Seçim süreçlerinde bir takım “fitneciler” işbaşı yaparlar. Bu insanların görevi; kardeşi kardeşe, babayı oğula, dostu dosta, esnafı esnafa, vatandaşı vatandaşa düşürmektir. Sadece kişileri birebir bölme girişimiyle yetinmezler, toplu hareket eden gurupları da dağıtmaya çalışırlar. Bu fitnecilerin amacı yıkmak, yıldırmak, dağıtmak ve yok etmektir. Kimi zaman başarılı olurlar, kimi zaman başarısız.
Ya “evdeki hesapları çarşıya uymaz” ya da “yanlış hesapları Bağdat’tan döner.”
Allah’tan her zaman için “lanetlesin, helak etsin” dileğinde bulunuruz ama bir türlü soyu bitmez tükenmez bunların.
***
Bu tür insanlar sadece seçim süreçlerinde değil, normal günlük hayatta da yaptıkları eylemleriyle karşımıza çıkarlar. Gündemimiz seçim olduğun için, seçim faaliyetlerinde bulunacak siyasetçilerimiz bu insanlara ve oluşumlara dikkat etmeliler. Medya ayağına, teşkilat ayağına, arkadaş ayağına son derece detaylı bakmalılar.
CHP Silivri İlçe Örgütü, AK Parti İlçe Teşkilatı, Saadet Partisi, MHP, Büyük Birlik, yani tüm siyasi kadroların başına gelebilir.
***
Özellikle dikkat etmesi gereken iki siyasi parti var Silivri’de: AK Parti ve CHP. Oy potansiyeli yüksek olduğu için, her iki parti içinde kavga ve kargaşa yaratılmak istenebilir. Böylesine bölücü planlar uygulamaya konulurken, partinin önde gelen isimleri gaflete düşebilir/düşürebilinir. Kızgınlık, kırgınlık ve saflıklarından faydalanmak isteyenler kirlice nifak tohumları ekebilirler.
***
Bu yazıyı yazmamdaki sebeplerin başında, son günlerde bazı dedikoduların had safhaya ulaşması geliyor. Dedikodu siyaseti yapmak yerine gerçekçi olmak lazım. Eğer bir dedikodu, muhatapları tarafından ciddiye alınıp malzeme konusu oluyorsa bizler haber yapıyoruz. Yeri geliyor “Dedikodudan haber mi yapılır!” sorgusuyla karşı karşıya kalıyoruz. Ama dedikodunun etkisi çok önemli bu aşamada. Muhatapları çıkıp kamuoyunu aydınlatmalılar ki, şaibe altında kalmamalılar. Dedikodu mekanizmaları devreye girmek üzere. (Belki de girdiler) CHP ve AK Parti yöneticileri dikkatli olsun.
Basına kapalı yapılan toplantılarda hiç ummadığınız sorularla karşılaşabilir ve sabrınız denenmeye çalışılabilir. Teşkilat içerisinde yapılacak tartışmalar, dışarıya farklı şekillerde aktarılabilir. Dilden dile dolaştırılan bazı hadiseler, iplik yumağı gibi büyütülür. “Milletin ağzı çuval değil ki büzelim” demeye fırsat bile bulunmayabilir.



