jargonunda bu tarz hareketler var.
Hoşuma gitmiyor da değil.
Çok geçmeden ironili bir video düştü Sami Barlas’ın sayfasına. AK Parti İlçe Başkanı Barlas, bir pazarda vatandaşlarla görüşüyor, el sıkışıyordu. Sami Başkan da cesur isim. Korkmuyor, vallahi korkmuyor ve parti içi cesareti bir yana, meydanlardan da korkmuyor! "Sonunu düşünen kahraman olamaz" havası estiriyor.
Dolayısıyla kim kime pas attı, kim kime gol attı, pazar siyasetinden kime eksi yazdı, onu size bırakıyorum! Pazar siyaseti mi, siyaset pazarı mı? İkisi de isteyene farklı anlamlar sunar.
Yerel iktidar ve muhalefet ilçe başkanlarının hem ciddi hem tatlı rekabeti, hizmet siyasetini gösteriyor.
Pazar tezgahlarından, vatandaşın torbalarından, pahalılık ve zorlu hayat şartları fışkırıyor. Buna kimse itiraz edemez.
Yeter ki vatandaşın huzuruna çıkmaktan kimse korkmasın, vatandaşın derdiyle derlenen siyasetçilerin sayısı artsın ki çözüm bulunsun.






