AK Parti Büyükçekmece Seçim Koordinasyon Merkezi (SKM) açılışında Milletvekili Feyzullah Kıyıklık buyurmuş; “Dışarıdan da aday gelebilir.”
Tabi olarak ortam buz kesilmiş.
Bu sözün bir diğer anlamı da “Sizin içinizde Büyükçekmece’yi yönetecek kabiliyette arkadaş göremiyorum. Adayı dışarıdan, yani tepeden atama ile getirebiliriz.”
Kendisi de geçmişte "belediye başkanlığı" yapan bir siyasetçiye hiç yakıştıramadığım bir üslup ama, olsun biz yine de duymamış sayalım.
***
Oldum olası "tepeden" talimatla gelen adaya külliyen karşıyım. Çünkü siyaset de olsa, bir kurum ya da kuruluşta "vefa duygusu" olmalı. Yerel seçimler 5 sene de bir yapılıyor. 5 sene partiyi "sırtında taşıyan" insanları seçim geldiğinde yok sayarsanız, bu hem ayıp hem günah. Bölgemizdeki aday adaylarına bir bakın bakalım hangisi sizden aşağı kalır, hangisi sizin yaptıklarınızı yapamaz ki…
Bu söz Büyükçekmece’de söylendiğine göre, çok konuşulan bazı aday adayı arkadaşlara bir bakalım.
***
İlker Gürbüz geçen seçimleri, yani 2009 yerel seçimlerini "kıl payı" kaybetmiş bir siyasetçi. Ama sonrası yok işte...
Seçimler bitti, İlker Bey gitti ve Edirne’deydi. Şimdiki Sağlık Bakanı ve Edirne Milletvekili Dr.Mehmet Müezzinoğlu ekibi içinde yer aldı. Gürbüz beş senedir Büyükçekmece siyasetinde yok, ölümde yok, düğünde yok, çarşıda yok, pazarda yok…
Avukat Celal Babayiğit'in partiye emeği küçümsenemeyecek kadar fazla ama, kusura bakmasın seçilecek kadar yeterli göremiyorum. Nedeni ise Büyükçekmece’de karşılığı yok. Bir tek artısı Dr. Hasan Akgün karşısında Trabzonlu olması. Bu da bence yeterli değil. Bunları ben söylemiyorum, Büyükçekmece’de sohbet ettiğim insanlar ve her ortamda konuşulan mevzular.
Recep Erol'a gelince...
Büyükçekmece’de çok büyük karşılığı olan bir isim, her yerde söz edilen bir siyasetçi. Yıllardır Büyükçekmece Ziraat Odası Başkanı, yıllarca belediye meclis üyeliği yapmış ve yıllarca AK Parti yönetiminde bulunmuş ve en son da ilçe başkanlığı gibi taç ile taçlandırılmış kişi.
Seversiniz sevmezsiniz bunu bilemem elbette ama; halk Recep Erol’da ısrarlı. Büyükçekmece’nin her mahallesinde tanınıyor, her köyünde tanınıyor. Büyükçekmece aynı zamanda "ziraat" yapılan bir ilçe. İstanbul’daki sekiz dokuz ilçeden birisi.
Ziraatçılar destek verdi. Esnaf destek veriyor, çarşı destek veriyor. Bir tek parti içinde birkaç kişi desteklemiyor diye bence teşkilat yöneticileri seçimi riske etmemeli. “Büyükçekmece’de seçimi bir tek Recep Erol’la alırız” diyen AK Partili, sadece Erol’u çok sevdiği için söylemiyor bunları. Bir teşkilat yöneticisi diyor ki “İrfan Bey aday adaylığı süreci içinde ilçede gezmedik yer bırakmadık, uğramadığımız kahvehane kalmadı, sıkmadığımız el kalmadı. Recep Erol’la gittiğimiz gibi, diğer aday adayı arkadaşlarla da dolaştık aynı yerleri ama halkın Recep Erol’a teveccühü daha fazla.”
***
Bir basın mensubu olarak bunu ben de görüyorum elbette, lakin bizim çok fazla burnumuzu sokmak gibi bir lüksümüz olmadığından tarafsız davranmaya çalışıyoruz. Tarafsız kalmaya çalışıyoruz ama neticede kim gelirse gelsin bu şehrin havasını biz de soluyoruz. İlçe adam gibi yönetilirse vatandaşın yüzü güler, yüzü gülen insanın da ülkesine hizmeti daha fazla olur.
***
40 yıldır Büyükçekmece Belediyesi’ni yöneten Dr. Hasan Akgün öyle kolay lokma değil. Halk halen Sayın Akgün’ü çok seviyor. İki dönem başkan yardımcılığı ve 4 dönem de belediye başkanı olarak koca 40 yılı geride bırakmış ama halk nazarında asla yıpranmamış ve ilk günkü gibi her gittiği yerde sevgi ile saygı ile karşılanıyor. İşte AK Parti’nin rakibi bu küçük boylu dev. Bunu Büyükçekmece'de yaşayan herkes biliyor da AK Partililer bilmiyor mu? Elbette biliyordur ve stratejileri Dr. Hasan Akgün’e göre olacaktır.



