Siyasette fikir ayrılıklarının olması çok normal. Hem aynı parti içinde hem de farklı partiler arasında yaşanan muhalefet, demokrasini gereği…
Benim tasvip etmediğim nokta şu:
Adaylar ellerini kaldırıp söz veriyorlar ya ‘Birimiz hepimiz için’ diye…
İşte siyasi arzuların ve hırsların insanları getirdiği en son nokta rol yapmak. Ne rolü? Samimiyet rolü. Aday adayı kişiler el kaldırıp ‘Tek vücut olduk, her şey partimiz için’ diyorlar; aday açıklanınca küsüp gidiyorlar. Tıpkı bir çocuk gibi darılıyorlar, tıpkı bir düşman misali cephe alıyorlar. Şimdi soruyorum size, neden siyasettesiniz o zaman?
Siyasetin acı yüzünü tahmin ediyorsunuz ama size vurma ihtimalini yok sayıyorsunuz. Bunun için de 9 nokta şiddetinde deprem etkisiyle sarsılıyorsunuz.
***
Valla rahmetli Erbakan Hoca diyor ya; “Her seçim önemli, ama bu seçim daha önemli” diye. Hah tam da işte öyle. 2009’da da böyle manzaralar yaşandı ama bu seçimde daha sert, daha ateşli, daha hırslı ve daha kindar havalar esiyor.
Beylikdüzü’nde AK Parti’nin akıbeti belirsiz. Daha doğrusu adayı belirsiz. 10 aday adayı açıklandı ama şimdi 4’ü dışında ortalıklarda olan yok! Yusuf Uzun, Vehbi Orakçı, İbrahim Bülbüllü ve Velittin Küçük hep ön planda. Sürekli ziyaretler, sürekli toplantılar vs…
Başbakan Erdoğan ve ekibi, Beylikdüzü adayının kim olacağını belirleyemedi ve anket istedi. Bir şirketin anket görevlileri geldi, iki gün araştırma yapacaktı fakat ilk günden adamlar canından bezdirildi. Her aday kendi taraftarını toplayarak yığılma yapmaya çalıştı anketörler etrafında. Guruplar karşılaşınca tartışmalar meydana geldi. Anket firması olayı Genel Merkez’e bildirmiş ve anketi iptal etmiş. Bu kapışmalar sanal medyada da yapılıyor ayrıca. Twitter üzerinden Yusuf Uzun’un foyası ortaya çıktı. En çirkini de bu ya…
Ortalık toz duman olunca burnuma “yukarıdan” kokular geliyor. Başbakan “Daha birbirleriyle anlaşamıyorlar” deyip, tepeden bir aday göndermezse şaşırmayın…
***
2’inci kaos Büyükçekmece’de yaşanıyor. Valla en güzel birliktelik burada sağlanıyordu. Bütün adaylar ziyaretlere katılıyor ve eller havada pozlar veriyordu. Yüzlerinden tebessüm eksilmezken; Başbakan Erdoğan Büyükçekmece için de anket istedi. Manzara Beylikdüzü’ndeki gibi oldu. Anketlere müdahale edilmeye çalışılınca, aday adaylarından Murat Hazıroğlu yarıştan çekildiğini duyurdu. Ne kadar garip değil mi? Ne hikmetse hep Hazıroğlu’nun adı geçiyordu kesinleşme ihtimali yüksek olan isimler arasında. Genel Merkez’in gönderdiği öne sürülmüştü. Yukarıdan gelen bir kişi neden adaylıktan vazgeçer anlayabilmiş değilim!
“Anketlere müdahale” gerekçesini de komik buluyorum. Müdahale var veya yok, sonucu beklemeliydi. Ben bu işte çapanoğlu arıyorum…
***
Silivri’de işler karışık. Tahir Sert’in aday olmaması için çalışan bir gurup var. Hatta imza bile toplamışlar “Sert aday olursa seçimi alamayız” gibisinden. İmzaların içeriğini bilmiyorum. Ama İlçe Teşkilatı’ndan olan kişiler yer alıyormuş.
Dün birlikte olanlar bugün nasıl yol ayrımına giriyor görüyorsunuz. Bakın bu konuda çok samimi bir ifade kullanmak istiyorum.
Derdi olan dermanını en başta arayacaktı. Atı alan Üsküdar’ı geçiyor, siz sonra bir şeyler yapmaya çalışıyorsunuz. Madem Sert ile olmayacaktı, bu zamana kadar neden sustunuz? “Bir olduk, birlik olduk” diyorsanız, bu sözünüzün arkasında durmalısınız. Silivri’dekileri gerçekten çok iyi anlıyorum. Hak hukuk konusunda vicdanım el vermiyor. Hak etme meselesi ne kadar içimi yaksa da; kazanma meselesi sizlere umut ışığı olmalı.
Bu işin tek sorumlusu Metin Karakaş’tır. 4 yıla yakındır sürdürdüğü ilçe başkanlığı görevinden adaylık için istifa etmeyip koltuğu bırakmasaydı; “Adayımız bu kişidir, başka şansımız yok” der, olur biterdi. Muhtemelen de Hüseyin Turan aday olurdu. Bilemiyorum, pazar gününe çok var. Belki de Turan aday olur…



