Silivri Belediye Meclisi 2026 yılı 3. birleşiminde 2025 yılı faaliyet raporu görüşmesi yapıldı.
Yaklaşık 3,5 saat süren mecliste zaman zaman ses tonları yükseldi. Toplantının sonunda ise yine Silivri’ye yakışmayan bir manzara yaşandı. Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu, meclisi yöneten Gökhan Yonat, Cumhur İttifakı meclis üyeleri yani AK Parti grup başkan vekili Celalettin Yazıcı ve MHP grup başkan vekili Sultan Aşkın’a söz vermeyince gerginlik yaşandı ve Cumhur İttifakı grubu salonu terk etti.
Olayın buraya gelmeden önceki anları hatırlatmakta fayda var.
Meclis başlayınca Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu 2025 yılında ne yaptıklarını sunum eşliğinde meclis üyelerine anlattı. Geçmiş dönemlerden kalan sorunlardan kaynaklı zorluklardan, Türkiye’deki ekonomik krizlerden bahsetti ama buna rağmen hizmet yapmayı başardıklarını belirtti. 2026 yılının, çabalarının karşılığını alacakları bir yıl olacağını aktardı.
Birkaç gün önceden faaliyet raporu kitapçığı kendilerine gönderilen muhalefet meclis üyeleri de bu raporda yer alan bilgilerden yola çıkarak, eleştirilerini yapmak üzere kürsüye geldiler. Yani ilk olarak MHP’li Sultan Aşkın, ardından AK Partili Celalettin Yazıcı, Silivri Belediyesi’nin kötü yönetildiğini, ekonomik olarak her geçen gün battığını, algı belediyeciliği yaptıklarını, Bora Başkan ve ekibinin yeterince hizmet yapamadığı gibi sert eleştiriler yönelttiler. Her iki meclis üyesi de Volkan Yılmaz’ın mali açıdan düzgün bir belediye bıraktığını, Balcıoğlu’nun ise belediyeyi borçlandırdığını, bu nedenle gelir gider seviyesinin birbirini tutmadığını anımsattılar.
Muhalefetin bu sözlerine cevap hakkı olarak Bora Balcıoğlu tekrar söz aldı. “Beni iyi dinlememişsiniz.” dedi ve ekledi: “Biz Silivri’mize hiçbir zaman küçük bakmadık, ufkumuzu geniş tuttuk. Herkese saygı duyuyorum. Tabii ki benim gibi bakmıyorsunuz, baksaydınız zaten başkanlık koltuğunda siz otururdunuz.”
Sözlerinin devamında: “5 yıllık karnenizi Silivrili hemşehrilerimiz 17 bin farkla elinize verdi.” tarzında sözler sarf etti. (Burada parantez açarak söylemek zorundayım, Türkçemizde daha güzel kelimeler var. Toplumda argo çağrışım yapan birçok anlama çekilebilecek söylemlerden kaçınmak gerekiyor.)
Devam edelim…
Bütçe eleştirileriyle ilgili olarak ise, “2-3 yıl hiçbir şey yapmadınız, pandemide bina boyadınız; tabii ki bütçe rahatlar.” dedi.
Bora Başkan daha birçok eleştiriye de cevaplarını sıraladı. Sözlerini bitirince, muhalefet sıralarından konuşma talepleri geldi ancak söz hakkı verilmedi. Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu, “Herkes konuştu, yeter.” dedi. Meclisi yöneten Gökhan Yonat da oylamaya geçti.
AK Parti ve MHP’liler, Balcıoğlu’nun sözlerinin doğru olmadığını, cevap hakkı gerektirdiğini gerekçe göstererek konuşmak istedi. Ancak bu talepleri karşılık bulmayınca salonu terk ettiler. Yani faaliyet raporu oylamasına katılmadılar. Haliyle oylama CHP üyelerinin oy çokluğuyla kabul edildi. (Genelde muhalefet, ret oyu verir zaten.)
Çok geçmeden ortak kamuoyu bildirisi yayınladılar. Özetle gerekçelerini şöyle duyurdular:
“Gerçeklerle yüzleşme cesareti gösteremeyen bu anlayış, ortaya çıkacak tablonun yarattığı çaresizlikle antidemokratik yöntemlere başvurmuş; Belediye Başkanı ve Başkan Vekili, meclis grubumuzun konuşma hakkını açıkça gasp etmiştir. Bu, halkın sesini kısmaya yönelik bir girişimdir. Bizler, yapıcı eleştirilerimizi ifade etme hakkımız gasp edildiği için bu dayatmacı ve tahammülsüz anlayışı protesto ederek Cumhur İttifakı olarak meclis salonunu terk ettik.”
Olan bitenler aşağı yukarı böyle.
Şimdi bu tartışmaların Silivri’ye bir faydası oldu mu?
Silivri meclisi sorun çözmek için varsa, neyi çözdüler ben anlamadım.
Ya da kim haklı?
Terk etmek, bir yandan sert tartışmaların yerini kavgaya dönüşmesinin önüne geçiyor. Bazı meclis üyelerinin dili tehlikeli geliyor bana. Allah’tan yumruklaşma falan olmuyor, mazallah öyle bir şey yaşansa iyice zıvanadan çıkar, hep birlikte tüm ülkeye rezil olurduk.
Meclisimiz sorunlara çözüm bulamıyor diye üzülmeyi unuttuk, Türkiye’ye rezil olmuyoruz diye kendimizi avutuyoruz...






